Photoshop Tips - Create a Vignette Effect photo photo Komik Anlar Örümcek ağacı!    Amber palace, jaipur golden palace, bangkok grand palace, bangkok Floating market, Bangkok Nepali smiles, kathmandu travel Budhist prayer tomb, Tibet travel A view of Kathmandu, nepal travel Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleriWillow tree with trunk and leaves Two tiny snails on a brick wall Two snail's having sexual intercourse. two dead birds in road wpe935f662.jpg Leewardside.jpg Teasle.jpg Tracks.jpg Gutterpress!.jpg RHdownabit!.jpg Image:Petermann_Island.jpg Image:Antarctica  Seattle to McMurdo.jpg Image:Antarctica Trip 2001 cold.jpg Image:Antarctica Trip 2001 archway.jpg TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı  TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı      İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri Abant beyaza büründü-resimleri Abant beyaza büründü-resimleri Abant beyaza büründü-resimleri Abant beyaza büründü-resimleri Abant beyaza büründü-resimleri Abant beyaza büründü-resimleri Abant beyaza büründü-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri  Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri News image Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri Rüyaları gerçeğe dönüştü-resimleri         
SOSYAL HABER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SOSYAL HABER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mart 2011 Salı

Bursa'da vahşet!

CİHAN                              

Bursa'da bir kadın, boğazı kesilmiş ve vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklanarak öldürülmüş halde, 6 yaşındaki oğlu ise ağır yaralı bulundu.
Bursa Merkez Osmangazi ilçesi Alemdar Mahallesi Sümbül Sokak'ta 35 yaşındaki bir kadın, boğazı kesilip, vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklanarak öldürülmüş halde bulundu. Cinayetin işlendiği evde, kadının 6 yaşındaki oğlu ise annesinin cesedine sarılmış halde baygın ve ağır yaralı bir durunda bulundu.
Alemdar Mahallesi Sümbül Sokak'ta tek katlı evde, ayrıldığı ikinci eşinden olan 6 yaşındaki oğlu Hasan ile yaşayan Ayşe Gökçe (35), bu sabah evinde ölü bulundu.
Bu sabah çalıştığı düğün salonuna gitmeyen Ayşe Gökçe'yi merak eden patronları durumu yakınlarına bildirdi. Alemdar Mahallesi'nde bir düğün salonunda temizlik işlerinde çalışan Gökçe'nin işe gitmemesi üzerine iş yeri sahipleri, komşularını arayarak hakkında bilgi almak istedi.

"ANNESİNİN CESEDİNE SARILMIŞ VAZİYETTE BULUNDU"
Zili çalmalarına rağmen kapının açılmaması üzerine arka bahçe kapısını kırarak içeri giren yakınları ve komşuları, evin oturma odasında Ayşe Gökçe'yi boğazı kesilmiş ve vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklanmış şekilde ölü olarak buldu. Ayşe Gökçe'nin 6 yaşındaki oğlu Hasan ise annesinin cesedine sarılmış halde ağır yaralı bulundu.
Haber verilmesi üzerine olay yerine gelen polis ekipleri geniş güvenlik tedbirleri aldı. Eve gelen sağlık ekipleri ise durumu ağır olan Hasan'ı 112 ambulansı ile Dörtçelik Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ne götürdü.

"ENİŞTEM BİZİ BALTA İLE KOVALADI"
Küçük Hasan, buradaki ilk müdahalenin ardından Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi.

Ağır yaralı halde bulunan minik Hasan'ın buradaki hemşire ve polislerin sorusu üzerine, ''Eve en son eniştem geldi ve bizi balta ile kovaladı.'' dediği belirtildi. Bunu üzerine harekete geçen cinayet büro ekipleri, Ayşe Gökçe'nin ilk kocasından olan büyük kızı Nuriye'nin eşi Güner O.'yu gözaltına aldı.

Bu arada, 4'ü ilk eşinden olmak üzere 5 çocuk annesi Gökçe'nin, kolundaki bir bileziğin kayıp olduğu da anlaşıldı. Ayrıca, edinilen bilgiye göre bir kaç gün önce Damat Güner O.'nun, kayınvalidesi Ayşe Gökçe'den bileziklerini istediği belirtildi.

Olay yerine gelen cumhuriyet savcısın incelemesi ardından, Ayşe Gökçe'nin cenazesi, otopsi yapılmak üzere Bursa Adli Tıp Kurumuna getirildi. Bu arada, eve akın eden ailenin acılı yakınları gözyaşı dökerken, minik Hasan'ın yaşaması için dua ettiler. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

21 Mart 2011 Pazartesi

ELLERİ KIRILSIN-Darp edildiği ileri sürülen çocuk öldü...


Darp edildiği ileri sürülen çocuk öldü
21 Mart 2011 Pazartesi
Antalya'nın Manavgat ilçesinde, bakıcıları tarafından darp edildiği ileri sürülen iki yaşındaki kız çocuğu hayatını kaybetti.

Manavgat'ın Evrenseki beldesinde eşi Özlem Turunç'tan (30) ayrılan Sedat Gümüş (27), 45 gün önce iki yaşındaki kızı İrem Su Gümüş'ü yanına alıp Hatay'dan Antalya'ya çalışmak için geldi. Küçük kızını Evrenseki'de ikamet eden ve daha önce işyerinden tanıdığı Hilmi S. ve Hasibe S. çiftine bakması için bırakan Gümüş, "Ben Antalya halinde çalışıyorum. Eskiden tanıdığım Hilmi S. ve Hasibe S.'ye haftalık 250 lira kızıma bakmaları için verdim. Onların da 2 yaşında bir kız çocukları olduğu için benim kızımda orada yabancılık çekmedi. İyi bakıyorlardı. Bende izinli günlerimde Manavgat'a gidip kızımı görüyor, vakit geçiriyordum. En son 13 Mart günü kızımı gördüm, gayet sağlıklı ve iyiydi. Ama ertesi gün bana telefon geldi. Kızınız Manavgat Devlet Hastanesi'nde yoğun bakıma alındı. Hemen hastaneye giderek çocuğumu gördüm. Vücudunda darp izleri vardı. Kulakları çekilmiş, ayrıca alnında morluklar vardı" dedi.

Beş gün yoğun bakımda kalan kızının 19 Mart günü hayatını kaybettiğini söyleyen Sedat Gümüş, şunları söyledi:

"Kızım, daha sonra otopsisi yapılmak üzere Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morguna gönderildi. Burada kızıma yapılan incelemede vücudunda darp izlerinin olduğu bana söylendi. İki yaşındaki bir çocuğa bunlar nasıl yapılır. Yapanların Allah'ından bulmasını istiyorum. Yüce Tük adaletinin yerini bulacağını düşünüyorum. Kızıma bunu yapanların en ağır cezayı almasını istiyorum."

Gözyaşlarını tutamayan anne Özlem Turunç (30) da, '2 yaşındaki çocuğa nasıl vurulur' diye ağlayarak,"Kızım şimdi içeride mışıl mışıl yatıyor. Nasıl kıydılar ona, ben saçının teline bile kıyamıyordum. Kızımı istiyorum" dedi.

Jandarma tarafından gözaltına alınan Hasibe S. çıkarıldığı mahkemede tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Darp iddiasının kesinleşmesi halinde Hasibe S.'nin tekrar tutuklanacağı belirtildi.

9 Mart 2011 Çarşamba

Yolda 'değişim'le gündüz matinesine


İzmir'de, son dönemde gençler arasında moda olan, eğlence kulüplerindeki öğle matineleri ve partilerin, çeşitli tehlikeleri beraberinde getirirken, anne ve babalara da önemli görevler yüklediği belirtildi.


