
Chomsky'den çarpıcı açıklamalar
MEHMET NEDİM ASLAN
Wikileaks internet sitesinin ABD büyükelçiliklerindeki gizli yazışmaları yayınlamasının oluşturduğu fırtına sürüyor. Şu ana kadar yayınlanan belgelerde ABD ve İsrail'i zor durumda bırakacak herhangi bir belgenin olmaması dikkat çekerken, belgelerin yayımlanmadan wikileaks tarafından Amerikan Dışişleri Bakanlığı'na gösterildiği ve ABD'nin güvenliğini ve çıkarlarını tehlikeye düşürecek belgelerin yayımlanmamasının kararı alındığı belirtiliyor.
WIKILEAKS ABD'YE MEKTUP GÖNDERDİ
Belgeler yayınlanmadan önce Amerikan Dışişleri Bakanlığı'na avukatı aracılığıyla bir mektup gönderen wikileaks'in kurucusu Julian Assange, Amerika'nın yayımlanmasının tehlikeli olabileceğini düşündüğü belgeleri kendilerine bildirmesini istedi. ABD'nin Assange'in bu önerisini reddetmesine rağmen, wikileaks ele geçirdiği belgeleri yayımlayan gazeteler, ABD'nin güvenliğini ve kişilerin hayatını tehlikeye düşürebilecek belgeleri yayımlamadı.
‘TOP SECRET'LAR YAYIMLANMADI
Yayımlanan bazı belgelerde ise Amerika'ya doğrudan bilgi veren kişilerin isimleri XXX olarak gösterildi. Türkiye'yle ilgili bazı belgelerde Amerikalı diplomatlar Hükümet içinden bilgi aldıkları kişileri ‘XXX' diye kodlamıştı. Şu ana kadar yayınlanan belgelerin “top secret' yani “çok gizli” belgeler olmaması ise Amerika'nın hangi belgelerin yayımlanabileceğini wikileaks ile görüştüğü iddiasını güçlendiriyor. Belgeleri yayımlayan gazetelerin de ‘top secret' belgeleri yayımlamaması da dikkat çekiyor.
ABD YEŞİL IŞIK MI YAKTI?
Şu ana kadar yayımlanan belgelerden en çok memnun kalan ülke İsrail olurken, ABD'nin, kendi diplomatlarının Washington'a geçtiği ‘gizli' yazışmalardan oluşan belgelerin ele geçirilmesine engel olamaması dikkat çeken bir başka ayrıntı olarak göze çarpıyor. Belgelerin yayımlanmasından sonra İsrail Başbakanı Netanyahu, “Wikileaks belgeleri bizim İran hakkındaki endişelerimizi haklı çıkardı” açıklaması yapmış, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton da İran'ın bir ‘tehdit' olduğunun tüm dünya tarafından kabul edildiğini öne sürmüştü. Netanyahu ve Clinton'un benzer açıklamaları, belgelerin kim tarafından ve nasıl ele geçirildiği ve yayımlanmasına nasıl izin verildiği kuşkuları da beraberinde getirdi.
11 EYLÜL SALDIRILARINI HABER ALMIŞTI
Dünyanın en gelişmiş istihbarat ağına sahip olduğu söylenen ‘süper güç' ABD'nin bir güvenlik zafiyeti mi yaşadığı yoksa belgelerin yayımlanmasına perde arkasından yeşil ışık yakıp yakmadığı bilinmiyor. Resmi açıklamalarda belgelerin Brad Manning isimli 22 yaşındaki bir asker tarafından sızdırıldığı söylense de, 11 Eylül saldırıları öncesinde saldırı gerçekleşeceğine dair istihbarat alınmasına rağmen gerekli önlemleri almadığı söylenen ABD'ye bu yüzden kuşkuyla bakılıyor.
CHOMSKY: EN BÜYÜK TEHDİT İSRAİL
Bu arada wikileaks belgelerinde İran'ın nükleer çalışmaları konusunda Arap liderlerin “İran'ı vurun” şeklindeki ifadeleriyle ilgili en ilginç açıklama dünyanın tanınmış akademisyenlerinden Profesör Noam Chomsky'den geldi. Chomsky, Netanyahu ve Clinton'un Ortadoğu ülkelerinin İran'ı bir tehdit olarak algıladığını hatırlatarak, “Hillary Clinton ve Binyamin Netanyahu Arap halkları arasındaki görüşü çok iyi biliyorlar. Daha birkaç ay önce Brookings Enstitüsü'nin yaptığı araştırmaya göre, Arapların yüzde 80'i bölgeye en büyük tehdit olarak İsrail'i görüyor. İkinci tehdit ise yüzde 77 ile ABD. İran ise sadece yüzde 10 oranında tehdit olarak görülüyor. Yine Arapların yüzde 57'si İran'ın nükleer silah sahibi olmasını olumlu buluyor. Onlar (Netanyahu ve Clinton) Araplardan bahsederken, Arap halklarını değil Arap diktatörlerden bahsediyorlar” dedi.
“WIKILEAKS BELGELERİ FİLTRELENDİ”
Amerika'da yayınlanan günlük haber programı ‘Democracy Now' tarafından telefonla bağlanılan Chomsky, wikileaks'in ele geçirdiği belgelerin bir filtreleme sürecinden geçtiğine işaret ederek, bu belgelerdeki bilgi ve ifadelerin çarpıtıldığını belirtti. Chomsky, “Mesela wikileaks'in yayımladığı belgelerden biri de İsrail'deki Amerikan Büyükelçisi'nin Hillary Clinton'la yazışması. Bu yazışmada İsrail ve HAMAS arasında bir ateşkes olduğu belirtiliyor. Ama bu ateşkese İsrail'in uymadığı belirtilmiyor. Yine İsrail ateşkes çağrısına uymazken, Gazze'yi bombalamaya devam etti. İsrail Amerikan seçimleri yapılırken yine Gazze'yi bombalamadı, HAMAS ateşkes çağrısı yaptı ama Amerikan Büyükelçiliği bunları not etmedi. Bu da demek oluyor ki ya Büyükelçiliğin bu konuda hiçbir bilgisi yok ya da aleni bir şekilde yalan söylüyorlar” ifadelerini kullandı.
HABERVAKTİM.COM