
Devlet;millet'in örgütlenmiş şeklidir.Bunun için devlet içerisindeki bütün makamlar yüce Türk millet'ine aittir.Bu makamlar,emanetçi makam sahiplerine şeref verdiği gibi,makam sahipleri de o makamın itibarını korumakla yükümlüdürler.Kimsenin buraları babasının çiftliği gibi kullanmaya o yüce makamlara itibar kaybettirmeye hakkı yoktur...
Bu ordu; İlker paşa'nın ya da herhangi bir paşanın ordusu değil,yüce Türk milletinin ordusudur.Burada keyfiliğe yer yoktur.
Bu girişten sonra sözü; Genelkurmay Başkan'ımızın yurt dışında görevli askerlere yaptığını söylediği,insanın kanını donduran o konuşmaya getirmek istiyorum.Ne diyor İlker Paşa?."O emri ben verdim.Kimseyi ırgalamaz!".Kimse bu sözün üzerinde durmak istemiyor ama,sizi İlker Paşanın verdiğini söylediği emir üzerinde düşünmeye davet ediyorum...
Ne emri vermiş Paşamız?.İşte işin sırrı burda...Biliyorsunuz o emirle ilgili olay günü bir araba dolusu albay,sayın Bülent Arınç'a suikast hazırlığı yaparken yakalanıyor. Allah'tan bu albaylar beceriksiz çıktı elleri ayaklarına dolaştı da,İlker Paşanın verdiği emir yerine getirilemedi.Yoksa hafızalarda faili belli,bir faili meçhulümüz daha olacaktı...Bu arada bu lanet planı onların başına geçiren,Yüce Allah'ın takdirini de unutmamak lazım...
Doğrusu bu ya,bütün olanlardan sonra,İlker paşamızın başka suikast hazırlığı emirleri verip vermediğini çok merak ediyorum.Gerçi bir kısım medya dışındaki şerefli Türk basını sayesinde hiçbir şey gizli kalmıyor.Er veya geç Türk milleti fitnelerden haberdar oluyor...
Bu arada paşamızın "Maalesef bilgi sızması oluyor,bunu önleyemiyoruz" diye sık sık yakındığı bir demeç var ki,bu TSK'la ilgili kuşkuların ve kafalardaki soru işaretlerinin daha da artmasına neden oluyor...Bir defa Paşamızın yakındığı sızma,askeri bilgilerin dışa sıması değil,Türk milletinin geleceğine kurulan hain pusuların sızmasıdır...Ne yani şimdi biz; "kafes" eylem planına askeri bilgi diyebilir miyiz? Eylem planı içerisinde yer alan 350 minik yavrunun havaya uçurulması hangi vicdana sığar? Ya da "Balyoz" darbesi.Bu plan içerisinde tasarlanan ,kendi uçağımızı düşürmekten tutun da ülkenin birçok yerinde suikast tertiplemeye kadar,milletimizin geleceğini karartacak alçakça tuzaklara "ortaya çıkmamalıydı" nasıl diyebiliyorsunuz?
Paşa paşa,iyi ki bilgi sızması oluyor da,millet; karanlık odalarda tertiplenen kara gerçeklerden haberdar olabiliyor!.Yoksa,bir de bilgi sızması olmasa vay halimize!. Ya o "boru" dediğiniz suikastlerde kullanılan lav silahları ortaya çıkmasaydı...Ya da "Koç Müzesi"nde denizaltına konulan bombalar bulunmasaydı;Allah korusun bugün 350 masumun yasını tutuyor olacaktık...Olay da, ya pkk'nın ya da uyduruk bir örgütün üzerine kalacak biz de onlara boş yere lanet okuyor olacaktık..
Size naçizane tavsiyem Paşa;aman sakın ha,akreditasyon verdiğiniz yalaka bir kısım medyanın rüzgarına kapılıp,doğru yolda gittiğinizi sanmayın!.Onların kıblesi seyyardır!.İlk fırsatta sizi terk edip yüz üstü bırakıverirler.Hatta adama etek bile giydiriverirler!
Paşa en iyisi mi siz TSK içinde bir ahlak seferberliği başlatarak,hatalarınızla yüzleşmeyi deneyin...Bilinki hatalarınızla yüzleşmeden bilgi sızmalarını önleyemez,işgal ettiğiniz makamın hakkını veremezsiniz...
