RECEP AYDIN-Sosyal-Bilimci

Karşımızda cezaevine girmiş genç kızları, fuhuş tuzağına düşürmekten tutun da,uyuşturucu ticaretine kadar her türlü alçaklığı yapabilecek tiynette insanlardan müteşekil rezil bir örgüt var...En acı olanı da bu kahpe örgüte adı karışanların çoğunun makamı ya da rütbesi var...
Ne olursunuz bazıları tarafından topluma vatansever gibi lanse edilmeye çalışılan bu rezillerden oluşan örgütün,ülkemiz için ne kadar büyük bir tehlike olduğunun farkına varalım artık...
Ergenekon iddianamesinde yer alan gizli tanık Efe'nin ifadesindeki iddialara bakar mısınız:
Erzincan'ın bir ilçesinde üst düzey bir bürokrat olan gizli tanık 'Efe', örgütün para kaynaklarını da deşifre ediyor. Buna göre, örgüt, cezaevine düşen genç kızları kıskaca alıyor. Çeşitli vaatlerle kandırılan mahkûm kızlar, örgüt için çalışmaya başlıyor. 'Motor kızlar' olarak adlandırılan kızlar, örgütün hem istihbarat işlerini yürütüyor, hem komplo tuzaklarında etkin rol alıyor hem de örgütün kara para ihtiyacını karşılıyor.
Yine aynı ifadesinde;Gizli tanık Efe, iddianamenin sanıklarından Şenol Bozkurt'u makamında ziyarete gittiğinde yaşadığı olayı şöyle anlatıyor:
"Şenol komutanı ziyarete gittiğimde, kendi odasında gizli olarak belirttiği bir ajanda çıkartarak bir bayanı aradı. Bayana ait telefon numarasını cezaevinden sorumlu başçavuştan aldığını söyleyerek, randevu verdi. Bayanın kim olduğunu sordum. Bana 'Çok güzel bir kız, cezaevinden yeni çıktı.' dedi. Ajandasını açarak, 'Bunlar ne ki... Bunlardan daha çok var.' diyerek ajandasında bulunan bayanların listesini ve telefon numaralarını gösterdi. Hatta yanımda cezaevinden sorumlu başçavuşu arayarak 'Yok mu göndereceğin kız?' diyerek kahkaha attı. Ben 'Bu kızlarla ne işin var?' diye sorduğumda, bana 'Bu kızlar motor kızlar. Bize haber elemanı olarak çalışıyorlar. Kimle yatıp kalktıklarından bilgimiz var. İstediğimiz kişileri bu kızlar vasıtasıyla düşeşe getiriyoruz. Bu kızlar vasıtasıyla ortam hazırlıyoruz. Kara para ihtiyacımızı buradan karşılıyoruz.' dedi. Şenol Başçavuş ile samimi olduğumuz için bunları benimle paylaşmakta bir mahzur görmeyerek her şeyi anlatıyordu. Bu olayla bağlantılı olarak, sonraki bir zamanda Şenol Başçavuş, Şömine Kafe'de çalışan Sedat lakaplı S... isimli kişiye 'Bu kızlardan birini B. Savcı'ya yamayalım da, sen de onları kafede kameraya al. Bunu Alay Komutanı Recep Albay özellikle istiyor.
Şimdiiii ne kadar ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzu görüyor musunuz?..Doğrusu bu ya; ben bu adamların, rezilce işler çevirmekten, pkk ile mücadele etmeye zaman ayırdıklarına inanmıyorum!..
Zaten gizli tanık "Efe"nin bundan sonraki sözleri benim bu tezimi doğruluyor:
Gizli tanık Efe'nin anlattıklarına göre Başçavuş Şenol Bozkurt, aynı soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'in 'kendilerine katılmasına' çok sevindiğini her fırsatta dile getiriyor. Efe ifadesinde şunları söylüyor: "Hafta sonları ava çıktığımızda Ersin Üsteğmen de yanımızda olurdu. Av esnasında benim yanımda kendi aralarında (Ersin ve Şenol) Erzincan'da başsavcı ile birlikte çok güçlü olduklarını, başsavcı ile Erzincan'da her türlü işi yapabileceklerini gülerek ve alaycı bir üslûpla anlatıyorlardı. Bir konuşmalarında Erzincan milletvekili hakkında, onun telefon görüşmelerinin içeriğinden bahsettiler. 'Adam hem cemaatçi ve hem de çapkın, dinleyince gülüyoruz' gibi ifadeler kullandılar."
