Photoshop Tips - Create a Vignette Effect photo photo Komik Anlar Örümcek ağacı!    Amber palace, jaipur golden palace, bangkok grand palace, bangkok Floating market, Bangkok Nepali smiles, kathmandu travel Budhist prayer tomb, Tibet travel A view of Kathmandu, nepal travel Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleriWillow tree with trunk and leaves Two tiny snails on a brick wall Two snail's having sexual intercourse. two dead birds in road wpe935f662.jpg Leewardside.jpg Teasle.jpg Tracks.jpg Gutterpress!.jpg RHdownabit!.jpg Image:Petermann_Island.jpg Image:Antarctica  Seattle to McMurdo.jpg Image:Antarctica Trip 2001 cold.jpg Image:Antarctica Trip 2001 archway.jpg TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı  TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı      İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri Abant beyaza büründü-resimleri Abant beyaza büründü-resimleri Abant beyaza büründü-resimleri Abant beyaza büründü-resimleri Abant beyaza büründü-resimleri Abant beyaza büründü-resimleri Abant beyaza büründü-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri  Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri News image Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri Rüyaları gerçeğe dönüştü-resimleri         
İHANET YORUMLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İHANET YORUMLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ocak 2011 Salı

Doğan: Hiç kimse kontrolsüz bir halt edemez


18 Ocak 2011 Salı, 17:18
Ergenekon davası tutuksuz sanığı emekli Albay Arif Doğan, Savcı Nihat Taşkın'ın sorularına cevap verdi...

Ergenekon davası tutuksuz sanığı emekli Albay Arif Doğan, Savcı Nihat Taşkın tarafından kendisine yöneltilen "Güneydoğu'da yaptığınız görevleri anlattınız. Sizin hatalarınızı kontrol eden, mükafat eden bir mekanizma var mıydı?" şeklindeki sorusuna Arif Doğan, Hiç kimse kontrolsüz bir halt edemez." diye cevap verdi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ergenekon davasının öğleden sonraki bölümünde sanık Arif Doğan'ın çapraz sorgusuna savcı Nihat Taşkın'ın sorularıyla devam edildi. Kendisine defalarca aynı soruların sorulduğunu ve bundan rahatsız olduğunu belirten Doğan, "Ben JİTEM'den bahsediyorum. Ben hangi suçu işledim bilmiyorum. Siz beni Ergenekondan yargılamıyor musunuz? Ben şu ana kadar bilinmeyenlerin bilinmesi için anlattım." dedi.
JİTEM çalışanlarına maaş ödenip ödenmediği sorusuna ise çok sinirlenen Doğan, "Devlet bu kişilere öder miydi sana ne? Onlar da benim gibi gerizekalıydı. Çoluk çocuğunu unutmuş hayvanlar benim gibi çarpışıyorlardı salaklar." dedi. Savcı Taşkın JİTEM'i anlayabilmek için bu soruları yönelttiğini belirterek "Ben anlayamadım. Anlayabileceğim şekilde anlatın bunu" dedi. Doğan ise "Kusura bakmayın benim zeka seviyem düşük. Anlatamıyorum." cevabını verdi.

Sanık Doğan'a, Ergenekon ana dava sanığı Sedat Peker ile ilişkili olduğu yönündeki iddiaları hatırlatan savcı, iddianamede Peker ile 1984-1985 yılında tanıştığı yönünde de anlatımlar olduğunu söyledi. Savcı Taşkın, "Sedat Peker 1971 doğumlu sizinle tanıştığı dönemde 12 ya da 13 yaşında oluyor. Burada bir yanlışlık olmasın?" dedikten sonra bu konunun açıklanmasını istedi. Doğan, "Tarih olarak karışıklıklar olabilir. Ben tam tarih hatırlamıyorum." cevabını verdi.
Savcı Taşkın, sanıktan Sedat Peker ile tanışmasına kimin aracılık ettiğini de sordu. Bu soruya ise Doğan, "Kimi araya kimi bacaya soktum hatırlamıyorum. Benim araya soktuğumu biliyorsanız söyleyin." diyerek sesini yükselttiği gözlendi.

