yenerd@gmail.com
2010-06-22
Etnik terörde 2. perde: Dedeler
“Ergenekon ve yüksek yargıdakiler sıkışınca, PKK içerisindekiler harekete geçti!”
PKK’nın eski elebaşlarından Osman Öcalan’ın gazetemize yaptığı ve dün sürmanşetten yayınladığımız bu açıklamalar çok önemli.
Öcalan, PKK’nın Şemdinli’deki katliam emrini Mustafa Karasu’nun verdiğini söylüyor ve Karasu’nun PKK içinde bilinen “dedelik” özelliğine dikkat çekiyor.
Öcalan’a göre Karasu, PKK içinde bir etnik ve mezhepsel inancın temsilcisi gibi “dede” rolüyle hareket ediyor.
Son dönemde bu “dede” rolünü sık duyar olduk. Ergenekon kapsamında gözaltına alınan ve sorgulanan bir isim de herkesin bildiği gibi “dede”….
O isim adeta Gölge Adalet Bakanı, gölge Yargıtay Başkanı, gölge Danıştay Başkanı, gölge HSYK Başkanvekili gibi davnanıyor. Bütün atamalar, tayinler, terfiler onun istediği gibi oluyor. İstediği yargılama sürecine istediği gibi müdahale ediyor. Kendisine yüksek yargı mensupları “dede” olarak hitap ediyorlar.
Son dönemin en dikkat çekici siyaset mühendisliğinde de bir “dede” ön plana çıktı. Türkiye’nin en köklü partilerinden birisini artık bir “dede” yönetiyor. Kendisinin “dede” olduğunu söyleyen bu şahıs, yeni ekibini de bu etnik ve mezhepsel tercihlerle dizayn etti.
Aynı mezhep ve etnik kökene sahip olan bir Ergenekon sanığı Başsavcı’nın geçtiğimiz günlerde hukuka tecavüz edilerek kurtarıldığını, tahliye edildiğini gördük.
Kurtaran ekibin daha önce Adalet Camiası’nın “dedesi” tarafından yönlendirilen ekip olduğu, dinleme kayıtlarıyla ortaya çıkmıştı. Skandal tahliye sonrası “Adalet Dedesi” tarafından yönlendirilen bu ekibe yönelik büyük eleştiriler başlayacakken, “PKK’daki dede” devreye girdi ve Şemdinli’deki taburu bastırttı.
Ve gündem bir anda değişti. Kamuoyunun gözünde yaptıkları bu skandal nedeniyle iki paralık edileceklerdi ama mevzular artık çok farklı.
İktidar bu terör faaliyetleriyle zayıf düşürülerek, oylar “Siyasetteki Dede”ye doğru kaydırılmak isteniyor. Ne hikmetse hem Ergenekon hem de PKK’nın faaliyetleri aniden “Siyasetteki Dede”ye yaramaya başlıyor.
Aslında “Siyasetteki Dede”, büyük bir kamu kuruluşunun başındayken, PKK için çok şey yapmıştı. Pek çok PKK’lıyı kadrolara doldurmuştu. Bu Başbakanlık raporlarıyla da tescil edilmiş, MİT hakkında çalışma yapmıştı. Şimdi PKK, “Siyasetteki Dede”ye vefa borcunu ödüyor olmalı.
Ha unutmadan; “Siyasetteki Dede”, PKK’lıları devlete doldurmasıyla ilgili haber yapan bir Ankara Temsilcisi’ni dava etti. Mahkeme konuyu resmi olarak Başbakanlığa sordu. Başbakanlık, “evet elimizde böyle bir çalışma var” diye resmi bilgi verdi. Bunun üzerine “Siyasetteki Dede”, avukatlarını duruşmalara göndermeyi bıçak gibi kesti. Şikâyetçinin devamsızlığı nedeniyle de dava düştü.
İlginç değil mi?
Ama daha ilgincini yaşamaya yeni başladık. Devleti saran “malum vesayetin dedeleri” kendilerini bu derece riske soktuklarına göre, bıçak kemiğe dayanmış olmalı.