Adı ne olursa olsun;beşeri sistemlerle idare olunan hiçbir ülke,gerçek anlamda mutluluğu,huzuru ve refahı yakalama imkanı bulamamıştır.Çünkü beşeri sistemler insan içindir ve kişisel menfaatlere göre şekillenir.İnsanların ortaya koyduğu kurallardır.Ne yapılacaksa,kendini ülkenin sahibi gibi gören sistemi temsil edenleri mutlu etmek ve sistemi korumak yönünde yapılır.Bunun için yapılması planlanan herşeyin iyisi kötüsü,faydalısı ve faydasızı sistemin kaymağını yiyenlerin mutluluğunu tesis etmek için planlanır...
Beşeri sistemlerde öncelik,kurucu ve koruyucu olanlaradır.Onlar son sözü söyler,kuralları onlar koyarlar.
Düzenleyen onlar,faydalı ve faydasızı seçen onlardır.Bu durum onların ayrıcalığıdır.Pastanın;muzlu,çilekli,kremalı tarafı onlarındır.Üstünlükleri ve farklılıkları tartışılmaz.Onlar her şeydir.
Adaleti onlar temsil ederler.Ne derlerse doğrudur,ne yaparlarsa vatandaş için yaptıklarını iddia ederler!
Seçim esas olsa da,son kararı onlar verirler.Değişmez,hatta değiştirilmesi teklif dahi edilemez armadadırlar.
Değişenler milletin seçtiğidir.Seçilenlere verilenler de izafidir.O da ücret karşılığıdır,milletin sırtından ödenir.Vatandaşa bir verilirken,onlara yüz hatta bin verilir.Millet Meclisi ve yükseklerde yer tutmuş vatandaşın çektiği sıkıntıdan habersiz güruh, bunun belirgin örneğidir.
Millet idare eder gibi görünse de ipler onların elindedir.Bu hizmetlerine karşılık,bol ve ballı imkanlarla beslenirler.Yemeye öylesine alışmışlardır ki,nezarette bile tost ve sucuklu yumurtayı beğenmeyip,daha değişik kahvaltı menüsü talep etme yüzsüzlüğünde bulunmuşlardır...
Onlar için lojman,araba(hatta kimine zırhlısı),günlük ihtiyaçlar,yeme-zıkkımlanmada ve gezmede tanınan haklar,onların kendilerine tabi oluşları durumlarına göre değişir.Onların yeğenleri,yiyenleri,aile fotoğrafında yer alanları ülkeyi soyar soğana çevirir ama kimseye hesap vermezler.Bakmayın siz onların mahkemeye gidiş gelişlerine,oralarda misafir gibi ağırlanırlar...Onların amcaları-şapgalı babaları;Devlet Başkanlarına,Cumhurbaşkanlığı antetli kağıtlarla mektup yazarak yeğenlerinin hırsızlıklarına çanak tutarlar...
75 Milyon insan büyük fedakarlıklarla çalışır çabalar ama onları doyuramaz...Bu sadece onlara ait bir ayrıcalık olsa yine de iyidir!.Ama ülkenin asıl olanı,kural koyucusu ve kural koruyucu onlardır...
Aynı pastayı bölüşseler de ağırlık onlarındır.Su,elektrik,lojman,sosyal faydalanmalar,örtülü ödeneklerde arslan payı onlarındır...
Anayasal kuruluşlar,üniversiteler,bürokratik yapılanmalar ve emekli olmuş sayısı çok fazla üst düzey bürokratlar bu yapılanmanın içindedir..
Onlar için geçim sıkıntısı,sosyal darlıklar yoktur.Onlar vatandaşın üstünde,vatanın rejim önderidirler.Onlar yemeli-zıkkımlanmalı vatandaş da beslemelidir.Rejimin kurallarına bağlı olan hiçbir kuruluş vatandaşın çektiğini çekmez,çünkü bu,beşeri sistemlerin yapısı gereğidir."Bal tutan parmak yalanır" mantığıdır.
