Türkiye, kısa bir süre önce neredeyse savaş aşamasına geldiği komşularıyla bugün İşbirliği ve Ortaklık Konseyi kuruyor. Dünyanın dört bir yanında barış getirici olarak görev alıyor
ZEYNEP TUĞRUL /STAR GAZETESİ-ANKARA
Türkiye, “Komşularla sıfır sorun” ve pro-aktif (sorunlar oluşmadan çözme) politikası sayesinde dünya kamuoyunda en çok konuşulan “Barışyapıcı” (Peacemaker) haline geldi. Eskiden sayısız gerginlikler yaşadığı Yunanistan ve Rusya ile olan ilişkilerini, son bir ay içinde “Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği” seviyesine çıkaran Türkiye; nükleer programı konusunda, uluslararası kamuoyunun yıllardır ikna edemediği İran’ı, barışçıl takas formülüne razı etti. Savaşın tarafları Bosna-Hersek ve Sırbistan’ın elleri, İstanbul’da birleşti.
BARIŞ GETİREN ÜLKE TÜRKİYE
Son bir ay içinde Başbakan Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun konukları arasında, Rusya Devlet Başkanı, Suriye Devlet Başkanı, Katar Emiri; İran, Hırvatistan, Gürcistan, Slovak Dışişleri Bakanları; Brezilya Savunma Bakanı, Irak’taki tüm kesimlerin liderleri ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti Temsilcisi vardı. Bu ay Latin Amerika ülkelerine gidecek olan Gül, Küba’nın efsanevi lideri Fidel Castro ile görüşebilen sayılı liderlerden biri olacak. Hükümetin, çok yönlü ve entegre bir dış politika çizgisi izlemesinin ardından, dünya kamuoyundaki Türkiye imajı “Barış getiren, arabulucu, sahip olduğu çeşitli bölgesel kimlikleri ile tarafları biraraya getiren, sözü dinlenir güçlü ülke” olarak değişti. Türkiye’nin, sadece son bir ay içinde hem kendi bölgesindeki hem de küresel düzeydeki barış getiren diplomatik hamleleri şöyle:
Erdoğan Nükleer Barış yapıcı oldu
Türkiye, İran’ın nükleer programı nedeniyle savaş çağrılarının yapıldığı bir dönemde, tarihi bir dış politika başarısına imza atarak, Tahran yönetimini, uluslararası toplumun istediği “Takas” önerisine ikna etti. Bu Türkiye’nin son yıllardaki en büyük dış politika başarılarından biri olarak tarihe geçti. Uluslararası toplum, başarının mimarı olarak, Eylül 2009 tarihinden bu yana 7 İran ziyareti yapan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile ABD dahil tüm uluslararası toplantılarda “diplomatik çözüm” ısrarını koruyan Başbakan Erdoğan’ı gösterdi.
Fidel Castro ile Küba’da görüşme
Küresel tüm meselelerde söz sahibi olmak isteyen Türkiye, bu kapsamda Latin Amerika’yı da unutmadı. Başbakan Erdoğan önceki gün gittiği Madrid’de, AB-Latin Amerika ve Karayipler Zirvesi’ne katıldı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de ay sonunda Latin Amerika gezisine çıkacak. Gül’ün, gezi kapsamında, Küba’ya gidip efsanevi gerilla lideri Fidel Castro ile görüşebileceği belirtildi. Erdoğan’ın 28-29 Mayıs’ta Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenecek Medeniyetler İttifakı’nın üçüncü forumuna katıldıktan sonra Arjantin ve Küba’ya da gitmesi planlandı.
Balkan barışı sağlandı
Balkanlarda kalıcı barış ve istikrarın hakim kılınması için, Bosna Hersek- Sırbistan ilişkilerinin normalleştirilmesine önem veren Türkiye, yıllarca çatışmış Bosna Hersek ile Sırbistan’ı, Türkiye-Bosna Hersek-Sırbistan üçlü zirve toplantısı ile barıştırdı. Türkiye’nin girişimiyle bir araya gelen Boşnak ve Sırp liderler, en son Çırağan Sarayı’ndaki zirvede birleştirdi. Toplantıların ardından hem Bosna Hersek hem de Sırbistan, Türkiye’ye teşekkür ve minnetini bildirdi.
