
RECEP AYDIN-Sosyal Bilimci
İçki tüketiminde, trafik kazalarında, yolsuzluk ve cuntacılıkta,işleyen düzeni işlemez kılmakta, fuhuşta, edepsizlikte, hayasızlıkta, birbirimizin ayağını kaydırmada, dedikodu, ispiyon, yalan, dolanda ön sıralarda yer alıyoruz!
Ülkemizin;tarihi, turistik, kültürel, dini ve milli değerlerini ortaya çıkarma hususunda yaya kalıyoruz!.Kültürel konulu toplantılar yapılan salonlar bomboş!.Yemek, göbek atmak, lak lak etmek dendi mi, ön sıralarda yer kapabilmek için bütün performans'ımızı harcıyoruz!..
Yıllardır Eurevision Şarkı Yarışmasına katılıyoruz!.Bu hususta akla hayale gelmeyecek paralar harcıyoruz!.Futbol takımları Süper Lig'e çıksın diye kendimizi yırtıyoruz!.En büyüğümüzden en küçüğümüze kadar topyekün seferber oluyor ve kucak dolusu harcamalara giriyoruz!.Kahve köşerinde vakit öldürmeyi, sigara dumanı altında ömür tüketmeyi marifet sayıyoruz... Ama kültür, edebiyat, ilim ve bilgi denildi mi, dirgen yemiş sıpa gibi dört nala kaçıyoruz!..
Çocuklarımız ve gençlerimizin haytalığından, eğitimsizliğinden, saygısızlığından, okumadıklarından söz ediyoruz. İyi de; anne-baba, öğretmen, eğitimci okumazsa, öğrenci nasıl ve niçin okusun?..Anne-baba, öğretmen, eğitimci örnek olması gerekmiyor mu?.Bir evde anne-baba okumazsa, çocuk da okumaz... Bir ailede kültürel değerlere saygı olmazsa, o nesillerden ne bekleyebiliriz ki?. Oysa kültürün ekonomik krizle falan ilgisi yok...Doğrudan doğruya istekle,tarih sevgisi ve merakla. içten gelen kaynama ile ilgisi var!..Sigaraya, lüzumsuz şeylere para ve vakit bulduğumuz kadar, bizi biz yapan değerlere vakit ayıramaz mıyız?. Şunu unutmamak gerekir ki; "kültürden yoksun milletler" çürümeye mahkümdur...
Neden kültür bir değer ifade etmiyor?.Atalarımız bu konuda havanda su mu dövmüşler acaba?.Kültüre yatırım yapmak ahmaklık mı?.Şimdi anlıyorum kültür sitelerinin neden bitirilemediğini!.Yetkililerin niçin kültüre destek vermeyişlerini anlamakta zorlanmıyorum bundan sonra...Demek ki caddelerimizde kültürel faaliyet yapan mekanlar yerine; yemek, içmek, göz zevkini okşamak, günü gün etmek ile ilgili yerlerin bol oluşu boşuna değilmiş!...Kitapçıların neden boş, kahvehanelerin neden dolu olduğunu şimdi anlıyorum!...Öyleyse kızmayalım tinerci çocuklara, bali koklayan, köprü altında yatan, ,içkiye düşkün insanlara!..Yine garip karşılamayalım; kavgacı, kindar, düşman guruplara ayrılmamızı!.Birbirimizin düşüncesine saygısızca davranmamızı!.Demokrasinin niçin rafa kaldırıldığını!..Laikliğin niçin yanlış anlaşıldığını, demokratik kurumların neden iş yapamaz olduğunu!...
Selçuklu Hükümdarları ve Osmanlı Padişahları; ya şair, ya müzisyen ya da edebiyata düşkün insanlardı...En azından kültüre değer veren edebiyat meraklılarını yanlarına alır, onlardan manevi destek bulurlardı...
Edebiyata, kültüre önem ve değer vermeyen insanlar yozlaşır!.Onların yeşertmeye çalıştıkları nesiller; donuklaşır, matlaşır, çoraklaşır. Hayatın doğasına aykırı tutum ve davranışlar sergilemeye başlar...
Her şeyi maddi gözlükle değerlendiremeyiz...Ayrıca Yüce Dinimiz de;maddi ve manevi yönden yetişmiş insanlar istemiyor mu? Gönül zenginliği denilen değerlere sırt dönüldüğü zaman, insanın hayvandan farkı kalmaz!.Böyle topluluklar canavarlaşır!.
