ALBAY Rıdvan Özden’in eşi Tomris Özden, kocasının öldürüleceğini bildiğini açıkladı: ‘Biz Eşref Paşa’nın grubuyuz. Mardin’de öldürecekler beni’ dedi. Sonra öldürüldü. O kadar çaresizdik ki!
Eski Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis ve ekibinin ölümlerinin yeniden gündeme geldiği son günlerde, 1995 yılında öldürülen Bitlis’in ekibinden Mardin Alay Komutanı Albay Rıdvan Özden’in eşi Tomris Özden de konuştu. Özden, eşi Rıdvan Özden’in, Mardin’e giderken “Beni Kuzey Irak’ta öldüremediler. Eşref Paşa’nın ikinci grubuyuz biz oraya giden. Bizi tasfiye ediyorlar. Asker mafyalaştı, çeteleşti. Bak Mardin’de öldürecekler beni’ dedi ve öldürüldü” dediğini aktardı.
Taraf’ın “Bitlis’in bütün subayları öldürüldü” sürmanşetiyle gündeme taşıdığı suikast ya da şüpheli şekilde ölen subayların yakınları konuşmaya devam ediyor. Lojmanında ölü bulunan ve intihar denilerek üstü kapatılan Albay Kazım Çillioğlu’nun oğlunun ardından 1995 yılında Mardin’de “çatışmada öldü” denen Mardin Alay Komutanı Albay Rıdvan Özden’in eşi Tomris Özden de Taraf’a konuştu. Eşinin intihar ettiği söylenen Albay Çillioğlu’nu yakından tanıdığını vurgulayan Tomris Özden, şunları söyledi: “Eşim, Kazım albaya uğrardı. ‘Ne olacak halimiz’ diye dertleştiklerini biliyorum. Sonra ‘Kazım Albay intihar etti’ dendi. Oysa Kazım Çillioğlu ile eşini Güzelçam’a geldiklerinde kampta ağırladık. Kesinlikle aile problemi yoktu. Kazım Çillioğlu, intihar edebilecek bir yapıya sahip değildi.”
Öldürüleceğini biliyordu
Tomris Özden, eşinin ölümüne ilişkin de çok çarpıcı detaylara dikkat çekti. Özden şöyle konuştu: “JİTEM’i biliyorum JİTEM vardı. Eşime de teklif etmişti Arif Doğan. 1989’da kurulmuştu ama 1987’de aşamaları vardı. Eşim derdi ki ‘Asker mafyalaştı. Aman dikkat et konuşma.’ Cem Ersever öldüğünde salonda yürüyordu, kendi kendine ‘asker mafyalaştı, asker çeteleşti’ diyordu. Bir de Mardin’de ölmeden bir ay önce yataktan fırlayarak kalkıyordu resmen. ‘Ne oldu?’ diyordum. ‘Ağzıma yastık kapattılar misafirhanede beni öldürüyorlar’ diyordu. ‘Kim öldürüyor?’ derdim. ‘Devletin mafyaları, çeteleri öldürüyor’ derdi.” Rıdvan Özden, 1994’te tayinle geldiği Mardin’de resmî aracına kurulan pusudan sağ olarak kurtuldu. 12 Ağustos 1995’te bir çatışmada öldürüldü. Cenazesi otopsi yapılmadan toprağa verildi. Eşi Tomris Özden, ölümü kuşkulu bulurken, raporlara “Özden’in sol kaşının altı santim üstünde bir kurşun deliği bulunmaktaydı” yazıldı. Tomris Özden, bu iddiayı yalanladı.
Katliam sanığını yakalamadılar
Tomris Özden, ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım’a ilişkin de ilginç şeyler söylüyor. “Ben Yeşil’i belki tanıyordum. Ama Yeşil kim? O kılık değiştiren bir insan. Ben Yeşil’i belki gördüm, belki aynı evde yaşadık. Çünkü itirafçılarla biz Güneydoğu’da aynı lojmanda yaşıyorduk. Alt katta bahçıvan, postacı, sivil, şoför geliyordu. Kimdi bunlar bilmiyorduk ki” diyen Özden, çok çarpıcı başka bir iddiayı da dile getiriyor:“Eşim en son ölmeden iki ay önce uyardı beni Güzelçam’da. ‘Aman Tomris, ben ölür giderim sen dikkat et, senin alt katında Ünal Osmanağaoğlu var’ dedi. Alt katımızda emlakçı dükkânında otururdu Ünal Osmanağaoğlu. Bahçelievler Katliamı sanığı, DİSK Başkanı Kemal Türkler’i öldürmekten yargılanan kişi. 10 defa deşifre ettim ama yakalamadılar.”