Irak’tan tüm kesimlere davet
Irak’taki tüm etnik, dini gruplara eşit yaklaşan Türkiye, son seçimlerin ardından hem parti liderlerini hem de yerel yönetim liderlerini Ankara’ya davet etti. Türkiye, tüm davetlilerin, “Türkiye’nin gizli bir ajandası olmadan, samimiyetle uzattığı eli minnetle karşılıyoruz” övgüsünü aldı. Başbakan Erdoğan, Kuzey Irak Yönetimi Başkanı Mesut Barzani’ye de mektup göndererek davet etti. Barzani’nin Haziran ayının başlarında Türkiye’ye gelmesi bekleniyor.
Rusya ile vizeler karşılıklı kaldırıldı
Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev’in Ankara’ya yaptığı ziyaret, Türkiye ile Rusya’yı “Stratejik Ortak” yaptı. Türkiye ile Rusya, karşılıklı olarak vizeleri kaldırma kararı aldı. Nükleer enerjiden, tarıma kadar 17 anlaşmanın imzalandığı Türkiye ziyaretiyle ilgili olarak Medvedev, “Tarihi bir dönüm noktası” ifadesini kullandı. İki ülke ticaret hacminin, 5 yıl içinde 100 milyar dolara çıkarma konusunda kararlılığını dile getirdi.
Azerbaycan’a tam desteğe devam
Kafkaslardaki donmuş sorunları çözme niyetinden hareketle Ermenistan ile ilişkilerini normalleştirme çabalarını sürdüren Türkiye, bununla birlikte, Erivan Yönetimi ile Dağlık Karabağ’ın işgali nedeniyle sorun yaşayan Azerbaycan’a da destek elini uzatmaktan geri kalmadı. Ermenistan ile yapılan her görüşmeye ilişkin Azerbaycan’ın bilgilendiren Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu için Bakü adeta ikinci bir adres haline geldi.
Yunanistan ile Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi
1996 yılında Kardak krizi nedeniyle savaşın eşiğinden dönen Türkiye ile Yunanistan; Erdoğan’ın 2004’de, Yunanistan Başbakanı Papandreu’ya yolladığı “diyalog ve işbirliğini geliştirmeliyiz” mektubu yıllardır askıya alınan karşılıklı ziyaretleri canlandırdı. Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı’nın 8 Nisan’da yaptığı Ankara ziyaretinde, iki ülke “Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi” kurma kararı aldı. Tarihi imzalar ise Başbakan Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Papandreu tarafından Atina’da atıldı. Bir sonraki adım ise karşılıklı silah azaltılması olarak belirlendi. Yunanistan, AB Komisyonu’na başvurarak, Türkiye’ye vize muafiyeti sağlanması için talepte bulundu.
**********************************************************************************************************************************************************************************************************
Tasarı İran'ı şaşırttı
STAR GAZETESİ
Türkiye ve Brezilya’nın aracılığıyla nükleer takas anlaşmasına imza atan Tahran yönetimi, 5+1 ülkelerinin yeni yaptırım tasarısına şaşırdı. Dünya Tahran’ın UAEK’ya vereceği yanıtı bekliyor
Brezilya ve Türkiye’nin yoğun diplomatik temaslarının ardından nükleer takas önerisini kabul eden Tahran yönetimi, müzakerelerdeki tıkanıklığı çözmesi beklenen anlaşmanın hemen ardından ABD’den gelen yaptırım açıklamasıyla şoke oldu. İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki, BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa ile Almanya’dan oluşan 5+1 ülkelerinin İran’a yeni yaptırımlar öngören karar tasarısı üzerinde anlaştıkları yolundaki haberi şaşkınlıkla karşıladı. İslam Konferansı Teşkilatı Dışişleri Bakanları toplantısı için Tacikistan’da bulunan Mutteki, bir gazetecinin, BM’deki gelişmeyle ilgili sorusu üzerine, önce “Emin misiniz?” dedi, sonra ise “Ciddiye almayın” diye konuştu. İran Ulusal Güvenlik Danışmanı Kazım Celili de, ABD’nin yeni yaptırım için bastırmasını, ‘modern bir barbarlık çeşidi’ sözüye nitelendirdi.