İzmir'de, cumartesi günleri eğlence kulüplerinde düzenlenen öğlen matineleri ve partiler, son dönemlerde yeniden moda haline geldi. Alkollü içecek satışının yasak olduğu parti ve matinelere, hafta içi okullarında kendi aralarında anlaşan, kız, erkek, 13-17 yaş arasındaki çok sayıda genç gitmeye başladı. Ergenlik dönemlerindeki gençlerin, eğlence kulübü yolundaki halleri ise görenleri güldürürken, hem de düşündürdü. Genellikle kendilerini büyük gösterecek elbiseler, topuklu ayakkabılar tercih eden genç kızların bazılarına üzerlerini yolda değiştirdi. Topuklu ayakkabılarla zorlananlar eline alıp çıplak ayakla yürüdü. Emniyet yetkilileri, bu tip yerlerde, alkol satışının yasak olduğunu, kurallara uymayanlar hakkında işlem yapıldığını, kontrollerin sürekli gerçekleştirildiğini vurguladı.
Ege Üniversitesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalı'ndan Prof.Dr. Eyüp Sabri Ercan, yaşa göre giyim tarzının, çocuğun psikolojisi için çok önemli olduğunu vurgulayarak şöyle dedi:
"Eğlenmek hakları. Ama bunun da ailece sağlanan bir ölçüsü muhakkak olmalı. Çocuklarla ilgili her şey ailelerin kontrolünde gelişmeli. Küçük yaşlardan itibaren baştan kontrol ve denetim yapılmalı. Gençler de, özellikle ergenlik dönemlerinde kendilerine sağlanılanla yetinilmemesi, olumsuz sonuçlar doğuruyor ve çeşitli tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Anne, babalar, çocukların, 'Herkes yapıyor, ben niye yapmıyorum' gibi tuzaklarına düşmemeli. 'Bizim evimizin kuralı' bu diyerek ölçüyü yakalamalı ve genç yaşlarda başlarına gelebilecek kötülüklerin önüne bu şekilde geçmeli. Her türlü tehlikeden kontrolle korumalı."

mynet

25 Ocak 2011 Salı

Ihlara Cinayeti Çözüldü Katil Zanlısı İntihar Etti.


İsmail Bellikli ile aralarında alacak verecek meselesi bulunduğu için kavga ettikleri ileri sürülen Eyüp I. (55) şüphe üzerine gözaltına alındı.

Ihlara Kasabasında yaşayan Neziha Belikli (46) ve kızı İmren (15) bir yakınlarının düğününe katıldıktan sonra, saat 22.30 sıralarında evlerine geldi. Kapıyı açık bulan anne ve kızı, içeri girdiklerinde işsiz olduğu belirtilen İsmail Bellikli (42) ile ilk eşinden olan kızı Alime'nin (16) cesetleriyle karşılaştı.

Olay yerine gelen jandarma, babanın tüfekle yakın mesafeden öldürülüp başının dipçikle ezildiğini, kızı Alime'nin ise başına "balta" olduğu tahmin edilen kesici bir cisimle vurularak öldürüldüğünü belirledi. Jandarma, 8 yaşındaki Çiğdem Bellikli'nin cesedini ise evin 10 metre uzağındaki 100 metrelik uçurumun dibinde buldu. Küçük kızın zanlılardan kaçmak isterken aşağı itildiği iddia edildi. Korkunç olaydan sonra harekete geçen jandarma, iki kızıyla birlikte öldürülen İsmail Bellikli'nin (42) 1 hafta önce alacak-verecek meselesi yüzünden 2 kişiyle tartıştığı bilgisine ulaştı. Ailenin de ifadeleri doğrultusunda olayla ilgili 4 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin kimlikleri hakkında bilgi verilmedi.
Öldürülen İsmail Bellikli'nin kardeşi Ahmet Bellikli, "Ağabeyimi yakın mesafeden ateş ederek, yeğenim Alime'yi kafasına baltayla vurarak öldürmüşler. Çiğdem'i ise kayalıklardan Ihlara Vadisi'ne atmışlar" dedi.Güzelyurt Devlet Hastanesi'nde otopsileri yapılan İsmail Bellikli ile kızları Alime ve Çiğdem için Ihlara Merkez Sabri Öğretici Camii'nde öğle namazına müteakip cenaze namazı kilindi. Cenaze namazına Bellikli ailesinin yakınları ile kasaba halkı katildi. Namazdan sonra tabutlarla taşınan cenazeler kasaba mezarlığında gözyaşları arasında yan yana defnedildi.

İsmail Bellikli ile aralarında alacak verecek meselesi bulunduğu için kavga ettikleri ileri sürülen Eyüp I. (55) şüphe üzerine gözaltına alındı. Eyüp I. ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı.Eyüp I. dün akşam saatlerinde oğlu Fatih I. ile birlikte gözaltına alındı. Yapılan sorgulamarın da suçlarını itiraf eden baba ve oğul, gece yarısı tüfeği attıkları yeri göstermek için jandarma ile birlikte Ihlara Vadisi'ne gitti. Burada ''Allah kahretsin. Ben bu acıya nasıl dayanacağım'' diyerek bağıran Eyüp I. koşarak uçurama doğru yöneldi. Bir astsubayın engellemeye çalışmasına rağmen uçurumun kenarına kadar gelen Eyüp I. kendisini aşağı attı. Astsubay ise son anda kurtuldu. Yaklaşık 70 metre yükseklikten kayalıkların üzerine düşen Eyüp I. olay yerinde yaşamını yitirdi. Jandarma ekipleri tarafından uçurumdan çıkartılan Eyüp I.'nın cesedi otopsi yapılmak üzere Aksaray Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Jandarmanın kayalıklardan cesedi çıkarmasına yardımcı olan ve çıkardığı cesedin ağabeyine ait olduğunu sonradan öğrenen Eyüp I.'nın kardeşi kasap Kadir I. (38), "Ağabeyimi şüphe üzerine dün akşam saatlerinde gözaltına aldılar. Gecede Ihlara Vadisi'ne getirmişler. Tüfeğin yerini göstermek için. Bu sırada ağabeyim uçuruma atlamış. Bizde jandarmanın Ihlara Vadisi'ne geldiğini öğrenince, birkaç arkadaşla buraya geldik. Bu sırada jandarmanın uçurumun dibinden ceset çıkarmaya çalıştığını öğrenince, jandarmaya yardımcı olduk. Cesedi çıkardıktan sonra ağabeyime ait olduğunu öğrendim" dedi.

Kadir I. "Ağabeyimin hiç bir suçu yoktu. Gözaltına alınması içinde hiçbir delil yok. Ayrıca güvenlik zafiyeti de var. Hiçbir açıklamada yapmıyorlar. Ağabeyim ile İsmail Bellikli, ortak çobanlık yaptı. Fakat İsmail Bellikli, kendisi fazla para almış.Ağabeyimde 'Sen fazla aldın. Benim hakkımı ver' demiş. Bundan dolayı aralarında daha önce bir tartışma yaşanmıştı."dedi. Gözaltında olan Fatih I.'nın ise sorgusunun devam ettiği öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

14 Ocak 2011 Cuma

ANNE-BABALALAR VE EVDEN KAÇMAYI GÖZE ALAN GENÇ KIZLAR DİKKAT...

Kayıp Nihal'ler tecavüze uğramış

Kayıp Nihal'ler tecavüze uğramış

Antalya’da 30 Aralık günü ortadan kaybolan ilköğretim okulu 8’inci sınıf öğrencileri 13 yaşındaki Nihal B. ile aynı yaştaki arkadaşı Nihal H., polisin Beşkonak Mahallesi’ndeki bir eve düzenlediği baskında uyurlarken bulundu.

Kızların 2 haftadır zorla evde tutulduğu ve 7 kişi tarafından defalarca tecavüze uğradıkları belirlendi. 5 kişi gözaltına alınırken, kimliği belirlenen 1 şüphelinin askerde olduğu, diğerinin ise arandığı açıklandı.

Merkez Kepez İlçesi’ne bağlı Kuzeyyaka Mahallesi’nde bulunan Aslanlar İlköğretim Okulu 8’inci sınıf öğrencileri Nihal B. ve Nihal H., 30 Aralık sabahı okula gitmek için evden çıktı. Ayrı sınıflarda okuyan 2 kız arkadaş, yağmurlu günde okul bahçesinde buluştu. Kızını okula götüren Nihal B.’nin babasından boşanmış olan annesi Ayşe Y., SBS deneme sınavına girmeleri gerekirken, yağmur altında bekleyen kızıyla arkadaşına, sınıflara gitmelerini söyledi. 2 kız okulun arka tarafına doğru yönelip gözden kayboldu.

