
Balyoz'un muvazzaf sanığı Tuğgeneral Bulut Ömer Mimiroğlu, kendisini gözaltına almaya gelecek olan askeri yetkilileri hapis cezasıyla tehdit etti. Hukuğu ayaklar altına alan Paşa, güvenlik görevlilerini hukuğa sığınarak durdurmaya çalışıyor...

Vatan gazetesinin haberine göre, Balyoz'da yakalama kararı çıkarılan Tokat Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Mimiroğlu, Merkez Komutanlığı'na bir yazı yazarak, “Yakalama kararı hukuksuz. Yakalamaya gelirsen TCK 109'u ihlal etmiş olur ve 5 yılla yargılanırsın” dedi.
Balyoz davasında yakalama kararı çıkarılan 102 sanık diken üstünde bekliyor. Kararın geçtiğimiz Cuma günü alınmış olmasına rağmen o günden beri hiçbir yakalama işlemi yapılmadı. Sadece Emekli Orgeneral Çetin Doğan İstanbul'a teslim olmaya gittiği sırada Bodrum'da havalimanında gözaltına alınmak istendi ancak sağlık durumu nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Yakalama kararı çıkarılan muvazzaf paşalar arasında Tokat Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bulut Ömer Mimiroğlu da var. Mimiroğlu durup beklemek yerine yakalama kararını durdurmak için bugün ilginç bir hukuki hamle yapmaya hazırlanıyor. Yakalama kararını uygulamakla görevli Tokat Merkez Komutanlığı'na gönderilmek üzere avukatı aracılığıyla bir yazı hazırlayan Mimiroğmlu, özetle, “Kararın hukuksuz olduğu ve yakalamanın gerçekleştirilmesi halinde suç işlenmiş olacağı” vurguladı. 5 sayfalık yazıda şu ifadelere yer verildi:
- Muvazzaf asker Mimiroğlu'nun yakalanması için komutanlığınıza yakalama müzekkeresi gönderilmiştir.
- CMK 98/3 madde kapsamında alınan karar sadece hukuka aykırı bir emir olmayıp, hürriyeti kısıtlayacağından dolayı konusu suç teşkil eden adli emir niteliğindedir.
- CMK 247'nci maddesine göre yakalama emrinin tanzim edilmesi için “kaçaklık ara kararı”na ihtiyaç vardır.
- CMK'nın 98/3 ve 247. maddelerine tamamen aykırı bu emrin uygulanması durumunda müdafisi bulunduğumuz Bulut Ömer Mimiroğlu'nun hürriyeti yasaya aykırı olarak tahdit edileceğinden dolayı ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 109. maddesi uyarınca hürriyeti tahdit suçu oluşacaktır. Bu hali ile verilen konusu yakalama emri olan müzekkere konusu suç teşkil eden bir adli emir mahiyetindedir. Bu durumda emri veren makamlarla birlikte emri uygulayanlar da bu suçun müşterek failleri olacaktır.
Suç duyurusunda bulunacak
VATAN'a konuşan Tuğgeneral Mimiroğlu'nun avukatı Tolga Akalın, yakalamanın yapılabilmesi için hukuki olarak mutlak gerekli “Kaçak Ara Kararı” olması gerektiğini hatırlattı. Akalın, “Kaçak Ara Kararı”nın olmaması ve Tuğgeneral'in yakalanması durumunda Tokat Merkez Komutanı ve 10.Ağır Ceza Mahkemesi savcıları için suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi. Akalın şunları söyledi:”Yakalama kararının ‘Kaçak Ara Kararı” ile verilmediğini biliyoruz. Yine de Tokat Merkez Komutanlığı'ndan ilgili 10.Ağır Ceza Mahkemesi'nden yakalama kararını infaz etmek için kaçak ara kararını da istemelerini talep edeceğiz. Eğer bir “kaçak ara kararı” yoksa bu suç teşkil eder. TCK'nın 109. maddesinde,'Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir.” deniliyor. Eğer bir kaçak ara kararı yoksa Komutanlığı'nın bu emri iade etmesi gerekir. Eğer bu haliyle bu emri yerine getirirlerse, kararı veren 3 hakimle birlikte Tokat Merkez Komutanlığı hakkında hürriyeti sınırlamaktan suç duyurusunda bulunacağım.”
‘Kaçak Ara Kararı' nedir?
CMK'nın 247.maddesi, “Hakkındaki kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde saklanan veya yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle mahkeme tarafından kendisine ulaşılamayan kişiye kaçak denir.” diyor. Maddenin A bendinde de, aranan kişiye çağrıda bulunulacağı ve B bendine göre de, “Bu işlemlerin yerine getirildiğinin bir tutanak ile saptanmasından itibaren on beş gün içinde başvurmayan sanığın kaçak olduğuna karar verilir” deniliyor.
Madde 109
Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
*************************************************************************************
Genelkurmay'a 'yardım ve yataklık' suçlaması
Türkiye, CHP'nin Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesini değiştirmek için başlattığı girişimi tartışırken, mahkeme tarafından haklarında yakalama emri verilen subayların askeri tesislerde koruma ve kollama altına alındığı ortaya çıktı.
Cumhuriyet'i koruma ve kollamayı yasal bir çerçeveye oturtan TSK'nın, haklarında yakalama emri verilen Balyoz sanıklarını da koruma ve kollama altına almasına sert tepki gösterildi. Toplumun önde gelen isimleri ve aydınlar, "Darbelere zemin hazırlayan, darbecilerin en büyük bahanesi haline getirilen 35. madde, şimdi de darbe planlayıcıları için mi kullanılıyor?" sorusunu gündeme getirdi.