BM İRAN’IN YANITINI BEKLİYOR
BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ise Başbakan Tayyip Erdoğan ve Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva’nın çözüm yönünde harcadıkları diplomatik çabaları takdir ettiğini belirtti. Uranyum takas anlaşmasının Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun (UAEK) konuya dahil olması halinde, sorunun müzakereler yoluyla çözümü yönünde atılan olumlu bir adım olabileceğini kaydeden Ban, İranlı yetkililerin anlaşmayla ilgili UAEK’ye resmi bir mektup göndermesinin ardından UAEK’nin değerlendirmesininin belirleyici olacağını kaydetti.
SARKOZY: TAKAS ANLAŞMASI OLUMLU
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy de, İran’ın elindeki uranyumu Türkiye’ye göndermeyi kabul etmesinin ‘olumlu bir adım’ olduğunu, ancak Tahran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetini durdurması gerektiğini vurguladı. Madrid’de takas anlaşmasının mimarlarından Brezilya lideri da Silva ile görüşen Sarkozy, gelinen aşamada İran’ın UAEK’ya göndereceği cevabı beklediklerini, verilecek karşılığı inceleyerek tutumlarını belileyeceklerini kaydetti. Bu arada ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Susan Rice, yeni yaptırımlar içeren karar tasarısı metnini Konsey üyelerine sundu. • DIŞ HABERLER
Nükleer satranç henüz bitmedi
HABER ANALİZ / BERİVAN ORUÇOĞLU
İran, Türkiye ve Brezilya’nın imzaladığı anlaşma ile nükleer takas konusunda psikolojik eşik aşıldı. Peki, Batılı ülkeler niçin hala Tahran’a yönelik yeni yaptırımlardan bahsediyor, hatta ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton yaptırım tasarısının BM Güvenlik Konseyi’ne dağıtılacağını açıklıyor? Belki de ilk neden Batı bu anlaşmayı hiç beklemiyordu. İçeriğinden habersiz olduğu için değil, İran’ın ikna edilebileceğini düşünmediğinden ciddi bir şaşkınlık içinde. BMGK üyeleri anlaşmanın şokunu üzerinden atınca, söz konusu metnin İran’ın nükleer faaliyetleri nedeniyle yaşanan krizin aşılması için ciddi bir fırsat penceresi açtığını görecektir.
OBAMA İHTİYATLI İYİMSER
Amerikalı yetkililer, Türkiye ve Brezilya’nın arabuluculuğunda İran’la yapılan takas anlaşmasına, ABD Başkanı Barack Obama’nın ilk tepkisinin ‘ihtiyatlı iyimserlik’ olduğunu söylediler. Başta ABD olmak üzere Batı’nın beklentisi Tahran’ın bir an önce Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’na (UAEK) başvurarak, Viyana Grubu ile (ABD, Fransa, Rusya ve UAEK) anlaşma sağlaması. Yani hafta sonu varılan uzlaşı bir ön anlaşma niteliğinde. Nükleer takasın gerçekleşmesi için Tahran UAEK ile anlaşmak zorunda. Bu anlaşma gerçekleşirse Amerikalı yetkililer bile BM yaptırımı için zemin kalmayacağı görüşünü dile getiriyorlar. İran ile Batı arasında yaşanan ciddi güven bunalımı artık herkesin malumu. İran, BMGK üyelerinin kendi aralarında söz konusu yaptırımların hangi sektörleri kapsayacağı konusunda önceki güne kadar tam bir uzlaşı sağlayamadığını biliyordu. Tabiri caizse yeni yaptırım tasarısının sır gibi saklanmasının bir nedeni de 5+1’ler arasında süren at pazarlığıydı. Her ülke yalnızca kendi şirketlerini doğrudan etkilemeyecek sektörlerde yaptırımlara yanaşıyordu. Bu nedenle Clinton’ın Senato Dışişleri Komisyonunda, Rusya ve Çin dâhil olmak üzere, BM Güvenlik Konseyinin beş daimi üyesinin, “güçlü bir karar tasarısı” üzerinde anlaştıklarını açıklaması, yaptırımların kaçınılmaz olduğu mesajından ziyade İran’a uluslararası toplumun ciddiyetini göstermek adına yapılmış olabilir.