Ergenekon ile ilgili çarpıcı itiraflarda bulunan, birçok sanığın tutuklanmasında ana etken olan ‘gizli tanıklar' Ergenekoncular ve sivil uzantılarının kıskacı altına girmesi ve onların ifadeleri değiştirtip ya da susturmaya yönelik girişimler,gizli tanıkların emniyet tarafından gerektiği şekilde korunamadığını ya da bilerek korunmadığını gösteriyor!.
Arkadaşlar hiiiç kendimizi aldatmayalım.Ayrık otu gibi;TSK'dan tutun da,Yargıya kadar her yana kök salan bu rezillerin devlet yapısı içinden temizlenmesi çok zor görünüyor.Üstelik gizli denilen bu "Gizli tanık"ların ergenekon sanıkları tarafından bilinmesi,ya polis ya da yargı içinde bulunan köstebeklerin varlığına işaret ediyor!..Öyle ya tanıklar;tehlikede olduğu için isimleri gizlendi ve kendilerine kod adlarıyla hitap ediliyor...Peki adları ve adresleri gizli olan bu tanıkların yerinin sanıklar tarafından bilinmesi,bize onların tehdit ve şantaj altında olduklarını göstermiyor mu?
Çok yakında gizli tanıklar bir bir ifadelerini geri çekip,değiştirmeye başlarlarsa hiç şaşırmayalım!..
Önlem alınmadığı takdirde Ergenekon'un İstanbul'da görülen ana davasının 20 gizli tanığı ile Erzurum'da henüz hakime dahi ifade vermemiş olan 12 gizli tanık; asker, yüksek yargı mensubu ve bazı milletvekillerinin tezgahladığı yeni bir planla ifade değiştirebilir. Öte yandan iddiaları haklı çıkaracak bir gelişme ise önceki gün Ankara'da yaşandı.
Gizli Tanık, Munzur ve iki akrabasının 4 Mart'ta Ankara'ya getirilip bazı temaslarda bulunacakları yönündeki haberler doğrulandı.
CHP Milletvekili Erol Tınaztepe, Gizli Tanıklarla Ankara'da görüştüğünü Radikal Gazetesi'nden Mesut Hasan Benli'ye doğruladı.
CHP'li Tınaztepe, “gizli tanıklar Ankara'ya gezmeye gelmiş ben de öyle görüştüm” gibi bir açıklama yapsa da olayın boyutları oldukça farklı görünüyor.CHP'li Ahmet Ersin de gizli tanıklarla Erzincan'daki görüşmesini, önce gizlemiş, arkasından reddetmiş ve en son “eşinden boşanacakmış onu görüştük” gibi benzer bir gerekçeyle açıklamaya çalışmıştı.
Ne olursunuz, bütün bu başımıza gelenler;"sincan'da yürütülen tankları" , "Ordu Göreve" diye pankart açan soysuzları ,inançlı insanlara yapılan ayırımcılığı seyrettiğimiz için geldi.Kendilerinin dokunulmaz olduğunu düşünenler bizleri muhayyel tehlikelerle meşgul ederken,servetlerine servet yığdılar!...
Ülkemiz derin bir kuyudan çıkmaya çalışıyor...Ne yazık ki geçmişte gizli yapılan ancak varlığı bilinen alçaklıklar,bugün aleni yapılıyor. Adına ergenekon denilen kahpe örgüt içerisinde yer alan;yargı mensubu,omuzu kalabalıklar,bürokratlar,kendinin dokunulmaz olduğunu sananlar, vd. panik halinde.Ne kadar direnirlerse dirensinler;onları kaçınılmaz bir son bekliyor.
Türkiye'nin temeline konan cephaneleri, kazdıkça kemik fışkıran ölüm kuyularını, suikast timlerini, saldırı planlarını, eğitimci zannedilen,ama aslında bir emir eri gibi çalışan rektörleri ne olur unutmayalım...
Bu arada "Ergenekon"a fasa-fiso" diyen Başbakanları,bu Milletin nimet ambarlarını yeğenlerine peşkeş çeken "şapgalı baba"ları Türk-Kürt çatışması çıkartıp ülkemizin birlik ve beraberliğini bozmaya çalışanları da unutmayalım...
Parlak bir gelecek bize çok yakın...Ama asıl vatanseverliğin ülkemizin geleceği için,kelleyi koltuğa alıp mücadele eden haysiyetli insanlara destek çıkmak olduğunu unutmayalım...
İnsanların en alçağı,alçaklara arka çıkan ve onlara destek verenlerdir.
Ne olur bizleri yanıltmaya çalışıp, kafamızı karştırmaya uğraşan alçakların oyununa gelmeyelim...
Uyan ki, başka uyanacak vakit yoktur.Uyan ve bir kıyamet eri , bir mahşer eri gibi davran yeryüzünde...
Kalın sağlıcakla....