İşte kızın hastane raporu: Darp yok

İbrahim ACAR-Murat ALAN'ın haberi...
Dr. Fatma Gencer'in kaşesini taşıyan raporun, eylemin yapıldığı 4 Aralık 2010 tarihinde saat 14:14'te düzenlendiği görülüyor. Protesto gösterisinden yaklaşık 3 saat sonra hazırlandığı anlaşılan raporda, eylemci Ezgi Özen'in karın ağrısı şikayeti üzerine muayene edildiği dile getiriliyor. İlk muayenesinin ardından Ezgi Özen'in 4 saat sonra tekrar muayene edilmek üzere müşahadeye alındığı da yine hastane raporundan anlaşılıyor.
EMNİYET MÜDÜRÜ'NE SOPAYLA VURDU
Hastane muayenesinde darp ve cebir izine rastlanmadığı açıkça ifade edilen Ezgi Özen'in polisler tarafından dövülmediği gerçeğini ise emniyetteki kamera görüntüleri gösteriyor. Görüntüler, Ezgi Özen'in eylemde ilk sıralarında durduğunu ve Beyoğlu Emniyet Müdürü'ne sopayla vurarak arbedenin fitilini ateşleyen eylemcilerden biri olduğunu ortaya koyuyor. Emniyet Müdürü'nün darp edilmesinin ardından polis tarafından biber gazı sıkılan öğrencilerin kaçışarak olay yerinden uzaklaştığı ve herhangi bir darp olmadığı açıkça muşahade ediliyor.

Burada bir gariplik yok mu?
Eylemde çocuğunu düşürdü, gazetelere, TV'lere açıklamalar yapıyor ama ailesi tüm bu olup bitenlerden habersiz...
FAZIL ARCA'nın haberi
Başbakan Erdoğan'ın rektörlerle toplantı yaptığı esnada “protesto” gösterisi düzenleyen öğrencilerden olan ve polisin müdahalesiyle çıkan olayda bebeğini düşüren E.Ö., Habertürk'ten Ece Temelkuran'a konuştu.
Habertürk, E.Ö.'nün ismi gibi yüzünü de gizledi.
E.Ö., yaşananları şöyle anlattı:
“Hamile olduğum halde protestoya katılmamı eleştirenler var ancak... Karnımda bebek bile olsa benim kendimi savunmaya hakkım var... Bu protestoya katılma hakkım vardı...”
“Polislerden bir tanesi beni yakaladı ve karnıma tekme attı... İşte o an bir acı hissettim... 'Yapma' diye elimi kaldırdım ama dinlemedi ve bu kez sırtıma tekma atmaya başladı. Biber gazından dolayı önünü göremeyen arkadaşlarımızda, benim yerde olduğumu görmedi ve üstümden geçtiler.”
YÜZÜNÜN NEDEN GİZLENDİĞİ MERAK EDİLİYOR?
E.Ö. bugün gün içinde de NTV'ye konuştu. NTV'de de aynı şekilde E.Ö.'nün yüzü gizlendi. Bu gazete ve televizyon kanallarının gündemdeki bu olayın merkezinde olan bu kişinin ismi ve yüzünü gizlemesinin nedeni merak konusu oldu.
Öyle ya, üniversite öğrencisi iken siyasi bir grubun içine girerek, hamile haliyle protesto gösterisine katılabilen E.Ö.'nün, hem de mağduriyetini ortaya koyan açıklamaları neden yüzü gizli veriliyordu?
EVLİLİK DIŞI HAMİLELİK AİLEDEN GİZLENİYOR?
Üniversite öğrencisi E.Ö.'nün kaybettiği bebeğini evlilik dışı edindiği görülüyor. Habertürk'te de yer alan açıklamasında E.Ö. şöyle diyor: “Aileler bilmiyordu bu konuyu... Ama bebeğimi aldırmayı düşünmüyordum.. Daha ne olacağından emin değildik çünkü... Erkek arkadaşıma da bebeği aldırmak istemediğimi söyledim... O da bunu kabullenmişti... Ailelere de zamanı gelince haber verecektik... Ailem bu konu hakkında bir şeyler duymuş görmüş ama tam olarak olayı bilmiyor.”
Buradan şu sonuç çıkıyor:
Gerek Habertürk, gerekse NTV sözkonusu öğrencinin adını ve yüzünü, “ailesi evlilik dışı hamile kaldığını öğrenmesin” diye sansürledi.
Yani sözkonusu öğrencinin ailesini kandırmaya devam etmesi sağlanmış oldu.
AİLELER ŞÜPHEYE KAPILDI
Eminim ki, Habertürk ve NTV'nin bu yayınları sonucunda, kızları İstanbul üniversitelerinde okuyan ve isminin baş harfleri E. Ö. olan aileler, ister istemez şüpheye kapıldı. Hemen kızlarını arayarak, olaylı eylemle ilgili sorular yöneltti.
HABERVAKTİM ÖZEL-