Photoshop Tips - Create a Vignette Effect photo photo Komik Anlar Örümcek ağacı!    Amber palace, jaipur golden palace, bangkok grand palace, bangkok Floating market, Bangkok Nepali smiles, kathmandu travel Budhist prayer tomb, Tibet travel A view of Kathmandu, nepal travel Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleri Dünyanın en ilginç masa üstü tepeleri-resimleriWillow tree with trunk and leaves Two tiny snails on a brick wall Two snail's having sexual intercourse. two dead birds in road wpe935f662.jpg Leewardside.jpg Teasle.jpg Tracks.jpg Gutterpress!.jpg RHdownabit!.jpg Image:Petermann_Island.jpg Image:Antarctica  Seattle to McMurdo.jpg Image:Antarctica Trip 2001 cold.jpg Image:Antarctica Trip 2001 archway.jpg TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı  TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı TEM'in ankara-istanbul yönü 3 saat kapandı      İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri İshakpaşa Sarayından kartpostallık görüntüler-resimleri Abant beyaza büründü-resimleri Abant beyaza büründü-resimleri Abant beyaza büründü-resimleri Abant beyaza büründü-resimleri Abant beyaza büründü-resimleri Abant beyaza büründü-resimleri Abant beyaza büründü-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri Abdullah Gül Dolmabahçede-resimleri  Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri News image Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri Avrupa kara teslim-resimleri Rüyaları gerçeğe dönüştü-resimleri         

9 Haziran 2010 Çarşamba

Mağdur yargıçlar mahkeme yolunda

Seismic
Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay'ın yargıdaki atamalara ve davalara müdahalesi tartışmaların odağına yerleşti.
Mahkeme kararıyla dinlenen telefon görüşmelerindeki girişimler, yargı çevrelerinde büyük rahatsızlığa yol açtı. En sert tepki, kayıtlarda adı geçen Yargıtay üyelerinden geldi. 8. Hukuk Dairesi Üyesi Selamet İlday, 1995'te dönemin HSYK üyesi Vural Savaş tarafından Yargıtay'a seçilmek istendiğini, bütün vasıfları taşımasına rağmen Oktay tarafından engellendiğini açıkladı. İlday, Oktay hakkındaki davaya müdahil olacağını, ayrıca manevî tazminat davası açacağını vurguladı. Kayıtların Oktay'ın yargıda nasıl örgütlendiğini gösterdiğini belirten İlday, "Bunun daha fevkinde bir örgütlenme düşünülemez." dedi. Davalara müdahale konusunda ise şu tespitlerde bulundu: "HSYK üyesi eliyle kimin Yargıtay üyesi olacağını, kimin terfi edeceğini belirliyorlar. Kadir gider, öbür Kadir gelir. Önemli olan bu gücü elinde tutmak istemeleridir. Kendi yandaşlarının egemen olduğu bir topluluk hedefliyorlar."

Yargıtay Onursal Üyesi Cevdet İlhan Günay da yargıdaki tehlikenin gözler önüne serildiğini kaydetti. Yargıtay'da doçent olmasına rağmen Ergenekon tutuklusu iki rektör tarafından o dönem engellenmek istendiğini anlatan Günay, seçimlerin görüş ve inançlara göre yapıldığının anlaşıldığına dikkat çekti ve ekledi: "Ergenekon'da derin incelemelere girilirse yargı kanadı ortaya çıkar."


İlday, "Örgütlenmenin dik âlâsı budur. Bunun daha fevkinde bir örgütlenme düşünülemez. Sen bir daire başkanlığına bile müdahale ediyorsun. Bir bayan avukat müdahale ediyor, bakana bilgi veriyor. Birlikte sevgi çığlığı atıyorlar. Yakışık almaz bunlar." dedi. İlday, bütün şartları taşımasına, eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş'ın bunu çok iyi bilmesine rağmen Oktay tarafından engellendiğini açıkladı.

Eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay'ın mahkeme kararıyla yapılan dinlemeleri yargıdaki örgütlenmeyi gözler önüne serdi. Kayıtlara göre Oktay, Yargıtay üyeliği seçimlerinden hakim savcı atamasına, adliyedeki mübaşir tayinine kadar her konuyla yakından ilgileniyor. Tutuklanan avukat Tülay Bekar'la birlikte Yargıtay 8. Hukuk Dairesi başkanlığı seçimleri için Yargıtay'daki çevresini kullanıyor. İstemedikleri Yargıtay üyeleri hakkında 'irticacı' suçlaması yapmaları dikkat çekiyor. Oktay'ın telefon görüşmesinde irticacı olmakla suçladığı Yargıtay üyesi İlday, Zaman'a çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İlday, "Yasal dinlemeye takılan arkadaşlar, şeriatçılığımla ilgili bir tane somut belge getirsinler, bugün istifaya hazırım. Devletin istihbarat teşkilatı var. Hangi gün, hangi eylemde, hangi sözde şeriat yanlısı hareketin içinde olmuşum ispatlasınlar." diye yakındı. Yargıtay üyeliğine 1995'te dönemin HSYK üyesi Vural Savaş tarafından seçilmek istendiğini, ancak Seyfi Oktay tarafından engellendiğini belirtti. Engellemelere rağmen 1997'de seçildiği bilgisini veren İlday, "Seyfi Bey prototip bir örnektir." ifadesini kullandı. İlday, şöyle devam etti: "Müfettiş hal kağıtlarım çok iyiydi, tüm terfilerim mümtazdı. Vural Bey beni bu vasıflarımla tanıyordu. Seyfi Bey, vasıflarımı inceleseydi o da objektif olarak bu konuda kanaate varabilirdi. Ama o gözünü kapatmış. Belli bir yapılanma içinde. Antidemokratik, sürdürülmesini düşündüğü rejimin, ideolojinin emrine girmiş. Demokratikleşme gibi bir çabası yok." İlday, dinleme kayıtlarının Seyfi Oktay'ın yargıda nasıl örgütlendiğini gösterdiğini de ifade etti. "Örgütlenmenin dik âlâsı budur. Bunun daha fevkinde bir örgütlenme düşünülemez." dedi. Oktay ile ismi geçen avukat Tülay Bekar hakkında açılan davaya müdahil olmayı, ayrıca manevi tazminat davası açmayı düşündüğünü açıkladı. Yargıtay üyesi, "Bunu gözlerin açılması için yapıyorum. Benimle ilgili iddialarını ispata davet ediyorum." diye konuştu. Oktay'ın davalara yaptığı müdahaleleri de değerlendiren İlday, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yargı, yargıyı etkilemektedir. Yargıtay, kanuna uygunluk denetiminin yanında HSYK eliyle vesayet denetimi yapmak istiyor. HSYK üyesi eliyle kimin Yargıtay üyesi olacağını, kimin terfi edeceğini belirliyor. Kadir Özbek, bunlardan biri. Kadir gider, öbür Kadir gelir. Önemli olan bu değildir, önemli olan bu gücü elinde tutmak istemeleridir." Selamet İlday, yıllar öncesi seçimin hâlâ Oktay'ın zihninde olmasına da dikkat çekti. "Anlayışı, zihniyeti başka insanlara kapalı demek. Ancak kendi yandaşlarının egemen olduğu bir topluluk istiyor. 'Yargıda bunlar yavaş yavaş alt derece mahkemelerini ele geçiriyor, bari Yargıtay elimizde kalsın' diye düşünüyor." diyen İlday, Türkiye'deki bütün ilk derece mahkemesi hakimlerinin itham altında bırakıldığını vurguladı.
Kaynak:ZAMAN

**************************************************************************************************
BÜLENT KORUCU

BÜLENT KORUCU
ZAMAN
10.06.2010 07:09

Oktay'ın evinde yargıç kuyruğu!

Anayasa değişikliklerine karşı çıkanların temel tezi, 'yargıç bağımsızlığı'nın zedeleneceği iddiası. Parlamento'nun Anayasa Mahkemesi ile Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na üye seçmesine temelden ve şiddetle itiraz ediyorlar.

Bilhassa HSYK için yargıçların işi gücü bırakıp Meclis'te kulis yapacağı ileri sürülüyor. Psikolojik baskı o kadar etkili oldu ki, yapılan düzenlemede Parlamento'nun yetkisi hiç denecek kadar az tutuldu. Meclis'in yetkisi Anayasa Mahkemesi'ne 4 üye ile sınırlandı. HSYK'ya seçme hakkı ise verilmedi. Buna rağmen değişikliğe referandumla son nokta konulmasın diye her yol deneniyor.

Bağımsızlık adı altında yetkinin asıl sahibi halkın dışlandığı sistemin devamı arzulanıyor. Halktan bağımsızlık diğer bağımlılıkların önünü açıyor. Çağdaş demokraside parlamento eliyle kullanılan yetki ve kurulan bağ, bize çok görülüyor. 'Yargıçlar, Parlamento'nun önünde kuyruk olmasın' diyorlar. Millet iradesinin aksettiği meşru zemin olan Meclis'in önünde kuyruk oluşmasında bence sakınca yok. Asıl mahzur alternatif kuyruklarda.

Eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay'ın mahkeme kararıyla yapılan teknik takibi, bilinen ama pek zikredilmeyen bir adresi ortaya çıkardı. 4 yıl bakanlık yapan Seyfi Bey'in yargı camiasında etkisinin sürdüğü aşikârdı. Fakat yetkili gibi davrandığına ihtimal verilmiyordu. Oktay'ın bazı atamalara tavassut ettiği, randevular ayarladığı muhataplar tarafından kabul edildi. HSYK Başkan Vekili Kadir Özbek, tavassut ve referans iddialarını şu cümlelerle doğruluyor: "Yargıtay seçimlerinde veya benzeri atamalarda muhakkak talepte bulunanlar vardır, referans olanlar da vardır. Ancak kurul kararıyla gerçekleştirilen bir işlemdir. Birinin söylemesiyle, istemesiyle o işler olmaz. Kendisiyle zaman zaman konuştuğumuz oluyordu. Yargıtay seçimlerinde herhangi bir ismin seçilmesi isteği olup olmadığını, önerisi olup olmadığını hatırlamıyorum." Adı geçen diğer kişiler de benzer ikrarlarda bulundu. O halde şu soruları sorma hakkımız doğuyor: Neden herkes aynı kişiden referans alma ihtiyacı hissediyor? Oktay'ın 15 yıl önce bakanlık yapması bunu açıklamaya yetiyor mu? Başka bakanların da aynı hakkı var mı?

Seyfi Oktay'ın evinin önünde toplandığı ileri sürülen kuyruklarla ilgili de bazı sorular gündeme geliyor. Mesela Oktay, tavassut edeceği kişileri neye göre seçiyor? Adı geçen kişiler talep ettiği makama atandığında bir borçluluk hissi duyuyor mu? İnsan fıtratı gereği duydukları bu hissi nasıl tatmin ediyor, borçlarını nasıl ödüyorlar? Sorular akla ister istemez Oktay'la hakkındaki diğer iddiaları getiriyor. Dava ve iş takipçiliği suçlamaları doğru mu? Adil yargılamayı etkileme girişimleri söz konusu mu?

HSYK'yı hedef alan haklı eleştirileri bertaraf etmenin en iyi yolu, temsil tabanını ve üye sayısını genişletmek. Böylece müdahalelerle sonuç alabilme imkânı asgariye indirilir. 5 üyeli kurula etki etmekle 17 üyeye söz geçirmek bir değil. Türkiye'de her topluluğa kendini yönetme hakkı veriliyor, yargıç ve savcılar hariç. 12 bin kişilik iyi eğitimli kitleye kendini yönetecek kurulu seçme ve seçilme hakkı verilmiyordu. Yargıtay ve Danıştay ile HSYK arasında hiçbir demokratik düzende mümkün olmayacak mekanizma vardı. HSYK yüksek mahkemelere üye seçiyor, onlar da HSYK üyelerini kendi içlerinden atıyordu. Anayasa değişikliğinde bu çarpıklık giderildi ve 10 asıl ve 6 yedek üyenin birinci kademe adli ve idari yargı hâkimleri arasından ve onlar tarafından seçilmesi sağlandı. Tabii Anayasa Mahkemesi yine yetkisini aşmayıp referanduma gidilmesine müsaade ederse. Değişiklik karşıtlarının 'yargı kuşatılıyor' tezi de böylece çürüyecek. Yargıyı, camianın çilesini çeken kürsü yargıçlarının kuşatmasından daha normal ne olabilir?
*******************************************************************************************************
Seyfi Oktay'ın irtibatta olduğu tanıdık isim
Toy pirate
Ergenekon soruşturmasında göz altına alınan Adalet eski Bakanı Seyfi Oktay'ın, HSYK Başkanvekili Kadir Özbek'in yanısıra üye Ali Suat Ertosun'la da ilişkisi tespit edildi
Ergenekon davalarına bakan hakim ve savcılara baskı kurmak için yüksek yargıda girişimlerde bulunmakla suçlanan Adalet eski Bakanı Seyfi Oktay'ın, HSYK Başkanvekili Kadir Özbek'in yanısıra üye Ali Suat Ertosun'la da temasta olduğu ortaya çıktı.