Savcı Nihat Taşkın'ın, "Sizin yaptığınızda devlet sistematiği yok. Böyle birim kurulurken, kontrol mekanizması olması gerekir. Sizin hatalarınızı kontrol eden, mükafat eden bir mekanizma var mıydı?" şeklindeki sorusuna Arif Doğan, "Neden devlet sistematiği yokmuş. Ben bir sistem oluşturdum işte. Hiç kimse kontrolsüz bir halt edemez. Atatürk’ün kurduğu devlette kimse çizginin dışına çıkamaz." dedi.

Savcı Taşkın, Ergenekon davası tutuklu sanıklarından emekli Tuğgeneral Veli Küçük'te ele geçirildiğini söylediği "Mafia" başlıklı bir yazıyı okudu. Savcı Taşkın'ın, "Bu yazı sizin için bir şey ifade ediyor mu?" diye sorması üzerine sanık Doğan, "Bazı toplantılarda, şurada burada Veli paşam ile karşılaşmalarımızda , konuşmalarımızda hiçbir siyasi içerikli kelime söylemezdi. Çok ketum bir insandır." cevabını verdi. Daha sonra savcı Nihat Taşkın'ın, "Ama sizin ajandanızda da mafia diye yazıyor." uyarısında bulundu. Doğan da "Öküz altında buzağı arıyorsunuz." diye konuştu. Savcı Taşkın, "Çıkar amaçlı suç örgütüne mayfa denilir. Siz hangi kelime ile tarif edersiniz?" diye sordu. Doğan, bu soruya da "O kunuyu bilmem ama ben PKK (PEKAKA)'ya PKK(PEKEKE) derdim ve komutanlarım bu konuda bana kızardı." diye cevap verdi.
Savcı Nihat Taşkın askeri malzeme bulundurmanın kanunen suç olduğunu söylemesi üzerine Beykoz Çavuşbaşı’ndaki deposunda bulunan askeri malzemelerin, suç unsuru olamayacağını söyleyen Doğan, "Hangi kanuna göre suç? diye sordu. Savcı Taşkın'ın Türk Ceza Kanunu'na göre demesi üzerine Doğan, "Siz benim emekli bir subay olduğumu neden göz önünde bulundurmuyorsunuz? Şimdi olsa yine bulundururum. Bu evrakları bulundurma nedenim, kurduğum teşkilatın evrakları olmasındandır. Örgüt dokümanı saklamıyorum. Teşkilatımın evraklarını saklıyorum. Hem de iç içe geçmiş iki sandıkta sakladım. Zarar görmesin diye bu yöntemle sakladım. Hepsinin kilidi bende. Yarın tomar halinde getireyim. Ama Emniyet, suç malzemesi bulmuş gibi dağıttı hepsini? Bunun neresi suç?" dedi.

JİTEM’in ne olduğunu daha önce açıkladığını söyleyen Doğan, "Ama siz hala Ergenekon’un JİTEM’ini soruyorsunuz bana. Ben onu bilmem. Onu gidin içinde yer almış arkadaşlara sorun. Bendekiler Jandarma İstihbarat Grubunun yeniden yapılanma edilerek JİTEM’e dönüştürülmesinin evraklarıdır. 30 tane JİTEM’le ilgili adam öldürüldü. Neden biliyor musunuz? Deşifre edildiler. Oradaki subaylar kına yaksın. Adamları deşifre ettiler." dedi.

