Nihayet siyasete fuhuş da bulaştı. Böylesini en pespaye "televole" programlarında bile gören olmamıştır. Toplum içinde adam kalıbıyla dolaşan bir rezil karısını kendi eliyle getirerek, topluma sosyal-demokrat ve çağdaş olarak lanse edilen bir başka utanmazın koynuna sokuyor...Yazıklar olsun! Topluma örnek yaşam tarzı olarak kakalamaya çalıştıkları çağdaşlık buysa eğer; yerin dibine batsın böylesi çağdaşlık!. Hadi karısını kendi eliyle getiren o soysuzu yok sayalım, ya hu bir genel başkan böyle bir rezaletin yaşanmasına nasıl fırsat verir?.Hangi mantık böyle bir şeyi kabul eder?. Ahlak kavramını bu derece ayaklar altına alan birinin bundan sonra üreteceği politikalara güven duymak mümkün mü?
Doğrusu bu ya; adı geçen rezil videoyu gördüğümde, ilk önce inanmak istemedim. Ama küçük bir araştırma yaptığımda, görüntü içerisinde yer alan rezillerle, adı milletvekili olarak anılan fahişenin aynı kişiler olduğunu gördüm...Videoyu seyreder etmez de iğrendim, doğruca lavaboya koşarak içimi boşalttım....İnanın böyle bir rezalete gazetelerin 3'ncü sayfa haberlerinde bile rastlayamazsınız...
Yıllardır dindarların özel yaşamına dahi kısıtlama getirebilmek için elinden geleni ardına koymayan bir genel başkanın yaptığı böylesi bir terbiyesizliğin Türk toplumu tarafından kabul görmesi mümkün değildir.Evet bu olay Amerikan toplumunda bile hoş karşılanmayan Clinton-Monika skadalından bile daha vahimdir. Monika bekar bir kadındı, oysa N.B. hem evli üstelik de kocası tarafından getirlip peşkeş çekiliyor. Böylesi bir rezaleti bay Baykal'ın mide'si nasıl kaldırdı anlam veremiyorum.Erkeklik kavramı bu kadar ucuzladı mı ya hu!...Yazıklar olsun; namus kavramının hem kadınların , hem de erkeklerin iki bacak arasında olduğu bu olayla birlikte açıkça görüldü...

Bundan sonra bay Baykal'ın yapması gereken en doğru hareket; derhal, ama derhal hiç beklemeden "Eyhalk'ım uçkuruma sahip olamadım,böyle bir rezaleti sizlere yaşattığım için özür diliyorum" diyerek istifa etmek olmalıdır.Aksi halde bundan sonra yapılacak en ağır eleştirilere hazır olmalıdır. Bu olay basit bir zamparalık hadisesi olmadığı gibi, gençlere kötü örnek teşkil edecek ahlaksızlık örneğidir.Evet bu rezaletin işi nerelere vardırabileceği iyi hesap edilmelidir. Gelecekte Baykal'ın yaşam tarzını örnek alacak nesillerle karşılaşmak istemiyorsak bu rezaletten çıkış yollarını iyi tespit etmeli ve buna göre tutum sergilemeliyiz...
Ahlaki tutum sergilemede toplumuzun bütün kesimleri hedef kitle içerisinde yer alır. Bunun içinde aile bireylerinin yer aldığı gibi, alış veriş etiğimiz market sahibi, evine ziyarete gittiklerimiz ve evimize ziyarete gelen herkes, sokakta karşılaştıklarımızdan tutun da, politikacılar da ahlaki vizyon sergilemenin kapsamındadır. Bu olaya alan razı-veren razı üstelik kocası kendi eliyle getirip peşkeş çekiyor, öyleyse bize alt etmek düşer mantığı ile bakamayız. Çünkü ahlak; toplumsal dinamiklerimize hız kazandıran en önemli etkendir.Ahlaki yozlaşma başladığı andan itibaren toplumsal çözülme de hız kazanmaya başlar.Oyuna gelmemek için toplumsal ahlakı diri tutacak tedbirleri gecikmeden almalıyız...
Bir toplumu ayakta tutan en önemli altı etken; Dil, Din, Soy, Kültür, Örf ve ahlaktır. Bunlardan biri gittiğinde diğer kalan beş tanesi de kendiliğinden yok olmaya mahkümdur. Değerleri kirletilmiş bir toplumun ayakta kalması imkansızdır...Özlediğimiz günlere ulaşmak istiyorsak, ahlaki değerlerimizi muhafaza etmeye çalışmak ilk işimiz olsun..
Bir milletin büyüklüğü, nüfusunun çokluğu ile değil, akıllı ve fazilet sahibi insanların çokluğu ile belli olur....
Kalın sağlıcakla...