Türkiye, Arjantin gibi olmaz. Sosyal patlama görülmez. İnsanlar market basıp, etleri sırtına vurup götürecek kadar saldırganlık yapamaz.Villâlarla gecekondular da omuz omuza. Lüks araçlarla, külüstürler de yanyana.
Türkiye insanı kaderciliği, çileciliği gereği susar.Oysa sosyal patlamanın en şiddetlisi yaşanmakta. İnsanları sokakta yürümekten ürküten, kapkaççılık bir sosyal patlama değilmiş gibi toplum mühendisleri, hâlâ kendilerini Arjantin’le kıyaslanmaktalar.Evli kadınların kocalarından ayrılıp, babalarının maaşını alabilmek, hayatlarını sürdürebilmek için yalan söylemek, ezilmek zorunda kalışları bir sosyal patlama değilmiş gibi.
Masum mahallelere kadar yaygınlık gösteren fuhuş da; refah ortamları ile hiç doğru orantılı değilken.Bir zamanlar insanlar, harp malûlü bile olsalar, tüyü bitmemiş yetimin hakkı var diyerek devletten kendilerine maaş bağlatamazlardı. Sırf bu yüzden memuriyetten uzak duran bir zihniyet vardı.
Bugünse ölmüş annesinin cesedini evinin bodrum katına gömüp, O’nun kıyafetlerini giyip, emekli maaşı alanlar bir Ş.G. de değil. 13 bin küsur kişi, sadece tesbit edilebilenler. “Fakirlik, kâfirlik olayazdı” diyen Peygamber ne kadar da etkili anlatmakta, yoksulluğun neler yaptırabileceğine dair.Bu ülkede cumhurbaşkanlığı yapmış kişinin bile yeğenleri, birkaç yüzyılda yapılamayacak bir para işi ile uğraşıyorlarsa. Genç Murat yaşından büyük işlere kalkışıp, banka açıp, halkın paralarını toplayıp krallığa oynuyorsa.
Eski cumhurbaşkanı yeğeni Murat için, cumhurbaşkanı antetli mektupları sağa sola başta Rusya’ya yollamışsa. Oğlancık bir anda hormonlu bir iş adamı gibi büyümüşse.Diğerleri gibi bankası batınca “Amcanın yeğeni” de paraları boşaltıyor.
Bu para çuvallarını ise eski Cumhurbaşkanının “çanağımız ortak” dediği babasının şirketlerine yerleştiriyor. Biz ayakta uyuyan halk TMSF elkoyunca ancak, Şevket Demirel’in 9 şirketinden haberdar oluyoruz. Veliaht Murat, Egebank’tan babacığının şirketlerine “5 milyon dolar” halkın parasını aktarmış, meğer.Çanak devrilince, kıyamet kopuyor.
Eski Cumhurbaşkanı Demirel’i tutabilene aşkolsun. “Yaptığınız linçtir. 50 yıl bu ülkede demokrasi ve hukuk mücadelesi yaptım. Artık isyan ediyorum”. Demirel hukuk mücadelesi yapmazsa ne olur bu milletin hali! Ya mücadeleden vazgeçip, çanağın içindekilerin peşine düşmezse...Şimdi böyle bir ülkede,Nasıl sosyal patlama olmasın? Nasıl kapkaç alıp yürümesin.
Nasıl kadınlar nikâhlarından vazgeçip, eski eşleri ile metres durumuna düşmesin. Anne-babaların ölü elbiselerini giyecek kadar bir aşağılığa talip olmasın.Amirali, Rektörü, bankacısı, işadamı soyguna çıkınca, halk oturur mu?Baştakiler kiminle dansettiklerinin farkındalar mı? Kollarındaki partnerleri olan halk; yoksul. Onlarla alay edercesine; ayaklarına, beyinlerine, yüreklerine basıyorlar.
Cumhurbaşkanının yeğenleri bile hırsız çıkınca, üstelik “çanak ortak” itirafları gelince, artık kim tutar bu milleti...