Sanık Doğan, sanıklardan Muzaffer Öztürk'e ait Beykoz Çavuşbaşı’ndaki depoya bıraktığı askeri malzemelerin önce Balmumcu’daki Jandarma Bölge Komutanlığı'nda olduğunu belirterek "Ondan önce de Halkalı’daki komando taburunda durdu. Balmumcu’dan emekli olduktan sonra da bir süre lojmanında kalmaya devam etmiştim. Özel Koruma Kanunu'yla korunuyordum." dedi.

Savcı Nihat Taşkın'ın, "Kriminal incelemeden depodan elde edilen boş kovanların 434 ayrı silahtan atıldıkları tespit edilmiş" şeklindeki sorusuna Doğan, "Hiç tabanca da kullanmazdım. Kalaşnikof ve Kanas kullanırdım. Her sarfa bir kelle. Kimse merminin hesabını sormazdı. Adam ölümden dönmüş. Bir de ‘gel bakalım, ne yaptın fişekleri, mermileri’ diye hesabını mı soracaksınız. Beykoz’daki depoda bulunan boş kovanların geçmişinden haberim yok." dedi.

Savcı Nihat Taşkın'ın, "Bulunanları değil, bulunmayanları sorun. Halka dağıttığım binlerce silah var. Bunları sorun’ dediniz. Soruyorum, bu silahları nerelere dağıttınız?" sorusuna Doğan, "Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı’ndan alınan silahlar, hücrelere dağıtılırdı. Okullar basılıp, öğretmenler öldürülüyordu. İşte dağıtılan binlerce, yüzlerce silah, fişek buralara dağıtıldı, illegal yerlere dağıtılmadı. Bize verilen silahları halka dağıttığımızı anlatmaya çalışıyorum. Silahları eşeklerle dağıtıyordum." diye cevap verdi.

RUHSATSIZ 3 BİN SİLAH DAĞITTIM:

Ergenekon davasının tutuksuz sanıklarından emekli Albay Arif Doğan, OHAL döneminde Güneydoğu’da ruhsatsız 3 bin silah dağıttığını söyledi.

İkinci Ergenekon davasında savunması alınmaya devam eden emekli Albay Arif Doğan, sanık Muzaffer Öztürk'ün evinde bulunan askeri malzemelerin, kendisine yıllık verilen istihkakın 10'da biri olduğunu söyledi. Doğan, "Bu boş kovanlardan kalemlik filan yapıp eşe dosta dağıttık. Bunlar arasında vali, belediye başkanı, hakim ve savcılar vardı." dedi.

Bunun üzerinde Arif Doğan’a Savcı Pekgüzel, "Yani oradaki mühimmatlardan silahlardan birilerine hediye mi ettiniz?" diye sordu. Doğan, "Hey Allah'ım beni intihar ettirmeyin! Ben size kalemlikten bahsediyorum. Siz iki silahın hesabını yapıyorsunuz. Ben Güneydoğu'da OHAL bölgesinde ruhsatsız 3 bin silah dağıttım. Onları neden sormuyorsunuz da Muzaffer'in evine koyduğum malzemeler arasından çıkan iki silahı soruyorsunuz?" diye karşılık verdi. (CİHAN)

1 Ocak 2011 Cumartesi

Tüyoyu almış, Bedrettin Dalan gibi operasyonu önceden haber alarak kaçmış.

Onu da Dalan gibi kaçırmışlar!

Tüyoyu almış, Bedrettin Dalan gibi operasyonu önceden haber alarak kaçmış.


Ergenekon üyeliği ile suçlanan ÇEV Başkanı Yaşer'in, operasyondan önce Ankara'dan 'kaç' tüyosu aldığı anlaşıldı. Yaşer de Bedrettin Dalan gibi operasyonu önceden haber alarak kaçtı.

Ergenekon kapsamında 7 Ocak 2009'da yapılan operasyonda gözaltına alınacağını anlayınca yurt dışına kaçan Çağdaş Eğitim Vakfı (ÇEV) Başkanı Gülseven Yaşer'in içeriden bilgi aldığı anlaşıldı.

