Orgeneral Saldıray Berk mağdurmuş
İddianamede “İrtica ile Mücadele Eylem Planı başlıklı yazıda yer alan konularla ilgili çalışma yapılması için Albay Dursun Çiçek’in sıralı amirleri olan Genelkurmay 2. Başkanı, Harekât Başkanı ve Bilgi Destek Daire Başkanı tarafından herhangi bir emir verilmediği, Bilgi Destek Dairesi’nde Dursun Çiçek veya diğer şüpheliler tarafından görevleri kapsamında kişisel inisiyatifleriyle yazıda belirtilen konularda bir çalışma yapılmadığı ve böyle bir yazının hazırlanmadığı anlaşılmıştır” deniyor.
‘Terfi etmediği için yaptı’
Komutanların, planın hazırlanması ile ilgili bir emirleri ve bilgileri bulunmadığı vurgusunun hemen ardından tek suçlu olarak Albay Çiçek gösteriliyor. İşte iddianamede yer alan suçlama: “2007 yılı YAŞ toplantılarında amiralliğe terfi edemeyen şüpheli Albay Çiçek’in bundan kaynaklanan kırgınlık ve kızgınlık sonucu, muhtemelen bazı çevrelerin kışkırtmaları ve etkileriyle TSK’yı zor durumda bırakmak amacıyla söz konusu yazıyı hazırlayıp, aynı amaçla hareket eden bazı kişi veya kişilere ulaştırıp onların aracılığı ile yazının yayımlanmasını sağlamış olabileceği kanaatine varılmıştır.” “Askerî savcılığımızca şüphelinin söz konusu yazıyı hazırladığının kabulü nedeniyle” denilen iddianamede Çiçek, “Belge ile vatandaşların bir kısmı üzerinde TSK hakkında gerçeğe aykırı kanaatler oluşmasına neden olmak” ve “Belgeyi tesbit edilemeyen bir şekilde sızdırıp, yayınlatarak TSK personelinin komuta kademesine olan güven hissini yok etmeyi amaçlamak” suçlarını işlediği vurgulandı.
Kanaat: İmza Çiçek’in
İddianamede Albay Dursun Çiçek’in skandal eylem planı ortaya çıkmasının ardından ısrarlı bir şekilde planı inkâr ettiği vurgulanan iddianamede, planı Çiçek’in hazırladığı yolundaki kanaat şu cümlelerle dile getiriliyor: “Yazının 4. sayfasında ‘Dursun Çiçek Dz. P. Kur. Kd. Albay’ şeklindeki imza bloğunun üzerinde yer alan imzanın Dursun Çiçek’e ait olduğunun Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığı’nın raporlarıyla belirlenmiş olması karşılığında yazının şüpheli tarafından hazırlandığının kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.”
Islak imza makinası tartışması
İddianamede, Çiçek ve avukatlarının imzanın “ıslak imza makinesi ile atıldığı” iddialarına da yer verildi ve bu iddianın neden kabul edilmediği ayrıntılarıyla anlatıldı. İddianamede, “Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı’nın raporlarında İrtica ile Mücadele Eylem Planı başlıklı yazının 4. sayfasında Dursun Çiçek adına ithafen atılı bulunan imzanın Dursun Çiçek eli ürünü olduğu şeklinde kanaat belirtilmiş, herhangi bir taklit veya imza makinesi ile atılmış olma ihtimalinden söz edilmemiştir” dendi.
Plan belge mi değil mi?
İddianamede, İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nın hukuki anlamda bir belge olup olmadığı da tartışılmış. Bir yazının belge olabilmesi için ‘yazılı olması’, ‘düzenleyicisinin belli olması’ ve belli bir içeriğinin bulunması’ gerektiği belirtilen iddianamede Albay Çiçek imzalı planın yazılı olmak ve hazırlayanın belli olması nedeniyle belge özelliği taşıdığı ancak askerî yazım kurallarına uymadığı ve resmi evrak niteliği kazandıracak herhangi bir kayıt olmaması” nedeniyle belge denilemeyeceği savunuldu.
Orgeneral Saldıray Berk mağdurmuş
Eylem Planı’nı Erzincan ve bölgesinde hayata geçirmek iddiasıyla yargılamaları süren 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk, Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner’in de arasında yer aldığı Erzincan Ergenekon sanıkları ‘mağdur’ olarak iddianameye girdi. İddianamede, Orgeneral Berk ve diğer sanıklar için şöyle dendi: “...şüpheli tarafından hazırlandığı kabul edilen yazının esas alınarak ve adeta bu yazının TSK’nın hiyerarşik yapısı içinde hazırlandığı kabul edilerek, aralarında muvazzaf askeri personelin, bir Cumhuriyet Başsavcısı’nın, MİT personelinin bulunduğu şüphelilerin suçlanması ve haklarında kamu davası açılması aşamasına gelinmiş olması ile kişiler yönünden mağduriyet oluşturma unsurunun gerçekleştiği kabul edilmiştir.”
BUNLAR MAĞDURSA, TÜRK HALKI NEDİR
İddianamedeki 14 mağdurun isimleri şöyle sıralandı: 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk, Başsavcı İlhan Cihaner, Ali Tapan, Recep Gençoğlu, Nedim Ersan, Ersin Ergut, Orhan Esirger, Şenol Bozkurt, Murat Yıldız, Şinasi Demir, Kıvılcım Üstel, Sadri Barkın İnce, Ahmet Saraçlar ve Yaşar Baş.
6 yıl hapis ve TSK’dan ihraç
Askerî savcılığın iddianamesinde Albay Dursun Çiçek’in Askerîi Ceza Kanunu’nun (ASCK) 144. maddesi delaletiyle TCK’nın 257/1 ve 53. maddeleri, ASCK’nun 95/4 ve TCK’nın 53. maddeleri ve ASCK’nın 30. maddesi kapsamında toplam altı yıl hapisle cezalandırılması ve TSK’dan ihracı istendi.