ASIL TEHLİKE PROVOKASYON
Türkiye’nin arabuluculuğunda sağlanan anlaşmaya rağmen İran’a yaptırımların geleceğini söylemek için henüz erken. Anlaşmanın yürüyüp yürümediğini görmek için, çok değil en fazla bir hafta beklemek gerekecek. İran’ın UAEK ile uzlaşı için süreci başlatması durumunda, yaptırım olasılığı büyük darbe alacaktır. Yaptırımların konuşulduğu BM kulislerinde daha şimdiden 5+1’ler mutabık kalsa da tasarıyla ilgili görüşmelerin diplomasi kapısını kapamaması beklentisi dillendiriliyor. Nihai barışı gerçekten istiyorlarsa, Batılı ülkelerin de İran’ın da kendi kamuoylarını rahatlatmak adına yapılan açıklamalarda kantarın topuzunu kaçırmamaları gerekiyor. Türkiye ve Brezilya bölge barışına ne kadar önem verdiklerini kimsenin beklemediği bir anlaşmaya imza atarak kanıtladılar. Şimdi sıra İran ve 5+1’lerde.
Brezilya ve Türkiye’nin yoğun diplomatik temaslarının ardından nükleer takas önerisini kabul eden Tahran yönetimi, müzakerelerdeki tıkanıklığı çözmesi beklenen anlaşmanın hemen ardından ABD’den gelen yaptırım açıklamasıyla şoke oldu. İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki, BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa ile Almanya’dan oluşan 5+1 ülkelerinin İran’a yeni yaptırımlar öngören karar tasarısı üzerinde anlaştıkları yolundaki haberi şaşkınlıkla karşıladı. İslam Konferansı Teşkilatı Dışişleri Bakanları toplantısı için Tacikistan’da bulunan Mutteki, bir gazetecinin, BM’deki gelişmeyle ilgili sorusu üzerine, önce “Emin misiniz?” dedi, sonra ise “Ciddiye almayın” diye konuştu. İran Ulusal Güvenlik Danışmanı Kazım Celili de, ABD’nin yeni yaptırım için bastırmasını, ‘modern bir barbarlık çeşidi’ sözüye nitelendirdi.
BM İRAN’IN YANITINI BEKLİYOR
BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ise Başbakan Tayyip Erdoğan ve Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva’nın çözüm yönünde harcadıkları diplomatik çabaları takdir ettiğini belirtti. Uranyum takas anlaşmasının Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun (UAEK) konuya dahil olması halinde, sorunun müzakereler yoluyla çözümü yönünde atılan olumlu bir adım olabileceğini kaydeden Ban, İranlı yetkililerin anlaşmayla ilgili UAEK’ye resmi bir mektup göndermesinin ardından UAEK’nin değerlendirmesininin belirleyici olacağını kaydetti.