Sınav sonuna kadar bekleyen Ayşe Y., kızı ve arkadaşının gelmemesi üzerine öğretmenleriyle görüşünce şoke oldu. Kızı ve arkadaşının sınava girmediğini öğrenen Ayşe Y., durumu polise bildirdi.

O günden bu yana kayıp olan kızları bulmak için soruşturma başlatan Antalya Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kızların okuldan ayrıldıktan sonra bindiği iddia edilen bir otomobilin plakasına ulaştı. Polisler, dün gece araç sahibinin evini belirleyerek, baskın düzenledi. Evde bulunan 24 yaşındaki Ahmet E., kayıp kızların ara sıra kendisini aradığını ve nerede kaldıklarını bildiğini söyledi. Şüpheliyi gözaltına alan polis, kızların kaldığı Beşkonak Mahallesi’ndeki eve baskın düzenledi. İki kız, sabaha karşı, uykudayken bulunurken, ev sahibi Ahmet C. gözaltına alındı. Kızların kısa süre önce bu eve geldikleri, daha öncesinde ise yine Kepez İlçesi sınırlarında bulunan Ahmet K.’ya ait evde saklandığı ortaya çıktı. Düzenlenen baskınla Ahmet K. da gözaltına alındı.

DEFALARCA TECAVÜZE UĞRAMIŞLAR

Çocuk Şube Müdürlüğü’ne götürülen 2 kızın avukat nezaretinde verdiği ifade, küçük kızların 7 kişinin defalarca tecavüzüne uğradığını ortaya çıkardı. Ailesinden şiddet gördüğünü ve bu nedenle evden kaçmaya karar verdiğini belirten Nihal B., ifadesinde şunları söyledi:

"Arkadaşım Nihal’e durumu anlatıp, kendisine gelip gelemeyeceğini sordum. Sanırım o da uyuşturucu kullanıyordu. Önce gelmeyeceğini, daha sonra fikrini değiştirdiğini, kendisinin de kaçacağını söyledi. Daha önceden tanıdığım ve telefon numarasını ezbere bildiğim Ahmet E.’ye evden kaçacağımızı söyledim. O da ’Bana gelin, sizi Bursa’ya götüreyim’ dedi. Annem beni okula bıraktıktan sonra sınava girmeyip okulun arka kapısından kaçtık ve Ahmet’in 26 PD 031 plakalı otomobiline bindik. Bu sırada arabada Türkay K. vardı. Onlar Nihal ile arkaya oturdu. Ben de ön koltuğa oturdum. Sonra bizi Aksu’ya bir eve götürdüler. Yol boyunca arkadaşımı öpmek istiyordu ve sürekli öpüyordu. Arkadaşımsa ’Yeter artık’ diyordu. Ben bir ara kızıp çocuğa tokat attım. Sonra Aksu’daki eve geldik. Gece Ahmet ile uyudum, ama ilişkiye girmedik. Arkadaşım da Türkay ile uyudu. Onun bağırdığını ve sürekli ağladığını duydum. Ben mutfakta sigara içerken bir ara onları gördüm. Nihal’in üst tarafı giyinik, alt tarafı çıplaktı. Ertesi günlerde bazen kendi isteğimizle birlikte olduk, bazen ilişkiye zorlandık. Sonra bizi başka bir eve götürdüler. Bu evde de çağırdıkları bazı kişiler zorla ilişkiye girdi. ’Burada kalıyorsanız bunun karşılığını ödemelisiniz’ diyerek her ikimize de defalarca tecavüz ettiler. En son Lara bölgesinde bir evde yine tecavüzler oldu. Biz buradan kaçmak istedik, kaçamayınca bizi alıp yakalandığımız eve getirdiler. Yine burada da tecavüzlere uğradık."

Polis, genç kızların ifadesi üzerine Tuncer Y. ve Türkay K.’yı da yakalayarak gözaltına aldı. Olayla ilgili kimliği belirlenen 1 tecavüz şüphelisinin askerde olduğu, diğerinin ise kimliğinin tespit edildiği ve arandığı açıklandı.

İfadelerinde kızlara tecavüz etmediklerini, kendi rızalarıyla birlikte olduklarını söyleyen şüpheliler, Ahmet E., Ahmet K., Ahmet C. Tuncer Y. ve Türkay K.’nın, polisteki sorgularının ardından Adli"ye sevk deliceği ve ’küçük yaşta kızı zorla alıkoymak’, ’tecavüz’, ’nitelikli cinsel saldırı’ suçlarından mahkemeye çıkarılacağı açıklandı. Nihal B. ve Nihal H. ise ailelerine teslim edildi.

11 Ocak 2011 Salı

Kiracı-Ev sahibi ilişkilerinde yeni dönem!

Türk Borçlar Kanunu ile kiracı-ev sahibi ilişkilerinde, yeni bir dönem başlayacak.


TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Türk Borçlar Kanunu'na göre, mal sahibi; kiralık yeri kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmekle yükümlü olacak.

Kiralık yerle ilgili zorunlu sigorta, vergi ve benzeri yükümlülükleri mal sahibi karşılayacak.

Kiraya veren, kiralananın kullanımıyla ilgili olmak üzere, kendisi veya üçüncü kişi tarafından yapılan yan giderlere katlanacak. Buna göre, çatı onarımı ve dış cephe boyası gibi giderler, ev sahibi tarafından karşılanacak.
Gayrimenkulu kiralayan, mal sahibinden kiralanan yerle ilgili ayıbın uygun bir sürede giderilmesini isteyebilecek. Bu sürede ayıp giderilmezse kiracı, bu ayıbı mal sahibi adına gidertebilecek ve bundan doğan alacağını kira bedelinden kesebilecek. Ayıbın verilen sürede giderilmemesi durumunda, kiracı sözleşmeyi feshedebilecek.
kiraci_1247269256
Kira sözleşmesinin imzalanmasından sonra kiralanan yer herhangi bir nedenle el değiştirirse, yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olacak.

-ELEKTRİK VE SU BORCU-

Kiracı, aksine sözleşme ve yerel adet olmadıkça, kira bedelini ve gerekiyorsa ısıtma, aydınlatma ve su gibi yan giderleri, her ayın sonunda ve en geç kira süresinin bitiminde ödeyecek.

Kiraya verenler, konut ve çatılı iş yerlerinde, sadece kira bedelini değil, elektrik ve su gibi yan giderleri de ödemeyen kiracılara karşı, temerrüt sebebiyle tahliye davası açabilecekler.

-BALKONDA MANGALA SON-

Sözleşmeye uygun olarak özenle kullanacak ve komşulara gerekli saygıyı gösterecek kiracının, bu yükümlülüğüne aykırı davranması durumunda kiraya veren, en az 30 gün süre vererek, durumunu düzeltmesi için ihtarda bulunacak. Ancak, kiracının davranışları komşular tarafından çekilmez hale gelirse, ev sahibi yazılı bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilecek. Uyarıya rağmen yüksek sesle müzik dinleyen, gürültü patırtı, balkonda mangal yapan kiracının sözleşmesi iptal edilebilecek.

-TEMİZLİK VE BAKIM GİDERLERİ-

Kiracı, kiralanan yerin olağan kullanımı için gerekli temizlik ve bakım giderlerini ödemekle yükümlü olacak.

Mal sahibi, konut veya iş yerinde kira sözleşmesinin feshini gerektirmeyen ve kiracıdan katlanması beklenebilecek olan yenilik ve değişiklikler yapabilecek.

-DEĞER ARTIŞININ KARŞILIĞINI İSTEYEMEYECEK-

Kiracı da ev sahibinin yazılı rızasıyla konut veya iş yerinde yenilik ve değişiklikler yapabilecek. Kiracı, aksine yazılı bir anlaşma yoksa, kiraya verenin rızasıyla yaptığı yenilik ve değişiklikler dolayısıyla kiralananda ortaya çıkan değer artışının karşılığını isteyemeyecek.

