
"Efendim biz cumhuriyetle idare ediliyoruz, yönetim tekniğimiz de demokrasi" gibi içi boş ve kuru sloganlar,dış dünyada bir değer ifade etmez...
Evet laikliğe sıkı sıkıya bağlıyız, hatta bizdeki laikliğin bir eşi ve benzeri dış dünyada bile yok ama; 87 yıl önce birlikte demokrasi mücadelesine çıktığımız ülkelerin çok daha gerisindeyiz.Hatta kanun'i esasi'den sonra ilk anayasa olarak adlandırabileceğimiz 1924 anayasası bile; demokrasi, hukuk devleti ve özgürlükler açısından 1982 anayasası'ndan daha adildi...
Demokrasi'yi yücelten bir anayasanız olmadan hiçbir alanda aşama kaydedemezsiniz.Gücünü anayasada'ki çarpıklıktan alan sorumsuz yüksek yargı günümüzde artık demokrasi'yi "Musalla"ya yatıracak konuma gelmiştir!.
Evet yargıya güvenmek şart. Ancaaaak yargı da güven vermeli, ideolojik saiklerle hareket etmemeli hatta böyle bir izlenimin doğmasına bile vesile olacak ilişkilerden kaçınmalıdır. Son dönemde ortaya çıkan ses kayıtlarına ve verilen şaibeli kararlara bakınca ne yazık ki, Türkiye'de herkesin güvenebileceği bir yargı yok...
Kısaca hukuk çukur adamların arka bahçesi haline getirildi!.
Bu durum hukuki bir durum değil, halk'ın helal oylarıyla seçilip başa gelen iktidarı kontrol altına alma taarruzudur. Bir zamanlar Türkiye'nin en hassas bölgelerinde en üst düzeyde görev yaparak, halk'a komplo planları hazırlıyan alçakları hesap vermekten kurtarma operasyonudur...
Ey mahkemeleri ve hukuku "Ergenekoncu alçakların" arka bahçesi haline getiren soysuzlar şunu iyi bilin; "Bazı şeyleri şeklen hukuka uygun hale getirebilirsiniz ama bu durum hukuka aykırıdır". Belki yargı'ya tanınan dokunmazlık şemsiyesine sığınarak bazı şeyleri şeklen hukuka uyduracak rezaletlere bulaşır hesap vermezsiniz ama, verdiğiniz kararlarla toplum vicdanında sizler mahküm olursunuz!..
Evet geçmişte Salim Başol ve suç ortaklarının verdiği hükümler de kanuni idi ama hukuki değildi...Aradan yıllar geçmesine rağmen verdikleri alçakça hükümler nedeniyle, bugün bile adları geçtiğinde Türk halkı kendilerini lanetle anmaktadır!.
Adalet duygusunu yitiren toplumların çivisi çıkar. Konumu ve işgal ettiği makam ne olursa olsun, kimsenin bu ülkenin geleceği ile oynamaya hakkı yoktur. Mahkemeler yasalarda belirtildiği gibi Türk halkı adına karar vermelidir. Halka tuzak kurmaya çalışan,kendi uçağımızı bile düşürmeyi göze alabilecek kadar kahpeliklere sapan, faili meçhullere bulaşarak bunu masum insanların üzerine yıkmaya çalışan, bulunduğu makamı cuntacıların emrine tahsis eden savcıları himaye eden yargı, Tür halkı adına değil de, ergenekoncu alçaklar adına hareket etmeye başlar!...
Hukuka uymayan alçakların ceza görmesine engel olmaya çalışan yargıç, kendi de bir çete elemanı haline geliverir!.
Kurtuluşu demokrasinin dışında arayanlar, kendi yollarında kendilerine benzeyenlerle birlikte yürürler. Bu gerçeklere gözünü kapayanlar, birgün gelir insan içine çıkamayacak hale geldikleri gibi, kendilerinden türeyecek nesillere de kötü bir miras bırakırlar...
Yaklaşık 4-5 gündür internetten kamuoyuna yansıyan iki yargıtay üyesinin rezilce pazarlığına hep birlikte şahit olduk. Bu görüntüler Türkiye'de hukukun bittiğini haykırıyordu... 5 Gündür kasette adı geçen yargıç kılıklı hukuk düşmanlarının bu bantı yalanlaması için sabırla bekledim...Ama her konuda tuzluğu kapıp ona buna demeç yetiştiren "Yüksek Yargı"mızda tık yoktu! Baykal'dan bile daha utanılacak duruma düştüler!..
Kim ne derse desin; Türkiye'de hukuksuzluk önce ergenekon'u sonra da pkk'yı doğurdu.Evet yargı çok bağımsız ama tarafsız değil.
Yazıklar olsun; kendine hukuk adamı süsü veren bazı zorbaların kaseti, Tarkan'ın kasetinden bile daha çok gündemde ama adamlar,hiç yüzleri kızarmadan ve büyük bir pişkinlikle "çete"cilere hamilik yapmaya devam ediyor..