HSYK kararnamesine 'alternatif liste' hazırlayarak Ergenekon davalarına bakan hakim ve savcıları görevden almaya çalışan Ertosun'un, bağımsız yargıyı baskı altına almak isteyen yapılanmanın işlerini takip ettiği telefon dinlemelerine takıldı.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) yaz kararnamesine alternatif liste sunarak, "Ergenekon, KCK ve fail-i meçhul" davalarını yürüten hakim ve savcıların görev yerlerinin değiştirilmesini isteyen üye Ali Suat Ertosun'un adı, derin yapılanmanın yargı ayağını ortaya çıkaran soruşturmaya karıştı.

Yüksek yargıdaki dava dosyaları ve kritik noktalara yapılacak atamalara müdahale eden şüphelilerin mahkeme kararıyla dinlenen telefon görüşmelerinde, Ertosun'un adı sık sık anıldı. Bir hakimin, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne başkan olabilmesi için dev-reye giren tutuklu sanık Ali Hadi Emre teknik takibe takılan görüşmesinde, ricacı olduğu HSYK Başkanvekili Kadir Özbek'in "Ertosun'a da bir görün" dediğini anlattı.

MAHKEME BAŞKANI YAPALIM

Yargıtay ve Danıştay'daki davalara ve kritik yerlere yapılacak atamalara müdahale eden ve Ergenekon'la bağlantılı hareket ettiği ileri sürülen yapılanmanın, İstanbul Adliyesi'nde görevli hakim Yavuz Öztürk'ü, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi başkanlığına getirme gayretleri teknik takibe takıldı. HSYK üyesi Ali Suat Ertosun'un adının da karıştığı bu girişim, tutuklu sanık Ali Hadi Emre'nin mahkeme kararıyla dinlenen telefon görüşmelerine yansıdı. Şüpheli Emre'nin, hakim Öztürk'le yaptığı 26 Ekim 2009 tarihli görüşmeye göre; tayin konusu ilk olarak gözaltına alınan Adalet Eski Bakanı Seyfi Oktay aracılığıyla HSYK Başkanvekili Kadir Özbek'e iletildi. Emre, tayin için ricacı oldukları HSYK Başkanvekili Özbek'in talep üzerine kendilerine "Ertosun'a da bir görün" dediğini Yavuz'a aktardı.

'MERAK ETME, GARANTİ' DEDİ

Ali Hadi Emre, hâkim Yavuz'a sanık Kudbettin Kaya ile birlikte görüştükleri Seyfi Oktay'ın tayin için garanti verdiğini söyledi. Emre, "Bizim avukat Kutbettin'i tanıyorsun. Gene bir ara yemek yedik, Seyfi abi vardı. Ondan sonra; yani seninle ilgili yine konuştuk, yani o çok garanti konuştu ya, ben de sana söylemedim, yani dedim hani ne olur ne olmaz, belli olsun, ondan sonra" dedi. İkili arasındaki görüşmeden tayin konusunda beklenen sonucun çıkmadığı anlaşılırken, bu konuda yeni bir girişimde bulunma gayretleri de kayıtlara geçti.

ERTOSUN'A DA BİR GÖRÜN

Tutuklu sanık Ali Hadi Emre, telefon görüşmesi yaptığı hâkime tayin meselesi için HSYK Başkanvekili Kadir Özbek ile de konuştuğunu aktardı. Sanık Emre, tayin için gereken adresi şu sözlerle gösterdi: "Kadir beye bir şey söylediğiniz zaman diyor ki, daha başka talepler de vardı. Şeye de söyleyin; Ertosun'a. Onu da bir görün falan diyordu." Bu sözler üzerine hakim Yavuz, tayin için garanti veren eski bakan Mehmet Seyfi Oktay'a şikayetinin iletilmemesini istedikten sonra şunları söyledi: "Mehmet bey dedi, sen bu sefer olmadın; ama bir dahaki sefere kesin. Hiç merak etme. Ben canı gönülden çalışacağım demişti."

'BAŞKA YERE ATAYIN' RANDEVUSU

Büyük bir kente tayin isteyen Giresun Savcısı Nihat Nuri Akar'ın, önce tutuklu sanık Ali Hadi Emre ile ir-tibata geçtiği de telefon dinlemelerine takıldı. Emre'nin de talebi Adalet Eski Bakanı Seyfi Oktay'a aktardığı tespit edildi. Savcı Akar ile Ali Hadi Emre arasında 14 Aralık 2009 tarihli telefon görüşmesinde ise tayin işinin Seyfi Oktay ve HSYK Başkanvekili Kadir Özbek'le yemekli bir toplantıda görüşüldüğü belirlendi. Giresun Savcısı Akar'ın, Emre, Oktay ve Özbek'in yanı sıra tayini yaptırmak için HSYK üyesi Ali Suat Ertosun'la görüşmek amacıyla yakınlarıyla temasa geçtiği ve randevu ayarlamaya çalıştığı da tespit edildi.