Mal sahibinin yazılı rızasını almadıkça kiracı, kira ilişkisini başkasına devredemeyecek. Ancak kiraya veren, iş yeri kiralarında ''haklı bir sebep olmadıkça'' bu rızayı vermekten kaçınamayacak.

Kiracı, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralanan yeri geri verirse, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre ödeme yapmakla sorumlu tutulacak. Yeni kiracı bulunması durumunda, kiracının kira sözleşmesinden doğan borçları sona erecek.

Gayrimenkulü kiralayanın ölmesi durumunda mirasçıları, yasal fesih bildirim süresine uyarak en yakın fesih dönemi sonu için sözleşmeyi feshedebilecek.

Kiracı, kiralanan yeri ne durumda teslim almışsa, kira sözleşmesinin bitiminde o durumda geri verecek. Ancak, kiracı sözleşmeye uygun kullanım dolayısıyla kiralananda meydana gelen eskimelerden ve bozulmalardan sorumlu olmayacak.

Kiraya veren, kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri ve ayıpları hemen yazılı olarak bildirecek. Bu bildirim yapılmazsa, kiracı her türlü sorumluluktan kurtulacak. Ancak, teslim alma sırasında olağan incelemeyle belirlenemeyecek olan eksikliklerin ve ayıpların varlığı halinde kiracının sorumluluğu devam edecek.

-DEPOZİTOYA SINIRLAMA-

Konut ve çatılı iş yerlerinde, mal sahibine verilen depozito miktarı, 3 aylık kira bedelini aşamayacak. Güvence olarak para verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı, mal sahibinin onayı olmaksızın çekilmemek üzere, parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatıracak. Güvence senetleri ise bankaya depo edilecek. Banka güvenceleri ancak iki tarafın rızasıyla veya icra takibinin kesinleşmesi ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilecek.

-KİRA ARTIŞLARI-

Kira bedelleri, bir önceki yılda gerçekleşen üretici fiyat endeksindeki (ÜFE) artış oranını geçmemek koşuluyla artırılabilecek. Bu kural bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanacak.

Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılmamışsa, kira bedeli, bir önceki kira yılının üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşuluyla hakim tarafından, kiralananın durumu gözönüne alınarak hakkaniyete göre belirlenecek.

-YABANCI PARAYLA YAPILAN SÖZLEŞMELER-

Kira bedeli yabancı bir para birimiyle belirlenmişse, 5 yıl geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamayacak. Bu süre geçtikten sonra kira bedelinin belirlenmesinde, yabancı paranın değerindeki değişiklikler de dikkate alınarak emsal kira bedellerine göre güncelleme yapılacak. Ancak sözleşmenin yapıldığı dönemde öngörülmeyen olağanüstü durumların ortaya çıktığı ve aşırı ifa güçlüğünün oluştuğu durumlarda, taraflar 5 yıllık süreyi beklemeden, hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteyebilecekler.
-EKONOMİK KRİZ DÖNEMLERİNDE KİRA BEDELİ-

Kira sözleşmesinin kurulmasından sonra, başlangıçta belirlenen kira bedeli, özellikle kanun gereği sözleşmenin süresinin uzatıldığı durumlarda, ekonomik koşullara bağlı olarak değiştirilebilecek. Böylece kiraya verenin, konut veya iş yerinin durumuna göre uygun bir kira bedeli elde etmesine olanak sağlanacak.

Kiracıya, kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyecek. Özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar geçersiz olacak.

-EV SAHİBİNE, SÖZLEŞMEYİ TEK TARAFLI SONA ERDİRME HAKKI-

Konut ve iş yeri kiralarında kiracı, süre bitiminden en az 15 gün önce bildirimde bulunmadığı takdirde sözleşme aynı koşullarla 1 yıl uzatılmış sayılacak. Ancak kiraya veren, 10 yıllık uzama süresi sonunda, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az 3 ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilecek. Düzenlemeyle, kiraya verene, tazminat ödemekle yükümlü olmaksızın, sözleşmeyi tek taraflı sona erdirme hakkı tanınmış olacak.

-EŞ RIZASI ARANACAK-

Aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemeyecek. Bu rızanın alınması mümkün olmazsa veya eş haklı sebep olmaksızın rızasını vermekten kaçınırsa kiracı, hakimden bu konuda bir karar vermesini isteyebilecek.

-KİRA SÖZLEŞMESİNİ SONA ERDİRMEDE YENİ DÖNEM-

Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanunda, kiraya verenin, kendisinin, eşinin ve çocuklarının konut ve iş yeri ihtiyacı ileri sürülerek tahliye davası açabileceği öngörüldüğü halde, yasaya göre, ''kendisinin, eşinin, alt soyunun, üst soyunun ve kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin gereksinimi sebebiyle, kira sözleşmesinin dava yoluyla sona erdirebilmesine'' olanak sağlanacak. Böylece, kiraya verenler, üst soyunun (örneğin, babasının veya büyük babasının) ve alt soyunun (torunlar) konut veya iş yeri gereksinimini ileri sürerek tahliye davası açabilecekler.

Bugünkü düzenlemeye göre, ''Oğlum evlenecek. Kızım gelin olacak'' şeklindeki gereksinimlerle tahliye davası açabilen ev sahipleri, bu yasadan sonra, ''Babam, dedem, torunum veya evlatlığım oturacak'' gibi gerekçelerle de kira sözleşmelerini dava yoluyla sona erdirebilecekler.

Mal sahibi, kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu bulunduğunu kira sözleşmesinin kurulduğu sırada bilmiyorsa, sözleşmenin bitiminden başlayarak 1 ay içinde sözleşmeyi dava yoluyla bitirebilecek.

-EV SAHİPLERİNE HAPİS CEZASI KALKIYOR-

Gereksinim ileri sürülerek boşaltılan konut ve iş yerlerinin, 3 yıl süreyle eski kiracıdan başkasına kiralanamayacağına ilişkin mevcut düzenleme yasada da korunmakla birlikte, ''yeniden kiralama yasağına'' aykırı hareket eden kiraya verenler için öngörülen 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 3 yıllık kira bedeli tutarınca ağır para cezası kaldırılacak. Bunun yerine, kiraya veren, söz konusu yasağa aykırı davrandığı takdirde, eski kiracısına, son kira yılında ödemiş olduğu bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlü olacak.

5 Ocak 2011 Çarşamba

CANİ KENDİNİ ASTI

Köyden Feryatlar Yükseliyor Köyden Feryatlar Yükseliyor Köyden Feryatlar Yükseliyor Köyden Feryatlar Yükseliyor Köyden Feryatlar Yükseliyor Köyden Feryatlar Yükseliyor Köyden Feryatlar Yükseliyor Köyden Feryatlar Yükseliyor Köyden Feryatlar Yükseliyor Köyden Feryatlar Yükseliyor Köyden Feryatlar Yükseliyor Köyden Feryatlar Yükseliyor Köyden Feryatlar Yükseliyor Köyden Feryatlar Yükseliyor Köyden Feryatlar Yükseliyor Köyden Feryatlar Yükseliyor Köyden Feryatlar Yükseliyor Köyden Feryatlar Yükseliyor


Bilge Köyü katliamcısı intihar etti!

Mardin'in Bilge köyünde 44 kişinin öldürülmesi olayına ilişkin davada 44 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Süleyman Çelebi'nin, hükmen tutuklu bulunduğu Sincan 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda dün kendisini asarak intihar ettiği öğrenildi.


Çelebi'nin cesedi, dün saat 12.30 sıralarında banyonun penceresine çamaşır ipiyle asılı halde bulundu.

Olay üzerine Sincan Cumhuriyet Başsavcılığı adli, cezaevinin idari yönden bağlı bulunduğu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da idari soruşturma başlattı.

Çelebi'nin cesedinin yanında içeriği öğrenilemeyen not da bulundu.

Cesedin otopsiye gönderildiği bildirildi.