BALYOZCULAR KOLLANIYOR
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 102 Balyoz sanığı hakkında verilen yakalama kararının infaz edilememesinin ardında darbe sanıklarının korunaklı askeri sosyal tesis ve orduevlerinde saklanmalarının yattığı tespit edilmişti. Ankara, İstanbul ve İzmir'deki sosyal tesislerde buluşan Balyoz sanıkları, Yüksek Askeri Şura'ya (YAŞ) kadar saklanması için buralarda koruma ve kollama altına alındı. Ankara Merkez Orduevi, İstanbul Fenerbahçe Orduevi ve İzmir Ege Bölge Deniz Komutanlığı Narlıdere Askeri Sosyal Tesisleri'nde saklandıkları belirtilen Balyoz sanıklarının adalete ne zaman teslim edilecekleri ise bilinmiyor. 1-4 Ağustos tarihleri arasında yapılacak kritik YAŞ toplantısından önce durumları görüşülecek olan 11 muvazzaf generalin, askeri bölgelerde toplantı bitimine kadar saklanacağı ileri sürüldü.
YARDIM VE YATAKLIK SUÇUDUR
Yakalama kararları doğrultusunda harekete geçen polis, mahkeme tarafından iletilen adreslerden 26'sından eli boş dönmüştü. Muvazzaf personelin belirlenen mekanlarda toplanması nedeniyle ikamet adresleri boşaltılmış durumda. Bu nedenle de tebligatlar yapılamıyor. Muvazzaf personelin YAŞ'a tebligat almadan girmelerinin sağlanmasının da terfi açısından hukuksal bir açık oluşturacağının, Adli Müşavirlerin yaptığı toplantıda alınan kararlardan biri olduğu öğrenildi. Merkez Komutanlıklarına muvazzaf personel için tebliğ ve teslimat yapılmaması yönünde emir verilirken, hukukçular sözkonusu durumun ve sanıkların TSK'ya ait tesislerde organize biçimde toplanmasının "yardım ve yataklık" suçunu oluşturabileceğini iddia ettiler. Ayrıca "yargı karlarına karşı hile yoluyla suçluların korunması" suçunun oluştuğu da dile getirilen iddialar arasında.
İŞTE ARANILAN 11 MUVAZZAF GENERAL
* 6. Kolordu Komutanı Korgeneral Nejat Bek
* Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu
* Hakkari 3. Taktik P.Tümen Tümgeneral Gürbüz Kaya (Gediktepe brifingini veren komutan)
* KKK Denetleme ve Değerlendirme Bşk. Yrd. Tümgeneral Salim Erkal Bektaş
* Kara Harp Akademisi Komutanı Tümgeneral Ahmet Yavuz
* 4. Jandarma Komando Eğt. Tugay Komutanı Tümg. Halil Helvacıoğlu
* 52. Taktik Zırhlı Tümen Komutanı Tümgeneral Abdullah Dalay
* Ulaştırma ve Personel Okul Komutanı Tümgeneral İhsan Balabanlı
* Kayseri Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Ali Aydın
* Kocaeli Denizaltı Filosu Komutanı Tuğamiral Ahmet Türkmen
* Kocaeli Hücumbot Filo Komutanı Tuğamiral Abdullah Gavramoğlu.
Önce terfi sonra işlem
Balyoz darbe soruşturmasını yürüten İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin emekli ve muvazzaflardan oluşan 102 TSK mensubunun görüldükleri yerde yakalanmasına yönelik kararını uygulamamakta direnen Genelkurmay'ın, YAŞ taktiği belli oldu. Hakkında tutuklama kararı verilen subayların YAŞ'ta terfi etmesi sağlandıktan sonra, prosedürün işlemeye başlayacağı ifade edildi. TSK Personel Yasası'nın 65. maddesine göre, "Açığa alınan veya tutuklanan subayların, terfileri ve kademe ilerlemeleri yapılmaz" deniliyor. Genelkurmay'ın, 1-4 Ağustos tarihleri arasında yapılacak YAŞ'a girecek subayların terfi engeline takılmaması için şura sonuçlanıncaya kadar "tutuklama" işlemini yaptırmama kararı aldığı belirtildi.
'AYRI' YOLDAN YAŞ'A GİDECEKLER
Balyoz Darbe Planı ile ilgili soruşturmayı yürüten İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, "yakalama" kararını yerine getirmemekte direnen Genelkurmay'ın, "yakalama kararı, tutuklama anlamına gelmemektedir, bunu karşılamıyor. Yakalamayı, tutuklamaya dönüştürmek suretiyle personelin YAŞ'ta hak kaybına uğramasına meydan verilemez" şeklinde görüş oluşturduğu öğrenildi. Askeri personel hakkında "tutuklama" işlemi gerçekleşmediği için, YAŞ'ta tayin ve terfi işlemlerinin gerçekleştirilmesinin amaçlandığı ifade edildi.
Savcılar harekete geçti
Balyoz davası kapsamında haklarında tutuklama kararı çıkarılan 102 askeri sanığın TSK'ya ait sosyal tesislerde taplandıkları ve YAŞ toplantısı bitene kadar buralarda kalacaklarına ilişkin haberler üzerine savcıların harekete geçtiği öğrenildi. Savcılar, saklanma yerleri olduğu şeklinde basına yansıyan askeri tesislere yönelik girişimde bulunacakları belirtildi. Merkez komutanlıklarında görevli askerlerin de mahkemenin yakalama emri yerine, amirlerinin talimatına uygun olarak yakalayıp teslim etmemelerinin onları da suçlu durumuna düşüreceği belirtildi. Savcılığın yakalama emri çıkarılan emekli askerlerin tamanın ikametgahlarını değiştirmeleri ve telefonlarını kapatmalarını da 'organize' bir hareket olarak değerlendirdiği ifade edildi.
Yeni Şafak