Soruşturma kapsamında mahkeme kararıyla yapılan telefon dinlemelerinde tutuklanan şüphelilerin 'Dede' diye hitap ettiği Adalet Eski Bakanı Seyfi Oktay'ın başınığı çektiği ileri sürülen yapılanmanın, yüksek yargıya atama ve tayin işlerinde HSYK Başkanvekili Kadir Özbek, HSYK üyesi Ali Suat Ertosun'u kullanmaya çalışması ise dikkat çekti.

Özbek'e isimleri toptan verin

Yargıyı kıskaca alan yapının, 2007 yılında çeteyle irtibatlı olduğu için meslekten atılan İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde görevli eski hâkim Ali Kayaoğlu'nun geri dönebilmesi için ciddi çalışmalar yürüttüğü de iletişim tespit tutanaklarına geçti. Kayaoğlu'nun görevine dönebilmesi için şüpheli Oktay'ın HSYK Başkanvekili Kadir Özbek'le randevu ayarlamaya çalıştığı belirlendi. Eski hakimin, tutuklu sanık Ali Hadi Emre'nin araya girmesiyle Danıştay 8. Daire Başkanı Sıddık Yıldız'la görüştüğü belirlendi. Yıldız'ın da eski hâkim Kayaoğlu'nu Danıştay kökenli HSYK üyeleriyle görüştürmeye çalıştığı saptandı. Tutanaklara giren 8 Haziran 2009 tarihli görüşmede; Oktay tayin işlemlerin olacağını belirterek, "Sen bu adamların hepsini not edersin, ben de ederim, şöyle üç mü beş mi yedi mi on mu var. Bir gün başkanı çağırırım, şunların üzerinde durmanı istiyorum" karşılığını verdi.

CHP'li vekilin işini de görmüş

Ergenekon soruşturması kapsamında görüşmeleri teknik takibe alınan şüpheli Seyfi Oktay'ın, CHP İzmir Milletvekili Abdürrezzak Erten'in tayin ricası için de devreye girdiği ortaya çıktı. CHP'li vekil Erten'in tayin isteğini alan Adalet eski Bakanı Oktay'ın, Şanlıurfa Cumhuriyet Savcısı Serdar Gür'ün kişisel bilgilerini HSYK Başkanvekili Kadir Özbek'e ilettiği kayıtlarda yer aldı. 10 Aralık 2009'da Oktay'ı arayan CHP'li Erten, "Saygılar sunuyorum bakanım. Şimdi dün beni aradılar. Bu Urfa Cumhuriyet Savcısı Serdar Gür. Beni, ya ne olur, sayın bakanımı acaba şey yapabilir misiniz diye. Çünkü geçen sefer çıkacaktı yaz kararnamesinde. İstiyordu" dedi. Bu sözlerin ardından Oktay ise olayı HSYK Başykanvekili Özbek'e aktardığını belirtti. Tayin işleminin gerçekleşeceğinden emin konuşan Oktay, "Ben söyledim şeye Kadir beye. İnşallah bir yaramazlık olmaz" şeklinde konuştu.

Mübaşir için bile devreye girmişler

Yargıya müdahaleleri teknik takibe takılan sanıkların, mübaşir tayinleri için bile seferber oldukları ortaya çıktı. İstanbul Adliyesi'nde görevli Mustafa Oğuz adlı bir mübaşirin Bakırköy Adliyesi'ne tayinini çıkarılması için yürütülen çalışmaları tutuklu sanık Ali Hadi Emre'nin, Bakırköy Adelet Komisyonu Başkanı Ferit Arslankurt'la yaptığı telefon görüşmelerinden tespit edildi. Tutuklu sanık Emre, 8 Ekim 2009 tarihli görüşmede Başkan Arslankurt'a "Bizim burada, DGM'de bir mübaşir vardı. Mustafa size gelmiş galiba" dedi. Arslankurt'un "Bize gelen hakim mi" sorusu üzerine Emre, "Yok yok mübaşir, mübaşir Mustafa. Şimdi size uğrayacak. Bu bizim böyle sevdiğimiz bir çocuk. Buna biraz..." karşılığını verdi. Başkan Arslankurt, son operasyonda tutuklanan Emre'nin ricası üzerine "tamam" dedi.

FUAT ATİK - ÖNDER DELİGÖZ

YENİ ŞAFAK