2 Ocak 2011 Pazar

Ölü doğan bebeğini camdan attı

Misafirliğe gittiği evin tuvaletinde ölü doğan 7 aylık bebeğini camdan attığı öne sürülen genç bir kadın, polis tarafından gözaltına alındı.

Nilüfer'de Fethiye Mahallesi Filibe Sokak'taki boş bir arsada bebek cesedi gören mahalle sakinleri, hemen durumu polise bildirdi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler, üzeri kanlı, saçları oluşmuş yeni doğmuş bir erkek bebek cesediyle karşılaştı. Bebeğin öldürülmüş olabileceği ihtimali, polisi alarma geçirdi.

Devlet ve özel hastanelere kanamalı halde gelen kadın olup olmadığını araştıran ekipler, bir yandan da bölgedeki bakkal, manav ve kasaplara giderek tanıdıkları hamile kadın olup olmadığını sordu. Çevredeki tüm hamileleri mercek altına alan polis, olayla ilgili 3 yaşında bir oğlu olan E.B.'yi gözaltına aldı. 20 yaşındaki genç kadın, başından geçenleri polise gözyaşları içinde anlattı. Genç annenin ifadesinde, "Karnım ağrıdığı için tuvalete gittim. Düşük yaptım. Bebeğim ölü doğdu. Paniğe kapılınca da cesedini boş bir arsaya attım" diye konuştuğu öğrenildi.

Bebeğin cesedi kesin ölüm sebebinin tespiti için Adli Tıp Kurumu'na kaldırılırken, savcılık olayla ilgili soruşturma başlattı.

BURSA-İHA

30 Aralık 2010 Perşembe

"DEĞER"MİYDİ BE VİCDANSIZ!...

miras-yuzunden-kardesini-ve-yegenlerini-katletti
Miras yüzünden kardeşini ve yeğenlerini katletti
SALİH HAMURCU, REMZİ ARMAĞAN - 31.12.2010
Sakarya'da dün sabah itfai-yeyi alarma geçiren yangın hadisesinin altından miras faciası çıktı.
Alınan bilgilere göre, Erol-Hanife Yıldız çiftinin Antalya'da okuyan üniversite öğrencisi oğulları Metin Yıldız, eve gelişinde yükselen dumanları görünce itfaiyeye haber verdi. Eve giren ekipler Erol Yıldız (46), eşi Hanife (45), kızları Özlem (20) ve Elif (10)'in cesetleriyle karşılaştı. Yapılan incelemede aileyi katleden kişinin Erol Yıldız'ın Hollanda'da yaşayan ağabeyi olduğu anlaşıldı. Miras yüzünden kardeşiyle tartışan Y.Y.'nin (53) aile fertlerini öldürdükten sonra evi ateşe verdiği belirlendi. Aynı gün uçakla yurtdışına kaçmak isterken havalimanında yakalanan zanlı suçunu itiraf etti.
Erol-Hanife Yıldız çiftinin Antalya'da okuyan üniversite öğrencisi oğulları Metin Yıldız, sabah saatlerinde babasının ilçe merkezinde bulunan kırtasiye dükkanına geldi. İşyerinin kapalı olması nedeniyle eve gelen Yıldız, üst kattaki yatak odasından yükselen dumanları görünce itfaiyeye haber verdi. Bu sırada yangın nedeniyle evdeki su tankı patladı. Camı kırıp içeri giren itfaiye ekipleri, girişte Erol ve eşi Hanife Yıldız'ı çocuk odasında ise Özlem ve Elif kardeşlerin cansız bedeniyle karşılaştı. İtfaiyenin yangını söndürmesinin ardından yapılan incelemede 4 kişinin tabancayla vurularak öldürüldüğü belirlendi. Faili meçhul cinayeti araştıran polis, öldürülen Erol Yıldız ile Hollanda'da yaşayan ağabeyi Y.Y. arasında alacak-verecek meselesi bulunduğunu, zaman zaman miras yüzünden tartıştıklarını öğrendi. Y.Y.'nin 4 Aralık'ta Türkiye'ye giriş yaptığını tespit eden polis, şüphelinin cinayetin ardından Sabiha Gökçen Havalimanı'nda Hollanda'ya gitmek üzere saat 10.00'da pasaport kontrolünden geçtiğini belirledi. İstanbul polisi, Y.Y.'yi uçağa binmek üzereyken gözaltına aldı. Suçunu itiraf eden katil zanlısı, Sakarya Emniyet Müdürlüğü'ne getirildi.

Cinayetin işlendiği evin bahçesinde toplanan Yıldız ailesinin yakınları gözyaşlarına boğuldu. Cumhuriyet savcısının kriminal ekiple yaptığı incelemede evde 22 adet boş kovan ile 5 adet mermi çekirdeği bulundu. Kriminal incelemenin tamamlanmasının ardından 4 kişinin cesedi, İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Yıldız ailesinin diğer oğlu Aytaç Yıldız'ın ise İstanbul'da yaşadığı öğrenildi.

Korkunç tablo: Alkolle tanışma yaşı 11'e düştü

Bottle spins 2 - Click image to download.
korkunc-tablo-alkolle-tanisma-yasi-11e-dustu

31.12.2010
Yeşilay ve İstanbul Valiliği, şehirdeki alkol tüketimini araştırdı. Dehşet verici sonuçlara ulaştı. Öğrenciler arasında alkol kullanımının ne kadar yaygın olduğunu gözler önüne seren araştırmaya göre, hayatında en az bir kez alkol alan ilköğretim öğrencilerinin oranı yüzde 15'i geçti.
Ortaöğretim ve üniversiteye gelindiğinde ise alkol kullanma sıklığı yüzde 50'yi buluyor. Alkolle tanışma yaşının 11'e düştüğüne dikkat çeken Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Vehbi Altunçul, 15 yaş ve üzerinde, kişi başına saf alkol tüketiminin 1 litreyi aştığı bilgisini veriyor. Trafik kazaları ve boşanmaların yüzde 68'inin alkolden kaynaklandığını vurgulayan Altunçul'un yeni yıl mesajı da manidar: "Alkolden uzak duralım, 2011'e sağlıklı girelim."
Alkol tüketiminin had safhaya ulaştığı yılbaşı hazırlıkları tamamlanmak üzere. Yeni yıla saatler kala eğlence mekânları, menülerini alkollü içeceklerle süslüyor. Müşteri çekebilmek için tanıtımlarına 'sınırsız alkol' seçenekleri koyuyor. Ancak istatistikler, özellikle yılbaşı eğlencelerinde aşırı alkolden kaynaklanan ölümlerin katlandığını gösteriyor. Tüm uyarı ve denetimlere rağmen tüketimin düşürülememesi uzmanları endişelendiriyor. Bu konuda Yeşilay ve İstanbul Valiliği'nin ortaklaşa yaptığı araştırma, öğrenciler arasında alkol kullanımının ne kadar yaygın olduğunu gözler önüne seriyor. Araştırma sonuçlarına göre ilköğretimde hayatı boyunca en az bir kez alkol kullananların oranı yüzde 15'in üzerinde. Ortaöğretimde de yüzde 50 düzeyinde. Üniversiteliler arasında ise alkol kullanma sıklığı yüzde 50 civarında.

Gençler arasında alkol alma oranının büyükleri aratmadığına dikkat çeken Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Vehbi Altunçul, Türkiye'de alkolle tanışma yaşının 11'e düştüğünü kaydetti. Alkol tüketimini, arkadaş baskısı, sosyal yapı, aile durumu ve psikolojik sebeplerin tetiklediğini vurgulayan Altunçul, "Trafik kazaları ve boşanmaların yüzde 68'lik sebebi alkol. Sosyal hayatı bu denli etkileyen alkolden uzak duralım, 2011'e sağlıklı girelim." dedi.
Kaynak: Zaman

TÜH ALLAH CEZANIZI VERSİN REZİLLER...

Aile boyu şantaj rezilliği
30 Aralık 2010 Perşembe, 20:13
İnternette tanıştığı sevgilisinden ayrılma karşılığında annesiyle cinsel ilişkiye girdiği belirtilen gencin ibret olacak haberi...


