
Bir insanın farkına varmadan başkalarını aldatması ne kadar güçse, farkına varmadan kendisini aldatmış olması da o denli kolaydır. Kılıçdaroğlu genel başkan adaylığını açıkladığında ilk desteğin Önder Sav'dan gelmesi onun partinin başına bir emanetçi olarak geleceğinin işaretidir...
Peki bundan sonra CHP'nin izleyeceği politikalar halk'ta ne kadar karşılık bulabilir.Kılıçdaroğlu bizim olan, bize ait olan yerli ve milli duruşu sergileyebilir mi?..Bence hayır. Bir kere kaplanın sırtına bindiniz mi bir daha inmeniz çok zordur.CHP'nin geçmişinden devraldığı sistematik yanlışlar başına kim gelirse gelsin devam edecektir. Bu da CHP'nin önce tükenişini sonra da yok oluşunu hızlandıracaktır.Çünkü CHP'de ulusal kimliğimize uygun siyaset yapmak zor hatta imkansızdır; Laiklik ve kemalizm üzerinden rakibini köşeye sıkıştırıp gizli hesaplarla siyaset yapmaya çalışmak, belki geçmişte CHP'ye yüzde 22'lik oy'unu korumaya yardımcı olmuş ama artık bu tür içi boş kuru sloganlar seçmende karşılık bulmamaktadır....
Danıştay katliamında "Siyasete kan bulaşmıştır" diyerek, katliamı yapanları kınadığını söyleyeceksin ama hemen ardından katliamı yapan alçakların avukatlığına soyunacaksın, bu ne perhizdir, ne lahana turşusu!.
Peki Kılıçdaroğlu yarın başbakan olsa ülkemizi beş kıtada temsil edebilecek vizyona sahip mi?.Oturmuş demokrasi'yi, herkese huzur veren bir demokrasi'yi tesis edebilecek mi?.Halk'a karşı sorumluluğunu yerine getirebilecek mi? Mesela yıllardır demokrasimizin ilerlemesine fırsat vermeyen "ergenekon"cu alçakların üstesinden gelebilecek mi? CHP'nin içinde sayısı çokça olduğu bilinen ve siyaseti gizli hesaplarla yapan demokrasi düşmanlarıyla mücadele edebilek mi? Lafı hiç dolandırmadan cevabı hayır...Çünkü CHP'de doğru politikalar yapmak imkansızdır...Ayrıca geçmişte işledikleri suçlar nedeniyle bugün hesap vermemek için kıvranan "ergenekon tayfası" CHP'nin üstündeki güç olarak durmaya devam edecek, yarın avukatlık görevini yerine gtiremediği zaman, tıpkı Baykal'ı tasfiye ettiği gibi,Kılıçdaroğlu'nu da tasfiye edecektir...
Baykal'ın ortaya çıkan porno kasetini "ergenekon çetesi"nin vizyona sürdüğü herkesin mağlümudur. Yine de Baykal açısından herşeyin bitmiş olabileceğine inanmıyorum. onun şu anda "ergenekoncu"ların siyasi temsilcileriyle gizli pazarlıklar yaptığından ve kongrede genel başkanlık adaylığının bu pazarlıklar sonucunda şekilleneceğinden adım gibi eminim. Baykal'ın adaylığına bu görüşmelerdeki detaylarda uzlaştıktan sonra karar vereceğini sanıyorum.Çünkü bay Baykal'ın genel başkanlıktan istifasının asıl nedeni adı geçen porno kaseti ortaya çıktığı için değil, "varan 2" "varan 3"ün ortaya çıkışına engel olmak için istifa etmiştir.Baykal kaseti vizyona sürenlerle anlaştığı takdirde kongre'de adaylığını kesinlikle açıklayacak ve Kılıçdaroğlu'da bu durumda geri çekilecektir.
Tabii ki, kılıçdaroğlu ya da Baykal'la veya bir başkasıyla siyasette yol almaya çalışmak CHP'ye bir şey kazandırmayacak, sadece belki biraz batışını yavaşlatacaktır. Çünkü CHP kamu vicdanında kirlendi!. Türkiye; gelişiyor, değişiyor, dünyanın önemli bir merkezi haline geliyor. Ama CHP'nin kirli geçmişi onun bu gelişmelere ayak uydurmasına fırsat vermiyor.
Türk halkı umut bağladığı geleceğinin CHP ile birlikte yok olacağını biliyor ve görüyor.
İşte anayasa değişikliği konusunda tuzluğu kapıp doğruca anayasa makemesine koşan CHP'ye güvenilir mi? Tabii ki hayır. Bu rezilce siyaset oyunu'na halk asla prim vermez. CHP'nin tek istediği "Çoğunluk azınlığın rahatını kaçırmasın"...CHP hiç bir konuda ittifak yapamaz. Çünkü müşterek kabulleri farklı.Çünkü CHP; iktidarı, halk'tan değil karanlık odalardan bekliyor...
Bir takım kurgulardan önce çıplak gerçekleri görmeliyiz...Günümüzde Türk siyaset tarihinin en kötü ve beceriksiz muhalefetine sahibiz.
Türkiye'nin ve halkının derdini dert edinecek kadrolar ne yazık ki onların içinde yok, bu da en çok siyaseten AK Parti'nin işine yarıyor. Siyaset biliminde sağ'ın da sol'un da bir dogma olduğunu gördük.Sağ'da, sol'da bitti. CHP'ye ya da MHP'ye umut bağlamak yeni bir maceraya atımaktan başka birşey değildir...
Oysa bu ülkenin geleceğe umutla bakarak yaşamaya hakkı var.
Kalın sağlıcakla..