Kültürü olmayanlar sığ düşünür.Başka düşünceleri kabullenemez.Cahillik onlara göre en önemli meziyettir!.Kültürsüz insanlar için para herşeyin başında gelir!.Materyalizmin, komünizmin, faşizmin temelinde kültürel sefalet yatar...Kültüre önem vermeyen gençlik; satanizme, ateizme ve her her türlü "izm"lere adaydır.Misyonerlerin tuzağına çabuk düşerler...
Kültürden yoksun toplumun hayat damarları kurumaya mahkümdur!.Hayat damarları kuruyan toplumlar edepsizleşir...Sadece belden aşağı düşünmeye başlarlar!.Onlara göre hayatın anlamı; yemek, içmek, şehevi arzuları tatmin etmek, gezip tozmak, öldükten sonra da toprak olmaktır...
Yaratan kim?.Biz bu dünyaya niçin geldik?..Görevlerimiz nelerdir? Gibi onları ilgilendiren bir mesele yoktur...Bu düşüncede olan insanlar ne yazık ki hayvanlar gibidirler!.
Sokaklarda, park ve bahçelerde;erkek genç kızın beline elini dolayarak onu sıkıca kavramış,genç kız ise erkeğin ağzının içine girecek kadar yaklaşmış,elalem ne der? Umurunda değil...Eğer birisi müdehale edecek olursa her türlü hakarette hazır olmalıdır...Kim ne derse desin;bunun adı edepsizliktir,terbiyesizliktir ve yanlış yaptığını bilmemektir...Sokaklarda bağırarak dolaşmanın adına medeniyet diyebilir miyiz?.Doğru dürüst muhataplarıyla iletişim kuramayan, yaptığı hatalar hatırlatılınca, bağırıp çağırmanın adına çağdaşlık demek doğru olur mu? Çağdaşlık buysa karşıtı olan çağdışılık ne Allah aşkına? Ülke kaynaklarını çarçur eden, kul hakkı, insan hakkı gibi meselelerin sadece bir fantezi olduğunu düşünen kafalar; kültürsüz, cahil, bir o kadar da vatan hainidir...
Bir zamanların; Ad, Semud, Firavun ve Nemrut Kavimleri maddi yönden çok üstün oldukları halde; ahlak, kültür, manevi değerlere saygı, inançlara hürmet etmek, insani değerleri ayaklar altına almak yönünden tefessüh ettikleri için yerle bir oldular...İsimleri bile okunmaz hale geldi!.O güzelim bahçeleri ve bağları, yıkılmaz dedikleri evleri ve sarayları yerle bir olup gitti...Tarih bunları kötü olarak anıyor...Ebedi alemdeki sıkıntıları daha da şiddetli olacaktır... Adı geçen kavimler; düşünceye darbe, fikre kelepçe vuruyor, batıl, safsata, olan her şeye itaat ediyor ama tek olan, insanlığı gerçek mutluluğa götürecek olan, Allah'a ve ilmi değerlere önem vermiyorlardı... Özgür düşünceye ve demokratik fikre tahammülleri yoktu. Firavun ve Nemrut, kendileri gibi düşünmeyenlere akla hayale gelmedik cezalar vermekten geri kalmıyorlardı.
Çağdışı zihniyete sahip yönetimler, kütüphane yakmış, ilim adamlarını, kültür erbabını safdışı etmişlerdir... Okumayan, okuduğunu anlamayan, düşünce geliştirmeyen, fikir üretmeyen, kültürel çalışma yapmayan, kültürel etkinliklere destek vermeyenler çağdışı zihniyete sahiptirler!..
Dinimizin ilk emri:"OKU"dur...İlk inen ayetler okuma üzerine olup, ikincisi kalemle yazmaya yöneliktir. Çeşitli yerlerde "Niçin düşünmezsiniz?" "Niçin akıl erdirmezsiniz?" "Yeryüzünü gezin dolaşın, geçmiş milletlerin akibetlerinden ibret alın" ifadeleri ile kültüre önem verilmektedir...
Bir satır şiir yazmamış, kitap okumayan insanlar, günlük yaşama uyum sağlayamazlar...Şiiri, edebiyatı idrak edemeyenler gönül feth etmeyi beceremedikleri gibi, ülke sevdaları da yoktur...Kısaca gönül gözüyle bakmasını beceremeyenler; insanları ve ülkesini de sevmeyi beceremezler!...
Sözümü Ünlü düşünür Konfüçyüs'ün bir sözü ile bağlamak istiyorum: "Allah'ım, bana kitap dolu bir evle, çiçek dolu bir bahçe ver"....Kalın sağlıcakla...