Bugün iPhone uygulaması ile tüm gelişmelerden anında haberdar olun!
ANTALYA'da sevgilisinden ayrılma karşılığında annesiyle cinsel ilişkiye girip ardından para isteyerek şantaj yapan genç, parayı alırken suçüstü yakalandı.

Finike İlçesi'nde annesiyle oturan 18 yaşındaki E.S. ile Antalya'da oturan işsiz 19 yaşındaki Şafak M. internette tanıştı ve bir süre sonra sevgili oldu. Genç kız, babasından boşanmış olan 38 yaşındaki annesi H.K. ile birlikte Antalya'ya gelerek Şafak M. ile buluştu. Evlilik düşünen E.S. ile annesi, işsiz genci beğenmedi ve akşam yemeğinin ardından Finike'ye döndü. E.S. sevgilisine kendisini beğenmediğini söyleyerek ayrılmak istediğini bildirdi.

İddiaya göre bu karara karşı çıkan Şafak M., telefonla arayarak aileyi rahatsız etmeyi sürdürdü. Şafak M.'ye kızından uzak durmasını söyleyen anne H.K., kızını rahat bırakması karşılığında cinsel ilişkiye girebileceğini söyledi. Antalya'ya gelen anne, Konyaaltı'ndaki bir pansiyonda gençle cinsel ilişkiye girdikten sonra Finike'ye döndü. Kısa süre sonra Şafak M. telefonla aradığı kadına sanal seks önerdi. Anne H.K. önce istemediğini söylese de gencin ilişkiye girdiklerini kızına söyleme tehdidi üzerine telefonda sanal seks yaptı. Şafak M. telefonda yaptıkları seks içerikli konuşmalarını kaydetti. Daha sonra anneyi arayan genç, kendisine para göndermesini istedi.

ARKADAŞ HESABINA

İddiaya göre Şafak M., telefonuna kayıt ettiği görüşmeyi dinletip, “Eğer bana para göndermezsen, bu ses kaydını hem kızına gönderirim, hem de internette yayınlarım” dedi. Kadının 4 bin lira göndermeyi kabul etmesi üzerine Şafak M., paranın arkadaşı 44 yaşındaki Ramazan K.'nın hesabına gönderilmesini istedi. Parayı aldıktan sonra bir daha aramayacağını söyleyen Şafak M. başka bir arkadaşına H.K.'nın telefon numarasını vererek aramasını istedi. 22 yaşındaki Hüseyin S. de anneyi arayarak birlikte olmak istedi ancak kadın bu teklifi kabul etmeyince de hakaret içeren mesaj gönderdi.

TEKRAR PARA İSTEDİ

Önceki gün tekrar kadını arayan Şafak M. borçları olduğunu belirterek kendisine 10 bin TL daha göndermesini istedi. Kadın bu parayı gönderemeyeceğini söylemesine rağmen Şafak M., “Hem Antalya'ya gel bir kez daha birlikte olalım, hem de parayı getir ve benden kurtul” dedi. Bunun üzerine savcılığa giden kadın, şikayetçi oldu.

RESTORANDA OPERASYON

Savcılık talimatıyla harekete geçen Aksu İlçe Asayiş Büro Amirliği ekipleri anne ve kızını Antalya'ya getirdi. Polis kadına seri numaraları alınmış 10 bin TL vererek bir alışveriş merkezindeki restoranı buluşma yeri olarak yeri ayarladı. Polis saatler öncesinde alışveriş merkezine giderek tedbir aldı. Polisler, restoranda yemek yiyen iki sevgili ve gazete okuyan adamlar görünümünde beklemeye başladı.

Sivil polisler, H.K.'nın Şafak M.'ye seri numaraları alınmış 10 bin TL'yi vermesinin ardından Şafak M.'yi ve yanında bulunan arkadaşı Ramazan K.'yı yere yatırarak gözaltına aldı. Zanlılar sorgulanmak üzere Aksu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Anne ve kızı zanlılardan şikayetçi oldu. Şafak M.'nin cep telefonunda ise kadınla yaptığı sanal seks konuşmasının kayıtları bulundu. DHA

İŞTE O AN


Sakarya'da bir evde 4 ceset bulundu

http://medya.zaman.com.tr/2010/12/30/m_ceset_k.jpg
Sakarya'nın Akyazı ilçesindeki ailesini ziyarete gelen genç, anne ve babası ile 2 kız kardeşini silahla öldürülmüş halde buldu.

Edinilen bilgiye göre, Antalya'da öğrenim gören üniversite öğrencisi Metin Yıldız, sabah saatlerinde Batakköy Mahallesi'nde oturan ailesini ziyarete geldi.

Eve girdikten bir süre sonra çığlık atarak dışarı çıkan Metin Yıldız'ın şokta olduğunu gören komşuları, 112 Acil Servis ekiplerine haber verdi. Kısa sürede mahalleye gelen sağlık ekipleri Metin Yıldız'a müdahale etmeye çalışırken, evde 4 ceset bulunduğu bilgisini aldı.

Bunun üzerine polise haber veren sağlık ekipleri eve girdikleri sırada yoğun bir gaz kokusuyla karşılaştı. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri de gaz kokusunun mutfakta açık bırakılan tüpten kaynaklandığını tespit ederken, çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı.

Eve giren polis ekipleri ise Erol Yıldız, eşi Hanife Yıldız ile kızları Özlem ve Elif Yıldız'ın silahla öldürüldüğünü belirledi.

Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatılırken, Metin Yıldız'da polis ekipleri tarafından karakola götürüldü.

Cinayetleri miras yüzünden Hollanda'dan gelen ağabey işlemiş

Hollanda'dan gelerek Sakarya'nın Akyazı ilçesinde miras kavgası yüzünden ağabeyini, yengesini ve iki yeğenini öldüren kişi, aynı gün uçakla yurt dışına kaçmak isterken havalimanında yakalandı.

Batakköy Mahallesi 1002 nolu Sokak'taki dubleks evde yaşayan Erol Yıldız (46), eşi Hanife (45), kızları Özlem (20) ve Elif (10), miras kavgasının kurbanı oldu. Hollanda'da yaşayan Yakup Yıldız'ı (53), Sakarya'nın Akyazı ilçesinde miras yüzünden aralarında husumet bulunan kardeşi Erol Yıldız'ın evine geldi. E.Y., çıkan tartışma sonucu kardeşi Erol Yıldız ile yengesi Hanife, yeğenleri Özlem ve Elif'i tabancayla vurarak öldürdü. Evin üst katındaki yatak odasını ateşe verdiği ileri sürülen Yakup Yıldız'ı, cinayetin ardından kaçtı.

Bu arada, Yıldız ailesinin Antalya'da okuyan üniversite öğrencisi Metin Yıldız, sabah saatlerinde babasının ilçe merkezinde bulunan kırtasiye dükkanına geldi. İş yerinin kapalı olması nedeniyle eve gelen Yıldız, üst kattaki yatak odasından yükselen dumanları görünce itfaiyeye haber verdi. Bu sırada yangın nedeniyle evdeki su tankı patladı. Camı kırıp içeri giren itfaiye ekipleri, girişte Erol ve eşi Hanife Yıldız'ın çocuk odasında ise Özlem ve Elif kardeşlerin cansız bedeniyle karşılaştı. İtfaiyenin yangını söndürmesinin ardından yapılan incelemede, 4 kişinin tabancayla vurularak öldürüldüğü belirlendi. Faili meçhul cinayeti araştıran polis, öldürülen Erol Yıldız ile Hollanda'da yaşayan ağabeyi Yakup Yıldız'ı arasında alacak verecek meselesi bulunduğunu, zaman zaman miras yüzünden tartıştıklarını belirledi.