ÇYDD ve ÇEV iddianamesindeErgenekonörgütüne üye olmakla suçlanan Yaşer'in, yurtdışına çıkarken "Türkiye bitmiştir, ancak darbe kurtarır" dediği tespit edildi. İddianamede 1 numaralı sanık olarak hakkında 19.5 yıl hapis talep edilen firari Gülseven Yaşer, 23 Eylül 2008 günü Tuncay Özkan'ın da aralarında bulunduğu şüphelilere yönelik operasyonlarınÇYDDve ÇEV'e de sıçrayabileceğini düşünerek 9 Ekim günü yurt dışına gitti. Yaşer, 10 gün yurt dışında kaldıktan sonra Türkiye'ye döndü. 7 Ocak 2009'daemekliOrgeneral Tuncer Kılınç ve Yalçın Küçük'ün de gözaltına alındığı operasyondan 1 gün sonra da yurtdışına kaçtı ve izini kaybettirdi. Aynı operasyonda, Bedrettin Dalan'ın başkanı olduğu İstek Vakfı'nda da arama yapılmış ancak operasyonu önceden haber alan Dalan yurt dışına kaçmıştı. Vatan'ın haberine göre, Yaşer'in ÇYDD'ye yapılan operasyondan önce yurtdışına kaçışı ile ilgili polisin hazırladığı rapor soruşturma dosyasına girdi. Polis, Yaşer'in yurt dışına kaçarken herhangi bir pasaport işlemi yaptırmadığı ve kaçak yollardan çıkış yaptığı tespit edildi.

ANKARA 'TEDAVİYE GİDİN' DEDİ
Soruşturma dosyasına giren yurtdışına iki çıkış ile ilgi telefon konuşmaları ise Yaşer'in içerden aldığı bilgiye göre firar ettiğini gözler önüne serdi. 23 Eylül'deki operasyon sonrası Siminsu Baytok Uçak ile konuşan Yaşer, "Ankara'yla konuştum. Tedaviye gidin dedi. Size bir haber geldi mi oradan?" diye soruyor. Uçak'ın, "Yarını bekleyeceğim. Yoksa ben bir iki tane yer buldum" demesi üzerine, Yaşer, "Ben Berlin'e şey yapayım ayarlayayım" diye cevap veriyor.

BİZİ ANCAK DARBE KURTARIR
Türkiye'ye dönüş yaptıktan sonra ocak ayındaki operasyonda yeniden yurt dışına kaçan Yaşer, Uçak ile yaptığı görüşmesde ise "Paris üzerinden gidiyorum yine aynı yere. Felaket bir şey, Türkiye bitti. Türkiye artık bitmiştir canım" diyor. Uçak da "O zaman bizimde gitmemiz gerekir hep beraber" karşılığını veriyor. Yaşer, "Yani bir askeri ihtilal olursa kurtarır. Artık bir tek o kaldı onu yaparlarsa yoksa bitmiştir" diyor. Uçak ise "Evet o olacak herhalde" diye cevap veriyor. ÇYDD'ye 13 Nisan 2009'da operasyon düzenlenmiş ancak Yaşer yurtdışında olduğu için gözaltına alınamamıştı.Y.Şafak

11 Aralık 2010 Cumartesi

İHANET YAVAŞ YAVAŞ ÇÖZÜLMEYE BAŞLADI

Andıç emrini tuğamiral mi verdi?
Fuhuş ve casusluk çetesinin Gölcük Donanma Komutanlığı'ndaki kozmik zulasında Albay Dursun Çiçek imzalı 'İrtica ile Mücade Eylem Planı'na ilişkin davanın seyrini değiştirecek şok bir belge ele geçirildi. Islak imzalı belge Dursun Çiçek'e darbe andıcını yazma emrini bir tuğamiralin verdiğini ortaya koydu.

