
Son 50 yılda demokrasi tarihimizdeki "Mason" başbakan, bakan ve üst düzey yöneticiler; ülkemizin bugün'ünü tahrip etmiş ve ülkeyi yönetenlerin önüne dağlar büyüklüğünde sorunlar yığmışlardır.
Geçmişe bakınca; "verdimse ben verdim" deyip, ülkemizin nimet ambarlarını yeğenlerine, kardeşlerine, kayınbiladeri Ali Şener'e ve "işte benim ailem" dediği, soyguncu tayfasına peşkeş çeken Süleyman Demirel'i unutmaya imkan var mı?..
Hele hele "başbakanlık uçağı" ile taaa Budapeşte'ye kumar oynamaya gidip, orada burnuna yumruk yedikten sonra ülkemizin itibarını "5 paralık!" eden ve devamlı "pişmiş kelle gibi sırıtan" Mesut Yılmaz'ın ahlaki yapısında bir başbakan örneği dünya'da var mı?
Basit bir didişme sonucunda; anayasa kitapçığı fırlatıldığında bile ülkemiz bir gecede 70 milyar dolarını kaybetti.
Peki bu 70 milyar dolar kimin cebine akıtıldı dersiniz? Eğer elinizdeki internet teknolojisinden yararlanırsanız, küçük bir araştırmayla bu 70 milyar doları aralarında pay eden soysuzların herbirinin "mason locaları"na kayıtlı, darbecilere yakın, işadamı kılığında eşkiyalar olduğunu göreceksiniz...
Bugün el atılan ve çözdükçe bir türlü ucunu bulamadığımız "ergenekon çetesi"nin içinde yer alan tutuklu ve hükümlülere bir bakar mısınız? İçinde iş adamı da var, pkk militanı da...General de var, uyuşturucu kaçaksı da...Mafya babası da var, bir dizi rektör, prof. yazar-çizer, politikacı, gazeteci, kadın pazarlayan pezemenkten tutun da, aklı selim düşündüğünüz de bir araya getiremeyeceğiniz alçaklar sürüsü aynı çatı altında...
Peki nedir onları bir araya getiren ve aynı gayede buluşturan, hiç düşündünüz mü?..Para mı? İktidar mı?.
Bir kere vatan sevgisi olmadığı muhakkak...Çünkü ülkesini seven biri, demokratik bir ülkede vatanı için elinden gelecek bir şey varsa, siyasete atılır; aday olur projelerini anlatır, halkı ikna eder, seçilir başa gelir ve projelerini gerçekleştirerek, tarih sayfalarımızda minnetle ve şükranla anılır... Ama "ergenekon terör örgütü"nü oluşturan alçakların asıl amacı yaptıklarından da anlaşılacağı gibi; vatana hizmet değil, ülkemiz üzerinde kirli emelleri bulunan dış güçlerin ideallerine hizmet etmektir...
Kendi uçağımızı düşürmek, insanlarımızı faili meçhullerle yok ederek geride kalanları perişan etmek, okul çocuklarını bir gemiye doldurup havaya uçurmak, komşu ülkeyle düşük yoğunluklu savaş çıkartmak, ülkede korku ve infial uyandırarak halkı umutsuzluğa sevketmeye çalışmayı vatan sevgisi ile izah edebilir miyiz? Ayrıca askeri Cephaneliklerde olması gereken silahları toprak altına saklayan alçaklar, bu silahlarla ileride "serçe avı"na çıkmayacalardı herhalde!...
Uykuya dalmış birini uyandırmak kolaydır. Ancaaak uyur numarası yapan birini uyandırmak çok zordur!..Ne olursunuz; "Artık uyur numarası yapmayı" bırakalım. En azından ülkemiz için kendini tehlikeye atan insanlara arka çıkarak, biz de üzerimize düşen vatadaşlık görevini yerine getirerek insan olmanın, birey olmanın erdemine varalım...
Bazı engelleri aşmak için, insani çaba göstermek gerekir... Yılmadan bizim için bütün zorluklaları aşmaya çalışan insanlara destek çıkarak çaresizliğin belini kırmak gerekir!..
Yaşanmışı değiştiremeyiz. Tarihi yeniden yapamayız. Ancaaak geçmişte yaşadıklarımızdan ders alabiliriz.
Bunun için içindeki sesi dinlemeye ne dersin!..
Kalın sağlıcakla...
E. mail: recep-1953@hotmail.com