Y.Y.'nin 4 Aralık'ta Türkiye'ye giriş yaptığını tespit eden polis, şüphelinin cinayetin ardından Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan Hollanda'ya gitmek üzere saat 10.00'da pasaport kontrolünden geçtiğini belirledi. İstanbul polisi Yakup Yıldız'ı uçağa binmek üzereyken gözaltına aldı. Suçunu itiraf eden katil zanlısı, Sakarya Emniyet Müdürlüğü'ne getirildi.

Cinayetin işlendiği evin bahçesinde toplanan Yıldız ailesinin yakınları gözyaşlarına boğuldu. Cumhuriyet savcısının kriminal ekiple yaptığı incelemede, evde 22 adet boş kovan ile 5 adet mermi çekirdeği bulundu. Kriminal incelemenin tamamlanmasının ardından 4 kişinin cesedi, İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Yıldız ailesinin diğer oğlu Aytaç Yıldız'ın da İstanbul'da yaşadığı öğrenildi.

27 Kasım 2010 Cumartesi

Ablasını alamayınca kız kardeşini kaçırdı

Ablasını alamayınca kız kardeşini kaçırdı

Bursa'nın İnegöl ilçesinde bir genç, evlenmek istediği dayısının kızının başka birisine kaçması üzerine 13 yaşındaki kız kardeşini kaçırdı.
Güncelleme:27 Kasım 2010 09:47
Edinilen bilgiye göre, Kocaeli Gölcük'te oturan 25 yaşındaki C.Y., İnegöl'ün Huzur Mahallesi'nde ikamet eden dayısının kızı T.Ö. ile evlenmek istedi. Aile arasında yapılan sözün ardından, genç kız halasının oğlu olan Cengiz Y. ile evlenmek istemeyerek sevdiği gence kaçtı. Olay taraflar arasında gerginliğe neden olurken, C.Y. dayısının ailesinden küçük kızlarını istedi. Ailenin buna izin vermemesi üzerine, C.Y. 10 Kasım 2010 tarihinde okula gitmek üzere evden çıkan 13 yaşındaki P.Ö.'yü özel bir otomobile zorla bindirerek kaçırdı.

Ailesinin haber vermesi üzerine harekete geçen jandarma, C.Y.'nin P.Ö.'yü Gölcük'e götürdüğünü tespit etti. Gölcük'e giden özel ekip, C.Y.'yi çalıştığı inşaatın kulübesinde gözaltına aldı. Ekipler, C.Y.'nin itirafı üzerine küçük kızı ikamet ettiği evden alıp İnegöl'e getirdi.

"Küçük yaşta kız çocuğunu zorla kaçırmak ve alıkoymak, cinsel istismar" suçlarından gözaltına alınan C.Y. ve mağdure P.Ö., jandarmadaki sorgularının ardından adliyeye sevk edildi.

27 Eylül 2010 Pazartesi

80'lik alkolik eşini miras yüzünden kamayla öldürdü

Bursa'da oturduğu evi büyük kızana miras olarak veren 9 çocuk annesi yaşlı kadın, 80 yaşındaki eşi tarafından kamayla öldürüldü. Edinilen bilgiye göre, olay merkez Osmangazi ilçesi Tayakadın Mahallesi Ürünlü Caddesi üzerinde gece geç saatlerde meydana geldi. Eve aşırı derecede alkollü gelen 80 yaşındaki Selami Yıldız, oturdukları evi büyük kızına miras olarak veren hayat arkadaşı Gülten Yıldız (72) ile tartışmaya başladı. Bunun üzerine evde bulunan kama tabir edilen bıçağı eline geçiren 80'lik dede, eşini 7 yerinden bıçaklayarak boğazını kesti. Kanlar içerisinde kalan yaşlı kadın olay yerinde hayatını kaybetti. Eşini hunharca öldüren 80 yaşındaki Selami Yıldız, vatandaşların cinayeti ihbar etmesinin ardından yakalandı. Zanlının aşırı derecede alkollü olması sebebiyle ifadesine başvurulamazken, mahalle sakinleri yaşlı çiftin miras yüzünden sık sık tartıştıklarını dile getirdi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.


Bursa'da oturduğu evi büyük kızına miras olarak veren 9 çocuk annesi yaşlı kadın, 80 yaşındaki eşi tarafından kamayla öldürüldü.
Eşine 9 çocuk verdi; yine de yaranamadı!..

Olay merkez Osmangazi ilçesi Tayakadın Mahallesi Ürünlü Caddesi üzerinde gece geç saatlerde meydana geldi. Eve aşırı derecede alkollü gelen 80 yaşındaki Selami Y., oturdukları evi büyük kızına miras olarak veren hayat arkadaşı Gülten Y.(72) ile tartışmaya başladı.
Bunun üzerine evde bulunan kama tabir edilen bıçağı eline geçiren 80'lik dede, eşini 7 yerinden bıçaklayarak boğazını kesti. Kanlar içerisinde kalan yaşlı kadın olay yerinde hayatını kaybetti.

Eşini hunharca öldüren Selami Y., vatandaşların cinayeti ihbar etmesinin ardından yakalandı. Zanlının aşırı derecede alkollü olması sebebiyle ifadesine başvurulamazken, mahalle sakinleri yaşlı çiftin miras yüzünden sık sık tartıştıklarını dile getirdi.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

10 Ağustos 2010 Salı

Bir saniye sonra ne oldu derseniz... - Video

NESLİNİZİ KORUYAMAZSANIZ, SONUNDA YIKILIŞINIZ KAÇINIŞMAZ OLUR...
Güvenlik kamerasına yansıyan bu saldırı ABD'de günün konusu oldu.
abd
Sabah saatlerinde fast food mağazasına gelen bayan müşteri, tavuk almak istediğini söylüyor. Ancak saatin erken olduğunu ve tavuğun olmadığını belirten satıcı sadece kahvaltılık yiyeceklerin olduğunu söyleyince olan oluyor.

29 Temmuz 2010 Perşembe

Zabıta ekiplerini şoke eden baskın - Video

ASLINDA BU KOKMUŞ VE SAĞLIĞA ZARARLI ETLERİ, BU ALÇAKLARA ZORLA YEDİRECEKSİN!...
lady bug

Et fiyatlarının artmasını fırsat bilen kaçakçılar, insan sağlığıyla oynamaya devam ediyor.
hakkari zabıta
Hakkari Yüksekova'da bir ihbarı değerlendiren zabıta ekipleri Şemdinli karayolu üzerinde bulunan bir soğuk hava deposuna baskın düzenledi. Piyasaya satılmak üzereyken ele geçirilen 8 ton etin, incelemeler sonucu domuz ve bufalo eti olduğu ortaya çıktı.
Çuvallara doldurulmuş bir şekilde ele geçirilen etlerin Endonezya,İranve Irak'tan kaçak yollarla yurda sokulduğu öğrenildi. İnsan sağlığını hiçe sayan kaçakçılar hakkında yasal işlem başlatıldı. Kolay unutulmayacak bu manzara ise bir kez daha et alırken dikkatli olunması gerektiğini gözler önüne serdi.