Donanma'nın Kalbinden “İrtica İle Mücadele Planı” Çıktı

Gölcük Donanma Komutanlığı'nda yapılan aramada şoke eden belgeler ortaya çıktı.

Fuhuş ve casusluk çetesinin kozmik zulasında ele geçirilen 'ıslak imzalı' bir belge, Albay Dursun Çiçek'e darbe andıcını yazma emrini bir tuğamiralin verdiğini ortaya koydu.

Casusluk çetesi soruşturması kapsamında Gölcük Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde ele geçirilen 10 çuval belgeye ilişkin şok bilgiler gelmeye devam ediyor.

Binbaşı K.Y.'nin makam odasında ele geçirilen belgeler arasında; emniyet, jandarma ve Adli Tıp Kurumu kriminal laboratuarları tarafından tescillenen Deniz Kıdemli Albay Dursun Çiçek imzalı "İrtica ile Mücadele Eylem Planı" belgesinin hazırlanma talimatı ile ilgili bilgiler yer alıyor.

'TEK BAŞINA YAZDI' DENİLMİŞTİ

Söz konusu belgeye göre Dursun Çiçek'in, İrtica ile Mücadele Eylem Planı belgesini hazırlama talimatını "tuğamiral" rütbesindeki bir subaydan aldığı tespit edildi. Binbaşı K.Y.'nin makam odasının tabanında, parke taşlarının altında bulunan 10 çuval belgenin içinde Çiçek'e eylem planı hazırlama talimatını veren tuğamiral imzalı yazının da yer aldığı kaydedildi. Genelkurmay'ın "Astlık üstlük münasebetini zedeleyerek görevini kötüye kullanan Dursun Çiçek'in belgeyi tek başına hazırladı" iddiası da böylece geçerliliğini yitirmiş oldu.

HEDEFTEKİ PAŞALAR

İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Fikret Seçen incemeleye alınan belgeler arasında Deniz Kuvvetlerinin emekli ve halen görevde olan mevcut en üst rütbelilerinin sürgüne gönderilmesinin planlandığı ortaya çıktı. İstihbarat Binbaşı K.Y.'nin makam odasındaki gizli bölmelerde ele geçirilen evraklar arasında Balyoz darbesinin gerçekleşmesi durumunda yurtdışına sürgüne gönderilecek kişilerin listesi bulundu. Balyoz Darbe Planı'nın devamı niteliğindeki belgede Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit, Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç, Donanma Komutanı Oramiral Murat Bilgel'in de isimlerinin olduğu belirtildi. Amirallere suikast iddianamesinin ek delilleri arasında, Teğmen Sinan Efe Noyan'ın evinden çıktığı iddia edilen not yer almıştı. Nottan yola çıkılarak, Metin Ataç ile Eşref Uğur Yiğit'e yönelik suikast düzenleneceği iddia edilmişti.


Cephaneler Sağdıç'ın emri ile toplanmış


Gölcük Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde ele geçirilen 10 çuval belge arasında Bedrettin Dalan'a ait İstek Vakfı arazisinde bulunan cephanelik ile ilgili de ilginç bilgiler yer alıyor. Belgeler, Poyrazköy'de ele geçirilen cephanelerin eski Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Kadir Sağdıç'ın emriyle gömüldüğünü ortaya koyuyor. Belgeye göre Türkiye'nin dört bir yanında bululan cephaheler Sağdıç'ın yazılı emriyle Deniz Kurmay Albay Ali Türkşen tarafından toplanarak Bedrettin Dalan'a ait İstek Vakfı'nın Poyrazköy'deki arazisine gömülüyor. Yeni Şafak

10 Aralık 2010 Cuma

KÜÇÜK ADAM DA ADALET İSTİYOR

Veli Küçük'ten tehdit! - Video
Asrın Davası'nın son duruşmasında Emekli Tuğgeneral "Veli Küçük" söz aldı.

