RECEP AYDIN-Sosyal Bilimci
Şeyh Sadi, "Bostan ve Gülistan" adlı kitabında bir hikayeden bahseder:
"Tatlı dilli,güler yüzlü bir adam bal satardı.Bu öyle bir adamdı ki,gönüller onun tatlılığından yanardı.O kadar dürüst ve ve düzgün ahlaklı bir insandı ki,bal satmayıp zehir dahi satsa,herkes onun elinden zehiri tereddütsüz bal niyetine yerdi.
Suratsızın,hasetin biri bu güzel insanın bal satışını kıskanıp;o da bal satmaya karar verdi.
Bal Tablası başında,ekşi sirke suratında kaşında,mahalle mahalle dolaşıp "Bal bal" diye bağırdı;fakaaat balına müşteri şöyle dursun,sinek bile konmadı.Akşam oldu,eli boş evine döndü. Karısı ona şaka yollu "Ekşi yüzlünün balı acı olur!" dedi.
Arkadaş! Yürü ırmaktan sıcak su iç, amaaa ekşi yüzlü insanın elinden şeker şerbeti içme!"
Şeyh sadi ne kadar da doğru söylüyor değil mi?..O günlerden bu günlere bunca zaman geçse de,çeşitli araçlar değişse de insanın ahlakı,davranışları, huyu değişmiyor.Alış verişe çıktığımız zaman, bazen öyle esnaflarla karşılaşıyoruz ki,sırf onun güler yüzüne ,hatırına tutulup bir şeyler almak zorunda kalıyoruz ondan.Bazıları da bunun tam tersidir...Atalarımız "Tatlı dil,yılanı deliğinden çıkarır" derken,dilin önemini ne kadar da güzel vurgulamışlar.Yine "Dil kalbin aynasıdır" ya da "insanlar elbiseleriyle karşılanır,dilleriyle uğurlanırlar" sözleri boşuna söylenmemiştir...
Dünyanın neresinde olursak olalım;evimizde,caddede,işyerinde,kendimize iç dünyamızı yansıtacak ahlakı güzel insanlar ararız...Bu tür insanlarla karşılaştığımızda adeta ruhumuz aydınlanır,anlam veremediğimiz ama nedenini bildiğimiz bir iç huzuruna kavuşuruz.Bu insanlara dikkat edin,sonsuzluk sevdalılarıdırlar.Onlar çevrelerine mutluluk dağıttıkça huzur bulur,muhatapları da onların varlığından huzur duyarlar.Çevrelerine tebessüm ederken mutluluk ve huzur dağıtırlar...İnsanları huzursuz edip,karamsarlık yayan konuşmaları yoktur.Gönülden konuşur,gönüllere hitap ederler...Sözlerinde soluklarında diriltici bir hava vardır.Siz bunlara bakarken ya da bunları dinlerken,ruhunuzu izah edemediğiniz bir mutluluk kaplar.Gözlerinizin içi güler,içiniz kaynayıp yaşama sevinciniz artar.Her şeyden önemlisi,siz bu insanlara güven duyarsınız,emindirler.Kimin yolundan gittiklerini ruhlarını az-çok neyin beslediğini anlarsınız...
İnsanların bir çoğu da size güven vermez.Onlarda kendinizi göremezsiniz.Yüzleri yabancı,gönülleri bomboştur.Sözleri kurşun gibi ağırdır;çünkü sözlerine dünya menfaatleri sinmiş,yalancı mutluluklar gözlerini kör etmiştir...Yüzlerinde cennet tebessümleri değil cehennem zakkumları akmaktadır.Çevrelerine umutsuzluk ve negatif enerji yayarlar.Onlarla sohbet edip dost olmaya çalışırsanız,ruhunuz size isyan eder...
Fakaaat görüyoruz ki;bu tip insanlar hayatı tutmuştur.Peşlerinde koşanları çoktur.Bazen sizin de içiniz acabalar üşüşebilir.!..
Bütün hayvanlar cinsleriyle dolaşır,bütün kuşlar kendi cinsleriyle uçarlar.Bir gün,bir kargayla bir martının birlikte uçtuğunu gören bir mana ehli,bu işe önce bir anlam veremez;ama bunda bir iş olduğunu anlar,çünkü fıtrata ters bir bir durum vardır.Kuşları takip eder.Kuşlar bir taşın üstüne konar ve yürümeye başlar.Bakar ki ikisi de aksaktır.
Evet cins cinsini çeker.Nerede isen layık olduğun yerdesin.Himmetin neye ise kıymetin de ona göredir.Köylü evinde tavus kuşuna hiç rastlayan oldu mu?
Meydana bir kap içinde bal koy,bir de yanına pislik koy.Bala bir kaç arı,pisliğe de yüzlerce sineğin konduğunu göreceksin. Sineklerin padişahı iri bir sinek,arıların padişahı da arı beyidir.Arılar kovanlarının içine sineği sokmazlar.Arı da sineklerin arasında barınamaz.Nasıl kan'ın grubu varsa,ruhun da grupları var.
İlim farkında olmaktır,alim de farkında olan.İnsan vücudunun ana arteri kalptir.Oraya otağ kuramayan düşünceden medeniyet doğmaz.
Hem eliyle,hem diliyle bal satan insanlara ne kadar muhtacız;sevdiği zaman Allah için seven,kızdığı zaman da Allah'ın rızası için kızan insanlara bir din önderi ne kadar da güzel söylemiş: "Kızdırıldığı zaman kızmayan,eşektir;kızdığı zaman barışmayan da şeytandır!".
Dost ve kardeşlerimize kalbimizi açarsak,sevgi medeniyetinin bir üyesi oluruz...
Bana göre "güzel" olan sana göre "çirkin" olabilir.Bu nedenle bulunduğumuz konumun gücünü kullanıp,muhataplarımıza kabullerimizi dayatmak yerine ,biz onları kendi nefsimizle yaşayıp çevremize örnek olmalıyız.Ön yargılarımızla kimseyi mahkum etmezsek,çevremizde özgür insanların çoğaldığını göreceğiz.
Alem insana sığıyor da,insan aleme sığmıyor.Bırak kalplere girmeye çalışma,oraya sahibi girsin.Hüküm koyup,tanrı olmaya kalkışırsan,kulluk makamından düşersin;herkesi 'Rab'bi ile başbaşa bırak.