Kural koyanlar ve koruyucular ayrılmıştır...Onlar üstün hizmetlerin adamıdır...Beşeri sistemlerin bekçileridir...Beşer denince de yer-içer,eğlenir...
Ağlar,güler,gülmeye en layık olanlar sistemin bekçileridir.Ağlar dedikse sakın yanlış anlamayın;onların çocukları "Tarkan" ın konserine bilet bulamadığı için ağlar!..
Onların ayrıcalığı temsil ettikleri rejim gibi durmak,rejim gibi hareketi sağlamaktır.
Beşeri sistemle ilahi sistem karıştırılmamalıdır.Beşeri sistemler;çıkar,menfaat,makam,mevki ve kendini ülkenin sahibi gibi görenlere hizmet eder.İlahi sistemler ise bütün bunları kullanır,ülkenin huzuru ve refahını yakalamak için yönlendirilirler.
Beşeri sistemler;sistemin temsilcilerinin menfaatine göre şekillenir,ve bunun sonucunda şekillenen ideolojiye göre hareket kazanır...İlahi sistemlerin hedefi menfaati ortak olmaktır.Herkes her şeyde pay sahibidir.Sorumlulukları Allah'a aittir.
Beşeri sistemlerde eşitilik,eşitler arasındadır;adalet farklı kişilere,makama ve mevkiye göre uygulanır,hakimler vicdanla cüzdan arasına sıkışmıştır.Kısaca beşeri sistemlerin normal vatandaşa adaleti yoktur.Adalet beşerin takdirindedir...İlahi sistemlerde adalet Allah'ın çizdiği sınırlar içindedir.O sınırlarda; zengin-fakir,güçlü-zayıf eşit haklardadır.
Şunu iyi bilmemiz gerekir;Yüce Allah'ın bize emrettiği adaleti,inancın adaletini beşeri sistemlerde aramak,abesle iştigalden başka bir şey değildir.
Çünkü beşeri dediğimiz dediğimiz sistem insan olgusudur.İlahi olguda Allah vardır.Allah'ın çizdiği adalet vardır,hak vardır.
Her şeyden önce beşeri sistemin işleyişi dünyadır,dünyalıktır.İlahi sistemin son kaynağı varılacak yer ahirettir.Bunu böyle bilir,böyle görürsek,sistemleri karıştırmayız.Birinde aradığımızı,başkasında bulma gayretinde olmayız...
Son günlerde alenen ortaya çıkan pisliklere bakarak beşeri sistemle idare olunduğumuzu asla unutmayalım...Millet yokluk ve sıkıntı içinde kıvranırken,bu milletin uçağı ile taaa Budapeşte'ye kumar oynamaya giden yüksek yerlere yerleşmiş alçakları,yeğenlerine yiyenlerine,aile efradına ülkenin nimet ambarlarını yağmalatan "morrison"ları,devlet işleri görüşülürken "Hani benim 'rakı'm" diyen ateşi bol olsun mevtaları....
Türkiye'yi,Türk halkını laiklik,çağdaşlık sopalarıyla adam etmeye çalışanlar;bu sopaları kimin ormanından kestiler dersiniz?.Onların asıl amacının Türk halkını huzura ve refaha kavuşturmak mı,yoksa bir yandan kendilerine servet yığarken, bir yandan da ülkemiz üzerinde gizli emelleri olan şer güçlere hizmet etmek mi? Ne olursunuz artık gözümüzü açalım;evlatlarımızın geleceğine göz diken hainlerin asıl aradığının farkına varalım...Onların beyinlerinin kirli kıvrımlarında yer alan sinir bozucu oyunlarına malzeme olmayalım....
Bu ülkede hiçbir zaman adalet işlemedi...İşleseydi;zulüm bu kadar cüretkar olmazdı...Unutmayalım "Toplum hak ve adaletten uzaklaşınca,bugünkü gibi şarlatanların kölesi haline gelir"...Şarlatanlar bir topluma huzur vermezler.Onların her icraati,ülkedeki bütün güzellikleri biçen tırpandır!