10.12.2010,21:33:29

Delil klasörlerinde yer alanErgenekonŞemasının tamamının açıklanmasını istedi. Küçük, şemada yer aldığını öne sürdüğü kişilerin mahkemede dinlenmesini talep etti. Küçük'ün sözleri bununla sınırlı değildi.

Hakimlere yönelik dikkat çekici ifadeler kullandı. "Sular geri gelir sayın başkanım gerçek Türk adaleti bir gün gelecek" dedi.
Duruşma, 196 sanıklı Balyoz Darbe Girişimi Davası'da aynı salonda görüleceği için, 24 Ocak 2011 tarihine ertelendi.


SAMANYOLU HABER TV

9 Kasım 2010 Salı

Albay'ın skandal ses kaydı

HER KİMSE BULUN VE ALIN BU SOYTARIYI

albayin-skandal-ses-kaydi
Kara Kuvvetleri İç Güvenlik Harekat Şube Müdürü bir Albay, İrtica Eylem Planı'yla ilgili de çarpıcı açıklamalarda bulunuyor.

"İRTİCA EYLEM PLANI ORTAK YAPILDI"

Ses kaydında Kara Kuvvetleri İç Güvenlik Harekat Şube Müdürü Albay Ünal Atabay olduğu iddia edilen kişi, İrtica Eylem Planı'yla ilgili de çarpıcı açıklamalarda bulunuyor.

Kayıttaki kişi, İrtica Eylem Planı'nın Genelkurmay ile Kara Kuvvetleri'nin ortak görüşüyle hazırlandığını anlatıyor.

O SÖZLERİ ŞÖYLE:

"Ben kuvvetteyken, o Genelkurmay ile kuvvetler arası sürekli görüş alışverişi yapıla yapıla hazırlanan bir plan. Bende biliyorum onu. Bende o plan üzerinde, ucundan kenarından çalıştım. Yani onun içerisindeki görüşlerden bir kısmı da benim görüşlerimdir yani. Fazla fazla şeyler vardır.

Bilgi destek ile beraber çalışıyorduk. Taslağı bende okudum o zaman (2007)

Bilgi destek şubesi bizim Kara Kuvvetleri'nde bizim dairedeydi. Beraber çalışıyorduk iç güvenlikle bilgi destek şubesi. Tabii o eylem planı ben ordayken de, geldi okudum ben onu.

Biliyorum ben onu. O zaman hazırlandı. Okudum. Sonradan o tadilat falan, sürekli güncelleniyor tabii o şeyden filan. O ilk taslağı geldiğinde okudum ben onu. Biliyorum yani. O günden sonra. O bizim o dönemde işte (2007).

SIZMALARI ÖNLEMEK İÇİN ÖZEL HÜCRELER KURULMALI

Aynen taslak maslak yayınlanmış demek ki. Şimdi tabii genelkurmaydaki suretinden sızdırılıyor olay tabii. Genel kurmay karargahından çıkıyor yani olay. Taraf gazetesinde yayınlanıyor.

Eee şimdi subaylardan, denizcisi, havacısı hiç fark etmez. Kişi bazında çalışma yapacaksın. Genelkurmayda. Bir hücre kuracaksın. Bu çok güzel çalışılır yani. Beş katta. Hücre kuracaksın. Kişiler üzerine çalışma yapacaksın. Aynısını kara kuvvetleri karargahında da yapacaksın.

Yapılacak tek iş var : Taraf ve ona bilgi verenlere kıyım yapacaksın

Taraf'a kim veriyor. Ee ona veren adam o yolun yolcusudur. O'na nasıl veriyor. Orda ne arıyor o adam? Yani gibi. Kendi kendimizi de sorgulamamız lazım. Taraf adı da oradan geliyor zaten.

Tek yapılacak iş. Kıyım. Kıyım yapacaksın. Kıyımda ... oynatan adamların hepsini kıyacaksın kardeşim. Şimdi bu hale düşecek miydi silahlı kuvvetler. Yani bu çok tehlikeli bir şey.