SARKOZY: TAKAS ANLAŞMASI OLUMLU
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy de, İran’ın elindeki uranyumu Türkiye’ye göndermeyi kabul etmesinin ‘olumlu bir adım’ olduğunu, ancak Tahran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetini durdurması gerektiğini vurguladı. Madrid’de takas anlaşmasının mimarlarından Brezilya lideri da Silva ile görüşen Sarkozy, gelinen aşamada İran’ın UAEK’ya göndereceği cevabı beklediklerini, verilecek karşılığı inceleyerek tutumlarını belileyeceklerini kaydetti. Bu arada ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Susan Rice, yeni yaptırımlar içeren karar tasarısı metnini Konsey üyelerine sundu. • DIŞ HABERLER
Nükleer satranç henüz bitmedi
HABER ANALİZ / BERİVAN ORUÇOĞLU
İran, Türkiye ve Brezilya’nın imzaladığı anlaşma ile nükleer takas konusunda psikolojik eşik aşıldı. Peki, Batılı ülkeler niçin hala Tahran’a yönelik yeni yaptırımlardan bahsediyor, hatta ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton yaptırım tasarısının BM Güvenlik Konseyi’ne dağıtılacağını açıklıyor? Belki de ilk neden Batı bu anlaşmayı hiç beklemiyordu. İçeriğinden habersiz olduğu için değil, İran’ın ikna edilebileceğini düşünmediğinden ciddi bir şaşkınlık içinde. BMGK üyeleri anlaşmanın şokunu üzerinden atınca, söz konusu metnin İran’ın nükleer faaliyetleri nedeniyle yaşanan krizin aşılması için ciddi bir fırsat penceresi açtığını görecektir.
OBAMA İHTİYATLI İYİMSER
Amerikalı yetkililer, Türkiye ve Brezilya’nın arabuluculuğunda İran’la yapılan takas anlaşmasına, ABD Başkanı Barack Obama’nın ilk tepkisinin ‘ihtiyatlı iyimserlik’ olduğunu söylediler. Başta ABD olmak üzere Batı’nın beklentisi Tahran’ın bir an önce Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’na (UAEK) başvurarak, Viyana Grubu ile (ABD, Fransa, Rusya ve UAEK) anlaşma sağlaması. Yani hafta sonu varılan uzlaşı bir ön anlaşma niteliğinde. Nükleer takasın gerçekleşmesi için Tahran UAEK ile anlaşmak zorunda. Bu anlaşma gerçekleşirse Amerikalı yetkililer bile BM yaptırımı için zemin kalmayacağı görüşünü dile getiriyorlar. İran ile Batı arasında yaşanan ciddi güven bunalımı artık herkesin malumu. İran, BMGK üyelerinin kendi aralarında söz konusu yaptırımların hangi sektörleri kapsayacağı konusunda önceki güne kadar tam bir uzlaşı sağlayamadığını biliyordu. Tabiri caizse yeni yaptırım tasarısının sır gibi saklanmasının bir nedeni de 5+1’ler arasında süren at pazarlığıydı. Her ülke yalnızca kendi şirketlerini doğrudan etkilemeyecek sektörlerde yaptırımlara yanaşıyordu. Bu nedenle Clinton’ın Senato Dışişleri Komisyonunda, Rusya ve Çin dâhil olmak üzere, BM Güvenlik Konseyinin beş daimi üyesinin, “güçlü bir karar tasarısı” üzerinde anlaştıklarını açıklaması, yaptırımların kaçınılmaz olduğu mesajından ziyade İran’a uluslararası toplumun ciddiyetini göstermek adına yapılmış olabilir.
ASIL TEHLİKE PROVOKASYON
Türkiye’nin arabuluculuğunda sağlanan anlaşmaya rağmen İran’a yaptırımların geleceğini söylemek için henüz erken. Anlaşmanın yürüyüp yürümediğini görmek için, çok değil en fazla bir hafta beklemek gerekecek. İran’ın UAEK ile uzlaşı için süreci başlatması durumunda, yaptırım olasılığı büyük darbe alacaktır. Yaptırımların konuşulduğu BM kulislerinde daha şimdiden 5+1’ler mutabık kalsa da tasarıyla ilgili görüşmelerin diplomasi kapısını kapamaması beklentisi dillendiriliyor. Nihai barışı gerçekten istiyorlarsa, Batılı ülkelerin de İran’ın da kendi kamuoylarını rahatlatmak adına yapılan açıklamalarda kantarın topuzunu kaçırmamaları gerekiyor. Türkiye ve Brezilya bölge barışına ne kadar önem verdiklerini kimsenin beklemediği bir anlaşmaya imza atarak kanıtladılar. Şimdi sıra İran ve 5+1’lerde.