RECEP AYDIN-SOSYAL BİLİMCİ
Bugün 23 Nisan: Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın 90'ıncı yıldönümü...
Çocuklarımız mutlu ve neşe dolu.Torunlarım Ahmet Melih ile Ömer Faruk sabahları çok zor uyandıkları halde,bu sabah vaktinden önce kalkarak bizlere de bu güzel bayramın heyecanını yaşatmaya çalıştılar...
Bir an çocukluğum gözümün önünde canlanıverdi:İlkokul birinci sınıfa gidiyordum,günlerden 23 Nisan ve ben ilk defa bu heyacanı yaşıyordum.Birgün öncesinden öğretmenim Yusuf çağatay yarın bayram yerinde eksiksiz toplanmamız gerektiğini söyledi.Annem okul hazırlığım için kıyafetim konusunda özel ihtimam gösterip beni hergün'künden daha farklı bir biçimde bayram yerine göndermek için elinden gelen tüm çabayı gösteriyordu.Ama nedense mutsuzdu.Çocukça bir tavırla nedenini sorduğumda; "Daha çok küçüksün bunu anlayacak yaşta değilsin"dedi...Ama ben büyüklerimin bu mutsuzluğunun her akşam radyodan naklen dinlediğimiz Yassıada mahkemeleri ile bağlantılı olduğunu yıllar sonra anlamıştım...
Aradan 50 yıl geçti.Türlü sloganlar ve söylemlerle çeşitli bayramlar yaşadık.Yaşanan bu bayramlarda bir tek çocuklar mutlu.Ama biz büyükler;o günden bu güne bazı ekonomik kazanımlar elde etsek de,olan bitene bakınca ne yazık ki gelecekten korkuyoruz.Çünkü;4 yılda bir ayağımıza kadar gelerek bizden oy isteyen,yüksek yerlerde büyüklerimiz bize huzuru,barışı ve mutluluğu çok görüyor.
Anayasa değişikliği ve referandum sürecinde;TBMM'si çatısı altında,milletin en yüce makamında olan bitene bakınca,mutlu olmak,torunlarımın bayram sevincine katkıda bulunmak mümkün mü Allah aşkına?..
Örtbas edilen ve alçakça bir tertip olduğu anlaşılan 33 erin şehit edilmesi, Reşadiye Pususu, Danıştay saldırısı gibi orostopolluklar aydınlanmaya başladığında,çetecilerin hala görev başında olduğunu görerek her an daha büyük kahpeliklere şahit olabileceğimiz endişesini taşıyarak mutlu olmak mümkün mü?
İlk nöbetinde "Cuntacı"ları salıvermek için fırsat kollayan hakimleri,GATA'nın uyduruk raporlarıyla hukuk'a ve adalete meydan okuyan darbecileri görmek ve onların cezasız kaldıklarını bilerek torunlarımın bayram sevincine ortak olmak mümkün mü?
Bugüne kadar kimsenin cesaret edemediği darbecilerin üzerine giden ve elinden geldiğince onların adalete hesap vermelerini sağlamaya çalışan bir siyasi partinin canına okumak için fırsat kollayan başsavcıların varlığını bilerek,çocuklarımızın bayram sevincine ortak olmak ve bunu onlara yansıtmak mümkün mü?..
Ortalığı kaosa sürüklemek için,kendisine emanet edilen acemi askerleri mayın tarlalarına süren komutanların varlığını bilerek,bayram yapmak mümkünmü? Yedi askerimizin şehit olmasına neden olan mayınları döşeyen ve bu ağır ihmalini pkk'nın üzerine yıkarak işin içinden sıyrılan komutanların varlığını bilerek bayram yapmak mümkün mü?
Sağlam olan paralı insanlara rüşvetle çürük raporu veren arsızların varlığına tahammül ederek bayram yapmak mümkün mü?
“Barış” ve “demokrasi” gibi kutsal kavramları kendilerine isim yapan partilerin temsilcilerinin,TBMM'si çatısı altında bu kavramların ırzına geçmek için gösterdikleri çabaları naklen izleyip,gelecekten endişe duyarak bayram sevincini yaşamak mümkün mü?
Dün TÜBİTAK'ın yaptığı açıklamadan sonra; görüntü kayıtlarını silen ve cinayeti "Dini hassasiyeti" olan inançlı insanların üzerine yıkmaya çalışanların varlığını bilmek, ama aynı zamanda onların adaleti yanıltmayı çalıştıkları halde ceza almayacaklarını kabullnerek , bayramlarda bayram sevinci duymak mümkün mü?
Ortaya çıkan "Ergenekon ve pkk" kardeşliğinden sonra; " Türk ve Kürt" halkı arasına nifak tohumları eken, ve ülkemin 30 yıllık enerjisini tüketen soysuzların varlığını bilerek bayram yapmak mümkün mü?
Evet;bugün "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" ama bir tek çocuklar mutlu.Çünkü onlar olan bitenin farkında değil.