HANTEPE OLAYI

Kara Kuvvetleri İç Güvenlik Harekat Şube Müdürü Albay Ünal Atabay'a ait olduğu iddia edilen ses kaydında, 7 askerimizin şehit edildiği Hantepe baskınına Heron görüntülerine rağmen müdahale edilmediği konusunda "Heronların her gördüğü teröriste müdahale etmediğini" söylüyor ve bunun gayet normal olduğunu savunuyor.

İNSANSIZ HAVA ARAÇLARI HER GÖRÜNTÜYE MÜDAHALE EDER Mİ? NE SALATALIK ŞEY BU?

Yeni bir konu daha var. İnsansız hava aracının görüntülerine müdahale edilmemiş. Kardeşim ne salatalık şey ulan. Yani her istihbarata, her görüntüye müdahale edilmez ki. Anlık müdahale. O bir istihbaratın olgunlaştırılmasıdır. O çarka girer o. İstihbarat çarkına girer. Her olaya tepki gösterilmez. İstihbarat değerlendirmemiz onun üzerine kuruludur. O bir yani görüntü alınır çarka girer. Çark içerisinden, ona müdahale edilip edilmeyeceğine karar verilir.

8-10 terörist görüntüsü bizim için sadece bir veridir. Müdahale edilmez ki !

Şimdi orda senin gördüm dediğin 8-10 tane terörist gördün, vay niye müdahale etmedin. Yooo. Müdahale edilecek diye bir şey yok. Edilmez zaten. Her olaya edilmez. Her istihbarat. İstihbarat çarkına giren bir veridir.

Ben 10 dakika da çok güzel anlatırım. Herkese anlatırım bunu. Anlatmayınca da bu sefer ne oluyor. Onun yayınladığı psikolojik etki altında kalıyor bizimkiler."

Bizim Genelkurmay hala ne duruyor bilmiyorum?

Burda hala Genelkurmay'ın bu şekilde duruyor olması bile yani askeri savcılık soruşturma yapıyor. Askeri savcılığın soruşturma yapması çözüm mü? Sen idari olarak hazırlık yapacaksın. Hukuki durum ayrı."(Aktifhaber)

8 Kasım 2010 Pazartesi

Mayın skandalında şok kayıt - Video

BU KADAR HAİN'E VATAN MI DAYANIR


6 askerimizin şehit olduğu mayın skandalında kritik bir ismin gözden kaçtığı ortaya çıktı.

08.11.2010,19:41:16

Çukurca'da 6 askerimiz şehit oldu.Terörörgütü demişlerdi önce. Ancak internetsitelerine bir telefon görüşmesi düştü.

Mayınları kendi eliyle döşediği ortaya çıkan Tuğgeneral Zeki Es tutuklandı. Skandalı "Ufak tefek hata" olarak gören Tümgeneral Gürbüz Kaya ise hala dışarıda... Bütün bu yaşananlar deşifre olurken, kritik bir ismin gözden kaçtığı da ortaya çıktı.



İddiaya göre o isim Balyoz sanıklarından Korgeneral Yurdaer Olcan'dı. Olcan olduğu ileri sürülen kişi, mayın skandalının daha fazla büyümemesini istiyordu. O konuşmalar internet sitesine düştü. Olcan'a ait olduğu öne sürülen o ses, konuşmaların kaydedildiğini söylüyor ve bu konuşmaların GES Komutanlığı'nda tutulduğunu söylüyordu. Olcan olduğu öne sürülen rütbeli, konuşmanın sonunda, şehit düşen 6 askeri değil mayın itirafını yapan Zeki Es'i düşündüğünü söylüyordu. Şimdi kamuoyu Olcan ile ilgili nasıl bir işlem yapılacağını merakla bekliyor.
TERÖR » İşte Aktütün İhaneti


SAMANYOLU HABER TV