SAMANYOLU HABER TV

30.07.2010 00:26:21

19 Temmuz 2010 Pazartesi

NTV yayınına tepki yağıyor

Çevre sorunlarının anlatıldığı Yeşil Ekran kuşağında yayınlanan ve doğayı sevdirmeyi amaçlayan programda Serdar Kılıç, Sakarya, Bilecik ve Bolu sınırlarındaki Kapıorman dağının yüksekliklerinde güne başlıyor. İki gün içinde bu dağlardan en yakın yerleşim birimine ulaşmayı amaçlıyor; bıçak hariç yanında hiçbir malzeme bulunmuyor. Sıfır malzemeyle barınma, yiyecek, su bulma, ateş yakmayı anlatıyor izleyicilere. NTV'nin sitesindeki tanıtım yazısında "Böğürtlen yaprağı, bal arılarının konduğu bitkiler, karınca larvası, kurbağa ve yılan yiyor; sazlıklardan kamışla su süzüp içiyor." deniyor. Güneşin yükselmesiyle karnı acıkan Serdar Kılıç'ın ilk olarak menüsündeTürkiyeekolojisi açısından önemli bir tür olduğu bilinen kırmızı orman karıncalarının larvaları yer alıyor. Protein deposu diye tanıttığı bir avuç dolusu larvayı lezzetinden söz ederek yiyen sunucunun karnı doymadığı için kurbağalara yöneliyor. Karıncaların akıbetine bu defa kurbağalar uğruyor. Kurbağaları bir çubuğa takıp ateşin üzerinde pişiriyor. Hangi mesafeden pişirilmesi gerektiği gibi yemek programlarına özgü incelikleri de anlatıyor. "Tavuk eti ile balık eti arasında" diye yediği eti tanımlıyor. Programın sunucusu Kılıç, dağda geceyi geçirdikten sonra sabah yola koyuluyor, insan yaşamının olduğu yere ulaşmaya çalışıyor. Kapıorman dağlarında yetişen ve koruma altında olan engerek yılanlarından birini fark ediyor. Hemen ağaçtan bir dal kopartıp yılana doğru yöneliyor. Zehirli olduğu tahmin edilen bu yılan kaçmıyor, Kılıç bir hamleyle yılanı yakalıyor. Yılanı izleyicilere tanıtıyor. Kameraya yansımasa da yılanın baş ve kuyruk bölümünün kesildiği saniyeler sonra görülüyor; yılanın neresinden kesileceği, zehirli kısmın nerede olduğu anlatılıyor. Önceden yaktığı ateşteki közlerin altına derisini soymadan yılanı yerleştiriyor, böylece yarım saat içinde yılanın etleri sert derinin de yardımıyla yanmadan pişiyor. Serdar Kılıç bunları bir Survivor-yemek yarışması karışımı bir programdaymış gibi anlatıyor.
NTV'nin Yeşil Ekran kuşağında yayınlanan "Doğada Tek Başına" adlı Survivor tipi programın sunucusu Serdar Kılıç koruma altındaki engerek türü yılanı 'yedi, kurbağaları kızarttı, karınca larvalarını da menüsüne ekledi.
NTV
Doğada tek başına nasıl yaşanacağını anlatan sunucunun koruma altındaki engereği yemesine hem Çevre Orman Bakanlığı Av ve Yaban Hayatı Daire Başkanlığı hem de sivil toplum örgütleri tepki gösterdi.

Çevre sorunlarının anlatıldığı Yeşil Ekran kuşağında yayınlanan ve doğayı sevdirmeyi amaçlayan programda Serdar Kılıç, Sakarya, Bilecik ve Bolu sınırlarındaki Kapıorman dağının yüksekliklerinde güne başlıyor. İki gün içinde bu dağlardan en yakın yerleşim birimine ulaşmayı amaçlıyor; bıçak hariç yanında hiçbir malzeme bulunmuyor. Sıfır malzemeyle barınma, yiyecek, su bulma, ateş yakmayı anlatıyor izleyicilere. NTV'nin sitesindeki tanıtım yazısında "Böğürtlen yaprağı, bal arılarının konduğu bitkiler, karınca larvası, kurbağa ve yılan yiyor; sazlıklardan kamışla su süzüp içiyor." deniyor.

Güneşin yükselmesiyle karnı acıkan Serdar Kılıç'ın ilk olarak menüsündeTürkiyeekolojisi açısından önemli bir tür olduğu bilinen kırmızı orman karıncalarının larvaları yer alıyor. Protein deposu diye tanıttığı bir avuç dolusu larvayı lezzetinden söz ederek yiyen sunucunun karnı doymadığı için kurbağalara yöneliyor. Karıncaların akıbetine bu defa kurbağalar uğruyor. Kurbağaları bir çubuğa takıp ateşin üzerinde pişiriyor. Hangi mesafeden pişirilmesi gerektiği gibi yemek programlarına özgü incelikleri de anlatıyor. "Tavuk eti ile balık eti arasında" diye yediği eti tanımlıyor.

Programın sunucusu Kılıç, dağda geceyi geçirdikten sonra sabah yola koyuluyor, insan yaşamının olduğu yere ulaşmaya çalışıyor. Kapıorman dağlarında yetişen ve koruma altında olan engerek yılanlarından birini fark ediyor. Hemen ağaçtan bir dal kopartıp yılana doğru yöneliyor. Zehirli olduğu tahmin edilen bu yılan kaçmıyor, Kılıç bir hamleyle yılanı yakalıyor. Yılanı izleyicilere tanıtıyor. Kameraya yansımasa da yılanın baş ve kuyruk bölümünün kesildiği saniyeler sonra görülüyor; yılanın neresinden kesileceği, zehirli kısmın nerede olduğu anlatılıyor. Önceden yaktığı ateşteki közlerin altına derisini soymadan yılanı yerleştiriyor, böylece yarım saat içinde yılanın etleri sert derinin de yardımıyla yanmadan pişiyor. Serdar Kılıç bunları bir Survivor-yemek yarışması karışımı bir programdaymış gibi anlatıyor.

Kılıç, közün altından çıkarttığı yılandan bir iki lokma yedikten sonra yoluna devam ediyor, yılanın boş yere öldürüldüğü anlaşılıyor. Yeşil Ekran kapsamındaki bu programına Çevre ve Orman Bakanlığı'ndan da tepki geldi. Bakanlıktan üst düzey bir yetkili "Bir doğa belgeselcisi, doğanın içindeki hayvanların ne kadar değerli olduğunu göstermek yerine onları yemeyi teşvik etmesi ne kadar etik? Yaban belgeselcisi hayvanları sevmeli, onun vasıflarını ve özelliklerini anlatmalı. Bugün birçok kişi yılan yemiyordu ama o hareketten dolayı yılan yiyecekler. İnsanlar onu taklit edecek. Bu ise o türün sürekliliği açısından tehdit oluşturacak. Belki o yılan bilmediğimiz otun zehrini çekiyor. Kâinatta bir zincir var, herkes dayanışma halinde. Keşke o yılanın özelliklerini anlatsaydı, biz de biyolojik çeşitlilik açısından korunması gerektiğini anlayabilseydik." Diyor.

Dünyada hayvanlar Cites ve Bern sözleşmesi ile koruma altına alınmış durumda. Biyolojik neslin azalmaması, endemik türlerin korunması için büyük projeler yürütülüyor. Mesela Anadolu parsı ve kaplanı son 30 yıldır görülmüyor, bunu bulmak için çalışmalar yürütülüyor. Kelaynak, turna, ördek gibi birçok türün soyu Türkiye'de bulunuyor. Avcı Eğitimi ve Yaban Hayvanı Üretme Vakfı kurucusu Mehmet Emin Bora ise sonu ölümle biten hiçbir aktiviteyi ekranda bile olsa seyredemediğini anlatıyor. Serdar Kılıç'ı "iyi insan" diye tanıtıyor ancak hata yaptığını ekliyor sözüne. "Yılan da yenebilir" demekle, oturup yılan yemenin başka olduğunu söylüyor, bu ülkede kaç kişinin böyle bir durum yaşadığını soruyor. "Tüm dünyada bu ve benzeri programlar sergileniyor. Oralardan esinlenilmiş diye düşünüyorum. Benzeri hataları TRT ve diğer kanallar da yapıyor." diyor. Bu tür hataların kanallarda doğa danışmanı olmamasından kaynaklandığını söylüyor.

NTV, Yeşil Ekran uygulamasına insanların doğayla daha iç içe yaşadığı yaz sıcaklarının ortaya çıktığı Haziran başında geçti. Doğayı simgeleyen yeşil çerçeveli bu programlar arasında dünyada ses getiren belgeseller, değişen çevrenin çarpıcı öyküleri, biyolojik çeşitliği ortaya koyan Türkiye hikâyeleri, çevre sorunları ve çözüm önerileri, Türkiye'nin doğal ve kültürel zenginliklerini gösteren, anlatan, sırlarını ortaya döken özel yapımlar, doğada tek başına hayatta kalmanın yolları yer alıyor. Televizyon kanalının "yeşil habercileri" yollara düştü, "Doğada Tek Başına" bunlardan biriydi.

(İbrahim Doğan - Zamanonline)