Demokrasi'yi yücelten bir anayasanız olmadan hiçbir alanda aşama kaydedemezsiniz.Gücünü anayasada'ki çarpıklıktan alan sorumsuz yüksek yargı günümüzde artık demokrasi'yi "Musalla"ya yatıracak konuma gelmiştir!.
Evet yargıya güvenmek şart. Ancaaaak yargı da güven vermeli, ideolojik saiklerle hareket etmemeli hatta böyle bir izlenimin doğmasına bile vesile olacak ilişkilerden kaçınmalıdır. Son dönemde ortaya çıkan ses kayıtlarına ve verilen şaibeli kararlara bakınca ne yazık ki, Türkiye'de herkesin güvenebileceği bir yargı yok...
Kısaca hukuk çukur adamların arka bahçesi haline getirildi!.
Bu durum hukuki bir durum değil, halk'ın helal oylarıyla seçilip başa gelen iktidarı kontrol altına alma taarruzudur. Bir zamanlar Türkiye'nin en hassas bölgelerinde en üst düzeyde görev yaparak, halk'a komplo planları hazırlıyan alçakları hesap vermekten kurtarma operasyonudur...
Ey mahkemeleri ve hukuku "Ergenekoncu alçakların" arka bahçesi haline getiren soysuzlar şunu iyi bilin; "Bazı şeyleri şeklen hukuka uygun hale getirebilirsiniz ama bu durum hukuka aykırıdır". Belki yargı'ya tanınan dokunmazlık şemsiyesine sığınarak bazı şeyleri şeklen hukuka uyduracak rezaletlere bulaşır hesap vermezsiniz ama, verdiğiniz kararlarla toplum vicdanında sizler mahküm olursunuz!..
Evet geçmişte Salim Başol ve suç ortaklarının verdiği hükümler de kanuni idi ama hukuki değildi...Aradan yıllar geçmesine rağmen verdikleri alçakça hükümler nedeniyle, bugün bile adları geçtiğinde Türk halkı kendilerini lanetle anmaktadır!.
Adalet duygusunu yitiren toplumların çivisi çıkar. Konumu ve işgal ettiği makam ne olursa olsun, kimsenin bu ülkenin geleceği ile oynamaya hakkı yoktur. Mahkemeler yasalarda belirtildiği gibi Türk halkı adına karar vermelidir. Halka tuzak kurmaya çalışan,kendi uçağımızı bile düşürmeyi göze alabilecek kadar kahpeliklere sapan, faili meçhullere bulaşarak bunu masum insanların üzerine yıkmaya çalışan, bulunduğu makamı cuntacıların emrine tahsis eden savcıları himaye eden yargı, Tür halkı adına değil de, ergenekoncu alçaklar adına hareket etmeye başlar!...
Hukuka uymayan alçakların ceza görmesine engel olmaya çalışan yargıç, kendi de bir çete elemanı haline geliverir!.
Kurtuluşu demokrasinin dışında arayanlar, kendi yollarında kendilerine benzeyenlerle birlikte yürürler. Bu gerçeklere gözünü kapayanlar, birgün gelir insan içine çıkamayacak hale geldikleri gibi, kendilerinden türeyecek nesillere de kötü bir miras bırakırlar...
Yaklaşık 4-5 gündür internetten kamuoyuna yansıyan iki yargıtay üyesinin rezilce pazarlığına hep birlikte şahit olduk. Bu görüntüler Türkiye'de hukukun bittiğini haykırıyordu... 5 Gündür kasette adı geçen yargıç kılıklı hukuk düşmanlarının bu bantı yalanlaması için sabırla bekledim...Ama her konuda tuzluğu kapıp ona buna demeç yetiştiren "Yüksek Yargı"mızda tık yoktu! Baykal'dan bile daha utanılacak duruma düştüler!..
Kim ne derse desin; Türkiye'de hukuksuzluk önce ergenekon'u sonra da pkk'yı doğurdu.Evet yargı çok bağımsız ama tarafsız değil.
Yazıklar olsun; kendine hukuk adamı süsü veren bazı zorbaların kaseti, Tarkan'ın kasetinden bile daha çok gündemde ama adamlar,hiç yüzleri kızarmadan ve büyük bir pişkinlikle "çete"cilere hamilik yapmaya devam ediyor..
Hukuk'un genleriyle oynayan bu zorbaların da, tıpkı diğer hainler gibi birgün adalete hesap vermeleri için dua ediyorum.
Asıl görevi adil kararlar vererek insanımızı kendi vatanında korkusuzca yaşatmak olan bu zorbalara Yüce Allah'tan merhamet vermesini diliyorum...
Kalın sağlıcakla...
Asıl görevi adil kararlar vererek insanımızı kendi vatanında korkusuzca yaşatmak olan bu zorbalara Yüce Allah'tan merhamet vermesini diliyorum...
Kalın sağlıcakla...