RECEP AYDIN-Sosyal Bilimci
Sayın Başbuğ;bir yandan "Herşeyi hukuk'a bırakalım,biz hukuk'un vereceği her türlü karara saygı duyacağız"(Böyle bir lüksü de yok ya orası ayrı bir konu) derken,diğer yandan da, suça bulaşmış kişilerin adalete hesap vermelerini engelleyerek,daha önce verdiği demeçlere uygun davranmayıp, eleştirilere boy hedefi olmaktadır...
Bir insan için samimiyet en büyük sınavdır.Ortada belgelerle ,ses kayıtlarıyla ve ıslak imzalarla delillendirilmiş çok ciddi suçlamalar var.Ve bugün birçok subayın yargı önüne çıkıp hesap vermesi gerekiyor.
Sayın Başbuğ boğazına kadar suça batmış kişileri koruyup himaye ederek,kendisi de suça iştirak etmektedir...
Sayın Başbuğ bazı şeylerin ciddiyetini hala kavramamış gibi görünüyor.Evet bir zamanlar TSK'da omuzu kalabalık rütbelilerin suç işleyip adalete hesap vermeme gibi bir gelenek vardı... Ama,bugün durum değişti!..Ok yaydan çıktı bir kere; bu saatten sonra,ne Başbuğ'un ne de bir başka üst düzey devlet görevlesinin,darbe planları yaparak vatana ihanet etmiş kişileri "Adalete hesap vermekten" alıkoymaya gücü yetmez...Belki davayı biraz geciktirir ama bu kimseye bir şey kazandırmaz...Hatta ileride itiraz edemeyeceğiniz daha büyük suçlamalara muhatap olmak zorunda kalırsınız...
Başbuğ'un söyledikleriyle çelişen bu tutumu "Ülkemizi; sanık 'orgenerallerin' ve suça batmış askerlerin ülkesi" haline getirir.Adalete hesap vermekten kaçan reziller ve onları koruyup himaye eden sayın Başbuğ; kaybedeni önceden belli olan bir mücadele içindir.Bu tutum ve davranışları "cuntacı"ları kurtarmaya yetmeyecektir...Kimse hukuk ve adaletten kaçarak suçunu ört-bas edemez.Böyle bir mücadeleyi kazanamaz da....
Eninde sonunda ülkemizin; disiplinli,ciddi,hukuka saygılı ve sadece askerlikle meşgul olan "cuntacı alçaklardan" arınmış bir ordusu olacak...
Buna Başbuğ dahil kimse engel olamaz... "Limana doğru yanaşmakta olan bir gemide iseniz, denize doğru koşmanızın yararı yoktur".
Ülkemizin enerjisini tüketen,nimet ambarlarını yağmalatan darbecilerin saltanatı sona eriyor.Hiçbir güç ülkemin demokrasi limanına yanaşmasına engel olamaz...
Milletimizin ülkeyi korusun diye kendisine emanet ettiği silahları milletine yönelten alçakları,"kafes eylem planı ile küçücük çocuklara bile suikast tertipleyebilecek kadar gözü kararan soysuzları,ülkemin "Başbakan"ına "adi"diyebilecek kadar "ADİLEŞEN" şerefsizlerin ordumuzun içerisinde barınmalarına göz yummamızı kimse beklemesin.
Suça bulaşan bu reziller sanık sandalyesine oturtulmadıkça kimsenin "Ordu yıpratılıyor" diye şikayet etmeye hakkı yoktur.
Aslında; "Çanakkale Destanı" gibi büyük bir başarıya imza atmış güzide ordumuzu yıpratan "cuntacı rezillerin" o adına "Peygamber ocağı" denilen kutsal çatı altında bulunmasıdır...
Hukuk;bir devletin varlığını koruyacak en mukaddes öğedir.Biz hukuku korumaya özen gösterirsek;o da ülkemizin geleceğini koruyacaktır.Kim ne derse desin "hukuka uymayan silahlı güç çetedir"....Ordumuzun; zihinleri kirli personele değil de, "Ülkesi ve milleti için çabalayan" vicdanı temiz personele ihtiyacı var.
Bunun için de adalet kuvvetli , kuvvetliler de adil olmak zorundadır...
Kalın sağlıcakla..