Yusuf GEZGİN/AKTİFHABER
Demokratik hukuk devletlerinde üst düzey komutanları da siyasi sorumluluk taşıyanlar belirlerler. Siyasi irade genel müdürleri, müsteşarları nasıl atıyorsa, askeri bürokratları da öyle atar, görevlendirir; dilediğinde de görevden alır.
Demokratik ülkelerde askerler siyasi açıklamalar yaptıklarında, hükümetlerin işine burunlarını soktuklarında beklemeksizin azledilirler. Bizde ise Genel Kurmay başkanları, üst düzey komutanlar “muhalefet partisi” gibi çalışırlar, TV'lere-gazetelere açıktan siyasi beyanatlar verirler, başlarına bir iş gelmez. Görevden alınmazlar, istifayı akıllarına getirmezler. Hatta muhtıralar verirler, demokrasiyi, parlamentoyu, hükümeti tehdit ederler; yine işlerine devam ederler. Millete "Balyoz" indirmek için yaptıkları planlar ortaya çıkar, kendi sesleriyle teyit edilir; bunların emeklileri içeriye tıkılamaz, muvazzafları Genel Kurmay tarafından terfi listelerine konulur. Onlarca şehidin verildiği karakol baskınlarında ihanete varan ihmaller tespit edilir, kendi mayınlarımızla erler telef edilir, ama bu komutanlar bırakın cezalandırılmayı, ödüllendirilir, terfi ettirmek için YAŞ'a getirilirler. Şaibeli, sabıkalı, hakkında tutuklama kararı bulunan bu adamların emekliye sevkedilmek istenmesi ülkede krize çevrilir. Silahlı memurlar hükümete, Cumhurbaşkanına kafa tutarlar, rest çekerler. Siyasetçiler de bunların blöflerini yutar, tehditlerine pabuç bırakır.
Bizde neden böyledir? Askerler neden dokunulmaz, görevden alınamaz, suçlarından dolayı tutuklanamaz, cezalandırılamazdır?
Zenci Obama, Afganistan’daki bir komutanı "siyasi açıklama yaptı" diye bir talimatla görevden alabilirken, bizimkiler çuvalla hatası, ihmali, hatta ihaneti olan komutanlara neden bir şey yapamazlar?
Asker milet olmamızdan mı kaynaklanmaktadır bu durum?
"Diğer ülkelere benzememediğimiz", "özel şartlarımız olduğu" için mi bizde askerler dokunulmazdırlar?
Evet, asker milletizdir; ama asker, milleti kale bile almaz. "Özel şartlar"ımız, birilerinin ayrıcalıklarını korumak için üretilmiş bahaneden ibarettir.
Askerlerin dokunulmaz, tutuklana-maz, görevden alına-maz olmalarının nedeni rejimin-sistemin onların üzerine bina edilmiş olmasındandır. YAŞ'ta çıkan krizin temelinde, Cumhurbaşkanı’na ve hükümete sadece “onay” tarafı bırakılan askeri atama-terfi sistemine hükümetin yasal yetkilerini kullanarak müdahale etmek istemesi vardır.
Bizde ve bizim gibi vesayet altındaki ülkelerde vasiler modern bir sömürge düzeni kurarak müdahalelerini devam ettirmektedirler. Batının düzenini kurarak çekildiği eski sömürge ülkelerinde sistemler-rejimler bürokratik oligarşiye ve özellikle ordulara emanettir. Ortadoğu coğrafyasında ve 3. dünya ülkelerinde asıl aktör, sistemin motoru, taşıyıcısı hep ordulardır. Liderler, hükümetler kontrolden çıkma, bağımsız hareket etme eğilimi gösterdiklerinde, batı lehine yapılandırılmış ordular devreye girerler ve sistemi korurlar. Türkiye'de, özellike 1960 darbesinden sonra ordu sistem üzerinde çok etkin hale gelmiştir. Anti-Amerikan söylemlerin aksine, ordu üzerinde neredeyse mutlak bir ABD etkisi vardır ve ülkemizdeki bütün askeri müdahaleler, muhtıralar batının destek ve bilgisi dahilinde gerçekleşmiştir. TSK içinde son yıllarda ciddi milli kıpırdanmalar, oluşumlar vardır. İhanet belgeleri bu milli ve milliyetçi subaylarca tespit ve servis edilmektedir.
Bu ülkede devleti yapılandıranlar, sistemi kuranlar bir dönem bütün stratejik kurumları tekellerine almışlar ve bu kurumlara kendilerine sadık, millete hain kripto elemanlarını yerleştirmişlerdi. Kontrol dışı hiç bir şeye izin vermemekteydiler. Pek çok eski sömürge ülkesinde olduğu gibi, bizde de ordu sistemin "sigortası" olarak tasarlanmıştı. Bu kuruma, birileri namına steril elemanlar alınmış, sistemi sürdürebilecek atama yöntemleri, terfi sistemleri kurulmuştu. Bu sistem sayesinde bindelik dilimlerle ifade edilen kripto bir azınlık en tepe noktaları tutabilmekte; devasa bir yapıyı kendi hedefleri doğrultusunda kullanabilmekteydi. Orduyu elde tutma işini, HSYK'da olduğu gibi kapalı devre çalışan, hükümetlerin burnunun sokulmadığı, Kara Türklerin elimine ve enterne edildiği bir yöntemle yürütmekteydiler. Orduya "dokunulamaz!" bir güç atfettikleri için, hükümetler bu sisteme çomak sokamıyordu.
Son YAŞ'ta cıngar hükümetin kapalı devre çalışan, birileri namına kurulmuş sisteme çomak sokmak istemesinden, yetkilerini farkederek bunları kullanmak istemesinden kaynaklanmaktadır.
İsrail devlet başkanı yakın zamanda, yurt dışında bir ülkede, kendi kumaşlarından bir diplomata: "Türkiye’de en önemli dayanağımız ve müttefikimiz ordu idi, orada da hızla aleyhimize değişikilikler oluyor" demiştir.
YAŞ'taki krizin esas nedeni, yüz yıldır işleyen, birileri namına kurulmuş zincirin, sistemin bozulmuş olmasıdır.
Birileri kirli, Balyozcu, kripto paşaları korumak ve stratejik noktaları kendi hesabına tutmak için direnç göstermiştir. ..
Derinler, YAŞ’a müdahalenin ve son deşiğikliklerin hükümete ve topluma kargaşa ve kaos şeklinde dönebileceği yönünde tehditler savurmaktadırlar….