Bu girişten sonra sözü; Genelkurmay Başkan'ımızın yurt dışında görevli askerlere yaptığını söylediği,insanın kanını donduran o konuşmaya getirmek istiyorum.Ne diyor İlker Paşa?."O emri ben verdim.Kimseyi ırgalamaz!".Kimse bu sözün üzerinde durmak istemiyor ama,sizi İlker Paşanın verdiğini söylediği emir üzerinde düşünmeye davet ediyorum...
Ne emri vermiş Paşamız?.İşte işin sırrı burda...Biliyorsunuz o emirle ilgili olay günü bir araba dolusu albay,sayın Bülent Arınç'a suikast hazırlığı yaparken yakalanıyor. Allah'tan bu albaylar beceriksiz çıktı elleri ayaklarına dolaştı da,İlker Paşanın verdiği emir yerine getirilemedi.Yoksa hafızalarda faili belli,bir faili meçhulümüz daha olacaktı...Bu arada bu lanet planı onların başına geçiren,Yüce Allah'ın takdirini de unutmamak lazım...
Doğrusu bu ya,bütün olanlardan sonra,İlker paşamızın başka suikast hazırlığı emirleri verip vermediğini çok merak ediyorum.Gerçi bir kısım medya dışındaki şerefli Türk basını sayesinde hiçbir şey gizli kalmıyor.Er veya geç Türk milleti fitnelerden haberdar oluyor...
Bu arada paşamızın "Maalesef bilgi sızması oluyor,bunu önleyemiyoruz" diye sık sık yakındığı bir demeç var ki,bu TSK'la ilgili kuşkuların ve kafalardaki soru işaretlerinin daha da artmasına neden oluyor...Bir defa Paşamızın yakındığı sızma,askeri bilgilerin dışa sıması değil,Türk milletinin geleceğine kurulan hain pusuların sızmasıdır...Ne yani şimdi biz; "kafes" eylem planına askeri bilgi diyebilir miyiz? Eylem planı içerisinde yer alan 350 minik yavrunun havaya uçurulması hangi vicdana sığar? Ya da "Balyoz" darbesi.Bu plan içerisinde tasarlanan ,kendi uçağımızı düşürmekten tutun da ülkenin birçok yerinde suikast tertiplemeye kadar,milletimizin geleceğini karartacak alçakça tuzaklara "ortaya çıkmamalıydı" nasıl diyebiliyorsunuz?
Paşa paşa,iyi ki bilgi sızması oluyor da,millet; karanlık odalarda tertiplenen kara gerçeklerden haberdar olabiliyor!.Yoksa,bir de bilgi sızması olmasa vay halimize!. Ya o "boru" dediğiniz suikastlerde kullanılan lav silahları ortaya çıkmasaydı...Ya da "Koç Müzesi"nde denizaltına konulan bombalar bulunmasaydı;Allah korusun bugün 350 masumun yasını tutuyor olacaktık...Olay da, ya pkk'nın ya da uyduruk bir örgütün üzerine kalacak biz de onlara boş yere lanet okuyor olacaktık..
Size naçizane tavsiyem Paşa;aman sakın ha,akreditasyon verdiğiniz yalaka bir kısım medyanın rüzgarına kapılıp,doğru yolda gittiğinizi sanmayın!.Onların kıblesi seyyardır!.İlk fırsatta sizi terk edip yüz üstü bırakıverirler.Hatta adama etek bile giydiriverirler!
Paşa en iyisi mi siz TSK içinde bir ahlak seferberliği başlatarak,hatalarınızla yüzleşmeyi deneyin...Bilinki hatalarınızla yüzleşmeden bilgi sızmalarını önleyemez,işgal ettiğiniz makamın hakkını veremezsiniz...
Görün bunu artık;Türkiye,geleceğini bir kara büyü gibi sarıp sarmalayan militarizm'den çıkıp adım adım demokrasiye yaklaşıyor.Bu çabaya siz de üzerinize düşen katkıyı yapın ki,tarihin şeref sayfalarındaki yerinizi alın.Aksi halde sizin bilgi sızması dediğiniz, ihanet planlarının dışarı sızmasını hiçbir şekilde önleyemez,suçlamalardan yakanızı kurtaramazsınız!
Limana doğru yanaşmakta olan bir gemide iseniz eğer,denize doğru koşmanızın anlamı yoktur!.
Yuvarlanan taş yamaçta durmaz...İyi ki bilgi sızması var,ya olmasa? Aksini düşünmek bile istemiyorum....Kalın sağlıcakla...